A Litre Of Tears- Galonlarca Gözyaşı

(Dikkat! Neşeli gibi başlayan bu yazıya kanmayın. Zamanla ağır bir melankoli hakim olacak. Demedi demeyin)
Ne güzel gidiyordu hayat, ben shoju dünyasında daldan dala atlamaktaydım. Manga sitelerinde çocuklar gibi şendim, kah gözlerimden kan akıp klavyeye düşene kadar (anlatım bozukluğu oldu sanki) manga okuyor, kah “Nahh sıkıldım Nejat animeleri getir” diyerek eğlencenin dibine vuruyordum. Bu saltanat uzun sürmedi, ben yine kaşındım ve uzun zamandır “izlenecek diziler” listemde olan ama pek de ilk sıralara oynamayan bu diziyi izler buldum kendimi. Dram her zaman izleyebilen biri değilim ama bazen bir dönem gelir 3-4 gün arka arkaya filmmiş diziymiş acımadan izler kendimi harap ederim. Yine öyle bir dönemimdeyim sanırım.

Asou ve Aya

 Bu dizinin uzun zaman önce konusunu okumuştum. Gerçek bir hikayeden alındığını ve çaresiz bir hastalığa yakalanan bir kızı anlattığını duyunca da uzak durayım ben diye düşünmüştüm, ama şeytan dürtüverdi 5 gün kadar önce. 2 günde 9. bölüme kadar geldim ama sonra 2 günlük mecburi ara vermek durumunda kaldım zira devamını izlemeye yani sonunu görmeye kalbim dayanmayacak gibiydi, bugün en son açtım ve zorlu maratonu başarıyla tamamlamış olarak karşınızdayım.

Gerçek Aya

Kısa bir özetle (özet zaten kısa olur, hatalarımı düzeltmiyorum ki ibret alın) başlayalım önce. Aya liseye yeni başlamış, neşeli bir kızdır. Normal bir hayat sürmektedir, hoşlandığı biri vardır, sevdiği arkadaşları vardır, basketbolda da başarılıdır. Liseye başladığı ilk gün Asou ile tanışır ki Asou biraz soğuk nevale ama tabi ki yakışıklı bir delikanlıdır. Tabi bir süre sonra bu soğukluğun ardında yatan sebepleri öğreniriz. Aya’nın mutluluğu uzun sürmeyecektir çünkü sinsice ilerleyen bir hastalığı vardır. Tedavisi olmayan bu hastalık (beyincik dejenerasyonu) kişide denge kayıpları, bir şeyleri almada tutmada güçlük ile başlayıp zamanla yürüyememe, konuşamama, hatta yutkunamama gibi sonuçlar doğurur. Hastalığın farklı çeşitleri vardır ve kişiye göre hızlı veya yavaş ilerleyebilir. İşte dizi 1988 yılında bu hastalıktan ölen Aya’nın aynı adlı günlüklerinden uyarlanmıştır. Gereksiz bilgi: Asou-kun karakteri Aya’nın annesi istediği için oluşturulmuş, gerçek hayatta kızı böyle bir şey yaşayamadığı için rica etmiş.

Asou ve Aya

Şimdi burdan son paragrafa kadar biraz spoiler olabilir diye uyaralım ve ayrıntılara girelim. Dediğim gibi dizi ilk bölümden hançerleri birer birer saplamaya başlıyor. Öncelikle gerçek bir hikayeye dayandığı gerçeği uzun süre aklınızdan çıkmıyor, gerçek Aya’nın ve bu hastalığa sahip olanların da bu aşamalardan geçtiğini bilmek canınızı yakıyor. İlk olarak annenin yalnız mücadelesi üzüyor seyirciyi. Kendisi de sağlık uzmanı olan anne kızının sakarlaştığını fark ediyor ve sürekli düşmesi de eklenince, hastaneye götürüyor kızını. Gerçeği ilk o öğreniyor, kimseye açıklamadan kendi kendine acı çekiyor, kabullenemiyor ve çıkış yolu arıyor. Bir kaç doktora daha danışıyor, kitaplar okuyor. Kocasıyla paylaşıyor sonunda, bu kez de o neşeli adamın acı çekişi yüreğinizi dağlıyor. Ortamı yumuşatma çabaları üzüyor. Aya da zamanla ailesi ne kadar saklamaya çalışsa da hastalığını öğreniyor. Onun umutla hayata sarılması, sonunun ölüm olduğunu bile bile gelecek planları yapması, canla başla çalışması çok dokunaklı. Bir de Asou var tabi. Zaten abisini kaybetmiş bir çocuk ve başhekim olan babasının dayatmalarından usanmış. Umut dolu Aya’dan etkilenmeye başlıyor içten içe. Aya söylemeden hastalığını öğreniyor, o da aynı anne gibi yalnız başına acısını çekiyor, çıkar yol arıyor, hastalıkla ilgili kitaplar okuyarak sabahlıyor. Gizlice Aya’ya destek olup, umut ve güç vermeye çalışıyor. O bölümlerde Aya’dan çok Asou’ya üzüldüm. Zaten pek de mutlu bir çocuk değil ve bu onu iyice yıpratsa da renk vermemeye çalışıyor. Yine de Aya ile tanışması ona yeni bir amaç veriyor. Aya aynı abisi gibi insanlara yardım etmek istediğini söyleyince o da bunu amaç ediniyor. Köşe bucak kaçtığı doktorluğa Aya sayesinde sıcak bakmaya başlıyor.

Aya ve ailesi

Dizinin en yürek burkan bölümleri ise Aya’nın okuldaki son dönemleri bence. Okuldakiler ölümcül olduğunu bilmeseler de Aya’nın hastalığından haberdar. Zamanla Aya’nın yazma ve yürüme sıkıntıları çekmesi sınıftakileri rahatsız ediyor, çünkü derse geç kalıyor, hızlı not alamıyor hatta ona yardım eden arkadaşları zarar görüyor (Peehhhh demek isiyorum ve küçük Emrah tonunda ekliyorum:Vicdansızlaaaar!). En acısı Aya’nın tüm bunlardan habersiz safça bir mutlulukla dolaşması, gülücükler saçması. En yakın arkadaşlarının bile rahatsız olduğunu anlamadan mutlu bir şekilde dolaşıyor çünkü okul onu hayata bağlayan tek yer, ama bu da elinden alınıyor maalesef. Bir gün derste olmadığı sırada sınıf arkadaşları rahatsızlıklarını belirtirken kulak misafiri oluyor ki burda aslan Asou sözde arkadaşların ağızlarının payını veriyor. Bunun akabinde Asou’nun Aya’nın ardından koşup sandalyesi yanında diz çöküp ağlaması var ki, yürek dayanmaz. Bunları da duyunca Aya engelliler okuluna gitmeye karar veriyor, çok sevdiği okuldan ayrılırken de sınıftakileri pişman eden bir konuşma çekiyor. O sınıftan çıkınca Asou ve ardından tüm sınıfın peşinden koşması, Asou’nun veda şarkısı söylemeye başlaması herkesin eşlik etmesi görülmeye değer sahneler.

İşte o sahne.

Aya gücünü giderek kaybederken bile en çok üzüldüğü şey insanlara yardım edememesi. Annesi yazdığı günlüklerin kendisi gibi olanlara yardım edeceğini söylüyor ve Aya son günlerinde bile yararlı bir şeyler yapmaya, hayata tutunmaya devam ediyor. Tembel kızkardeşi bile o mutlu olsun diye onun bitiremediği liseden mezun oluyor. Asou onun sayesinde doktor olmaya karar veriyor, “Konuşamasan da yürüyemesen de seni seviyorum” diyor ve asla ondan vazgeçmiyor.

Dizi ilk bölümden beri beklenen finalle bittiğinde harap bir şekilde ekrana bakıp, hayatın değerini daha iyi anlıyor insan. Özellikle her bölüm sonunda yürek dağlayan “Only Human” şarkısı eşliğinde, gerçek Aya’nın günlüğünden cümleler okuyup, resimlerine bakmak mahvediyor. Evet hergün birileri ölüyor bir yerlerde. Genç, yaşlı fark etmiyor, ama bu dizideki hastalık baştan kurtulma şansının olmadığını bildiğin bir hastalık ve hakkını teslim etmek gerek ki dizi o hastalık sürecini kanırta kanırta anlatıyor.

Asou ve Aya'nın doktoru Aya'yı izlerken:(

Ve son olarak yine çok güzel bir soundtrackle karşı karşıyayız. Özellikle Konayuki ve Only Human mükemmel. Herkesin bir ders çıkarabileceği, hiç olmazsa sahip olduğu hayatın değerini anlayabileceği bir dizi. İzlenmeli diyorum. Türkçe altyazılı sitelerde sorun yaşadım ama isteyen İngilizce altyazılı olarak buradan izleyebilir.

Bu arada dizinin bir de özel bölümü var 2 saatlik, henüz izlemedim, izleyince bu yazı editlenecek. Bir de gece gece ne yazmışım arkadaş, başından yeni kalkınca böyle oluyor tabi:D

Reklamlar

10 comments on “A Litre Of Tears- Galonlarca Gözyaşı

  1. Bu da meşhur bir dizi de. Allahım çok acıklı hepsi çekemem ben bu kadar dram neşelenmek istiyorum. Merakta etmiyor değilim. Canım ya gerçek olması ayrıca üzücü 😦

    • Ahh ahh evet mahvetti bu dizi beni. Bence acı çektirse de izlenmeli en azından yapabildiklerinin, hayatının değerini anlıyor insan. Yani konuşabildiği, yazabildiği vb. için şükrediyor. Bir arkadaşım merak edip son 2 bölümü izledi benimle beraber, harap oldu. O yüzden ben uyarımı yapayım baştan:p Yine de belli olmaz gerçi baştan o düşünceye alıştırdığı için dizi ağlamayabilirsin de (burda ikna etmeye çalışıyorum:D)

  2. Offf ben kesin ağlarım 🙂 Pasta dizisi bitsin de bakalım ya ben bu ara izlemeyeceğim bunu ama merak ediyorum sonra izlerim. Hatırlatırsın bana olur mu?

  3. Geri bildirim: Dramalardan Vurucu Sözler… « Kimbapsushi's Blog

  4. bende bu diziyi izledim ardından özel bölümü izledim(aya öldükten sonra ailesi ve asounun nasıl yaşadığı anlatılıyor) oda yetmedi birde diziden önce çekilen filmini izledim. bende çok ağlamıştım baş tutacak şekilde:(

    bende hikayenin gerçek olduğunu biliyordum fakat filmde aşk yokken dizide var olması kafamı karşıtırmıştı.teşekkür ederim gereksiz dediğin benim ise çok bilmek istediğim bilgi için.

    filmini pek sevemedim belkide içinde aşk olmamasından bilemiyorum film 2004 dizi 2005 yapımı filmdeki aya(asae onishi) dizidede oynamış.aya özel okula gittiğinde bir oda arkadaşı vardı ya o kız film versiyonunda ki aya.

    birde filmi her hatırladığımda Nagareru kisetsu no mannaka de Futo hi no nagasa o kanjimasu şeklinde şarkısını söylüyorum.ben diziyi ocak sonu gibi izlemiştim ama filmi izleyipte beğenmeyince hemen tekrar bir daha diziyi izledim.

    diziyi hatırlattığınız için teşekkürler.takip ettiğim kore seven 5 site arasında ilk sizsiniz.ilk sizi keşfetmiştim yeriniz ayrı

    • filmle ilgili verdiğin bilgiler için çok teşekkürler melike. ben de sayende pek çok şey öğrendim, demek aya’nın dizideki oda arkadaşı filmde başroldeydi. buna şaşırdım işte.

      dizinin tüm müzikleri şahaneydi, daha bugün dinledim yine. sangatsu kokonoka da muhteşemdi. hele asou ve diğerlerinin şarkıyı aya ayrılırken söylemeleri unutamağım anlardan.

      bu arada güzel sözlerin için ayrıca teşekkür ederim, mutlu oldum^^

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s