Sunao Ni Narenakute-7

Evet babaanne yazılarıma 2.si ile tam gaz devam etmekteyim. Geçen bölüm yazasım gelmemişti ama bu bölüm kendimi tutamadım canlar. İlk yazım için şuraya buyrun.

* Öncelikle en sinirli olduğum mevzudan başlayayım. Doktorumun başına gelenler. Ben anlamıyorum arkadaş, senaristler bir aşk üçgenini (yada beşgenini?) çözemeyince hemen karakteri değiştiriyorlar, oh her şey hallolmuş oluyor. Diziye pamuk gibi başlayan, şirinlik abidesi Dokta birden maço takılan, modernlikten çok uzak düşüncelere sahip, gıcık bir adama dönüştü. Yalan söylemeye bile başladı. Niye ? Tabi ki Haru’nun son kararını verip, Nakaji’nin kollarına koşması için bir sebep lazım. Nakaji canım ciğerim, onla olsun isterim bacım ama olay o değil. Doktorun yavşak, dangoz bir karakter olmasını kaldıramam. Haru zaten sevmiyor ama bu sebep senaristlerce yeterli bulunmuyor ne de olsa Haru melek! Ay çok sinir oldum, naptılar Dokta’ma!

*Linda en baba karakter abicim. Her bölüm daha da emin oluyorum. Doktorumu zaten canavara çevirdiler, Haru saf ama iyilik timsali değil, Nakaji’de zaten baştan beri saman altından bir bad boy’luk var, Peach’ten bahsetmeye gerek yok. Şu dizide bahsedilip duran “arkadaşlık” kavramının tam olarak hakkını veren bir tek Linda. Adam Nakaji için neler yaptı, Doktora destek oldu, şimdi de nerdeyse arkadaşları uğruna istemediği bir evlilik yapacak. Vay anam yerim ben Linda’mı. Tekrar söylüyoruz hep beraber, evribadi: Adamımızsın Linda!

* Haru’yu anlamaktan vazgeçtim. Yani minnet duygusuyla çıkıyosan da Doktorla azcık çaba sarf et! Her kafana estiğinde Nakaji’nin evinde alıyosun soluğu. Bir de diyo ki “Ben ilişkilerde deneyimsizim”, bir yandan çaktırmadan Doktora boynuzlardan taç yaptın. Yakışmıyor. Ya sev, ya terk et!

* Peach ile Nakaji’nin birlikte olduğunu sanmıyorum anacım. Nakaji de ayrı sinirimi bozdu zaten. Bu mu senin Haru’ya bağlılığın. Bu adama güven olmaz, Haru ile başlasalar bile 2 güne sıkılır benden söylemesi. Öyle “Çok eğlencelisin Haru” falan inanma kızım, ayak yapıyor.

* Doktor’a döncem yine bu bölüme damgasını vurdu çünkü. Bence o çocuk ne Koreli ne de Japon. Has Türk! Yoksa bu kadınının çalışması ve yükselmesinden rahatsız olmaları, hesabı ben öderim dayatmalarını,  “Biz o işi yaptık” tarzı atıp tutmaları nasıl açıklayabiliriz. Eğer Kore erkekleri de böyleyse hiç oppa diye ağlamasın burda masum Türk kızlarımız, ocaklara ateş düşmesin canlar.

* Peach gelecek bölümü olayın suyunu çıkaracak anacım. Haru’ya itiraflar falan ama avcunu yalayacağını söylemeye gerenk yok. En fazla Haru azcık şüphelenip, huzursuz olcak. Haru ile Nakaji’nin kavuşması gecikcek. Zaten ben Nakaji olsam Linda’yı seçerim yine de Peach’in yüzüne bakmam^^ Bir de Haru’ya söyledikleri ne saçmaydı. Yok sen kimseye ait değilsin, sen çiçek değilsin Haru’sun. Burdaki amaç Doktor karakterini daha da gözden düşürmek mi yoksa Peach’in salaklığını vurgulamak mı?  Kızım çocuk iltifat etmiş, biri sana My Peach dese dibin düşer ama dimi. Ne bu yalandan bağımsız kadın ayakları. Orda erkeksiz yaşayamayan kendi ayakları üzerinde duramayan biri varsa sensin, kendine gelll!

**Bu günlük bu kadar dostlarım. Babaanne serisinin 3. yazısında görüşmek üzere…

Vampire Knight- 61 Ben Demiştim :)

Eveet zamanında şu ve şu yazılar ve aynı yazıların yorum kısımlarında öne sürdüğüm teorilerimin (havaya da girerim hemen) doğruluğu son chapter ile beraber kanıtlanmıştır. Tüm chapter bunun üzerine ancak aşağıdaki resim de herşeyi özetliyor. Ancak resmin linkini veriyorum çünkü gördüğünüz anda ciddi spoiler’a maruz kalırsınız. Okumayı yada izlemeyi düşünenlere haksızlık olmasın canlar. Nitekim sonuçtan memnunum, bir de Zero’mu daha çok görürsem sevinicem 🙂

http://www.onemanga.com/Vampire_Knight/61/014/