Coffee Prince – Romantik Komedinin Hası

Prensler 🙂

Şimdi böyle bir blog açmışken canım ciğerim Coffee Prince’ten bahsetmemek olmazdı. Öncesinde ve sonrasında bu türün pek çok örneğini izlesem de hala vazgeçilmezim. Eun Chan- Han Kyul karakterleri daha doğrusu onları canlandıran Yoon Eun Hye ve Gong Yoo yakalanması zor bir kimya yakalamışlar, süper yan karakterler, senaryo ve yönetmen unsurları ve tabi es geçmemek lazım bir o kadar başarılı bir soundtrack de eklenince ortaya böyle bir güzellik çıkması çok normal.

Konuyu kısaca özetleyelim. (Az buçuk spoiler içerebilir) Eun Chan kızkardeşi ve annesinden oluşan ailesinin adeta reisidir. Okul hayatını, aşk meşk davalarını hatta bir “kız” olduğu gerçeğini unutmuş, kaptırmış kendini o işten bu işe koşmaktadır. İşte onunla aynı resimde bulunması neredeyse imkansız esas oğlumuz Han Kyul ise 30una merdiven dayamış ama bir baltaya sap olamamış, kuzeninin sevgilisine yanık, bir yandan da zampara yani “klişe” bir karakterdir daha doğrusu klişe görünen bu karakter zamanla türevlerinden ayrılacak, onu da belirtelim. Ailesinin evlendirmek için görücü usülü görüşmelere yolladığı Han Kyul bu durumdan doğal olarak bunalmış, çözümü tesadüfen tanıştığı kız görünümlü erkeği (aslında erkek görünümlü kız) sevgilisi olarak yanında dolaştırmakta bulmuştur. Bir yandan Han Kyul bir kahve dükkanını işletmeye zorlanır büyükannesi taraından. İşte bu dükkanda sadece erkeklerin çalışacağını duyan ve işini yeni kaybeden Eun Chan bu prenslerin arasına girmek için erkek rolünde devam eder. Zamanla yakınlaşacak karakterlerimiz binbir buhranla boğuşmak durumunda kalır tabi. Han Kyul en son gay olduğunu kabul etme noktasına bile gelir.

Şimdiii gelelim benim yorumuma. Bu diziyi sevmemin o kadar çok nedeni var ki. Öncelikle doğallık tabi ki. Diyaloglar o kadar doğal ve bizden ki, birinin elinden çıkmış, senaryo kokan diyaloglar değil. Oyuncular müthiş ve bu başrollere has bir durum değil, hangisini hatırlasam iyi şeyler geliyor aklıma. (sadece birini hatırlayınca üzülüyorum, onu da bilirsiniz) Tüm ilişkiler çok içimizden. Akşam meyve soyan anne, onu takılıp, sinir eden oğlu, evde kapıyı açık bırakıp tuvalete girme bile aklıma takılmıştı hangi dizide gördük ki böyle birşeyi yada Eun Chan ve kızkardeşinin gece oda muhabbetleri. Kısacası ufak tefek ayrıntılar bile düşünülmüş ki bu sayede ortaya sıcacık bir şey çıkmış.

Ayrı bir paragraf açtım zira Han Kyul ve Eun Chan buna değer. Öncelikle aşıkları final bölümünün son on dakikasında birleştirmediler, oraya gelene kadar birmilyonsekizyüzyetmiş yanlış anlama olmadı yada  3. tekil şahıslar sokup seyirciye işkence çektirmediler,bu açıdan büyük bir takdiri hak ediyor. Han Kyul ve Eun Chan herşeyi halletmişti, birbirlerine güvenleri tamdı. Problemleri daha çok gelecekleri ile ilgili verdikleri kararlardan ortaya çıkıyordu. Ortalıkta günlük hayatta rastlamadığımız halde her diziden fırlayan entrikacı, fitne fesat tipler kol gezmiyordu. İki sevgiliden çok ilkokul çağında iki haylazın ilişkisini izlemek gibiydi. Han Kyul’un sevgi dolu gülümsemesi herkesin dikkatini çekmiş zaten. Hele Eun Chan’ı şarkı söyleyerek uyandırması için ayrı bir paragraf açar methiyeler düzerdim ama halim yok:)

Kısacası klişe gibi görünse de ayrıntılara bakıldığında bundan kolayca sıyrılan bir dizi Coffee Prince. Kore dizileriyle haşır neşir olup hala izlemeyen varsa bir an önce izlemeye başlasın derim ben.

Bir de haber vereyim Ichigo Ten ismiyle doramasının yani Japon versiyonunun çekilmesi gündemde, ama temennimiz -şu anlık imkansız görünse de- 2. sezon.

Reklamlar

12 comments on “Coffee Prince – Romantik Komedinin Hası

  1. Çok güzel yazmışsın arkadaşım, bir solukta okudum gerçekten..Hatta bu aralara bir arkadaşıma yatıya gideceğim, yanıma coffe princee cd’lerini de alıp ona izletmek isteği dolu bu yazıdan sonra..Yapacağım valla; herkes sevsin bu diziyi..

  2. bu dizi benim kore dizilerine ilk başladığım dizi denilemez ama benim için milattır kendisi =)hem gülüp hemde hadi beeeh diyebiliyordum mesela han kyul’u öyle kendisiyle boğuşurken görünce eun chan keşke gidip söylese demiştim ama uzaylı olsan bile seni seviyorum dedi ya orda . . . koptu bişeyler
    neyse dizi sonunda
    aşırı dramatk kore kültürünün aslında o kadar da dramatik olmadığını gördm (bilmiyorum belki misa’dan sonra seyrettiğim için böyle hissetmiştim ama olsn =)
    ve de kahveye olan büyük aşkım biraz daha büyüdü de barista olabilirim belki dedim ama yaş meselesi işte anca gidip starbucks’daki bütün kahveleri baştan sona denemekle yetindim xD

    • evet eun chana ben de kızmıştım ama yine de tam zamanında öğrendi bence (biraz süründü ama:)) aslında korelilerin çok hüzünlü bir halk olduğunu düşünmüyorum, sadece bizim gibi dramatik öykülere meraklılar. komedi yaptıklarında da çok samimi ve gerçekten eğlenceli şeyler çıkarabiliyorlar ortaya.
      bu arada baristalığa ben de özenmiştim, ama yemek bile yapamayan biri olarak yüksekten uçmayayım dedim vazgeçtim bu sevdadan (=

      • bilmiyorum aslında benimle ilgili gibi çünkü ebn direk damardan dramla girdim sonra komedi felan derken dedim onların içinde bile dram var.
        hemen vazgeçme
        yemekle kahve arasında çok fark var bence =) yemek daha çok beceriye dayanıyor ama kahve duyulara ve ölçülere =)

  3. olabilir, ben direkt komediden başladım uzun süre de dram izlemedim. hatta misayı hep görmeme rağmen çekemem şimdi dram diye izlemedim uzun süre (bu arada ben de tam misayla ilgili bir şeyler yazıyodum)
    bu gazla kahve işine girişebilirim, gelişmelerden (zehirlenen insanlar, yanık vb.) haberdar ederim:D

    • ben demek ki fazla damardan girmişim anlaşıldı xD kendimi çok mazoşist hissetim ama olsuuun xd

      kahve güzeldir kokusu insana dinçlik verir o yüzden kimseyi yakmazsın ama zehirlenme konusunda hımmm . . . içmeden birşey söylemicem xD yinede haberlerini beklerim xD

      • misayla ilgili yazmaya çalıştığım yazıda ben de mazoşist demiştim kendime, yalnız değilsin. bu dizileri izlemek baştan mazoşistlik zaten. hele ben bir de misanın sonunu bildiğim halde izledim:)
        ben eskiden çay tiryakisiydim ama artık bir kahve bağımlısı olarak görüşlerine katılıyorum:) gazetelerin 3. sayfasında “beceriksiz kızın kahvesi bir aileyi yoketti” diye bir habere rastlarsan bil ki benimdir:)

  4. Bu yazına yorum yaptım diye hatırlıyorum ama sanırım başka bir blogcu arkadaşın bloguydu o. Bu dizi benim için Gong Yooyu tanımam sebebi ile özeldir. Fakat sanırım hakkını veremeyeceğimi düşündüğümden hakkında iki satır olsun yazmadım ama çokk çok çok seviyorum.

    • bence de bu dizinin hakkını vermek zor, zaten ben de tereddüt ettim başta, daha çoooook şey yazılabilirdi ama daha çok tanıtım yazısı olsun istedim, yorumlamaya kalksam tüm blogu ona ayırmam gerek:) gong yoo başkadır valla. yine böyle güzel işlerde yer alsın,biz de izleyelim:)

  5. Geri bildirim: En Çok Yakışan Dizi Çiftleri « Kimbapsushi's Blog

  6. Geri bildirim: Benim Yakışıklı Oppalarım!!! « Kimbapsushi's Blog

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s