Il Mare – Seni Uzaktan Sevmekkk…

Bir Kore sinema klasiği ile daha karşınızdayız. Uzun zamandır aklımdaydı ancak gereken gazı veremiyordum bir türlü kendime. Geçenlerde astrea ve sermin’le konuşurken hiç birimizin izlemediği ortaya çıktı ve aynı gün izleyelim, heyecan olsun, sinerji yaratalım dedik. Ancak çeşitli sebeplerden ilk izleyen ben oldum sanırım. Neyse bu vesileyle herkes ne kadar sözüne sadık, muhteşem biri olduğumu anlamıştır diye düşünmekteyim 😛

Bu kadar konuştun bir Il Mare demedin serzenişlerini duyar gibiyim. Eee sevgili okur blogumu okuyorsan azcık gevezeliğimi de çekiceksin 🙂 Şimdi ben kısa, öz hatta damdan düşercesine söyleyeyim, ben çok beğendim filmi. Neden beğenmişim buyrunuz ve spoiler var kaçınız. Bu bir tanıtım yazısı olmayacak, amatörce bir eleştiri olacak canlar 🙂

Öncelikle film sessiz, sakin “yalnız” bir film. Bir aşk anlatılıyor,evet ama bu karakterlerin omuz omuza maceradan maceraya koştukları filmlerden değil. Daha ziyade kelimelerle ortaya çıkan bir aşk, yani duygulu bakışmalar, utangaç dokunmalar beklemiyor sizi. Karakterlerin yalnızlığı da o kadar güzel verilmiş ki iliklerinize kadar hissediyorsunuz. “Il Mare” yani karakterlerin tanışmasına vesile olan muhteşem ev çok doğru bir seçim. Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerlerde, balçığın, çamurun içinde bir ev. O posta kutusuna giden yol bile bazen uzadıkça uzuyor gözünüzde, gerilime katkı sağlıyor. Yani sonuç olarak filmde mekanların ve görüntülerin çok doğru kullanıldığını düşünüyorum, seyirciye hissettirilmek istenen neyse hissettirilmiş.  

posta kutusu önünde ağaç oldular ama bu sahnenin çekimi güzeldi

Başka bir artısı ise kurgusu diyebilirim. Şahsen ben izlerken bakalım “malum” gerçek ne zaman ortaya çıkacak dedim, hatta sona bile bırakırlar diye düşündüm, baktım hemen halloldu. Şimdi izlemeyenler için deli saçması görünmekte bu cümleler ama sizin iyiliğiniz için spoiler vermemeye çalışmaktayım. Daha da açarsam, filmde bu iki karakterimizle ilgili gizem hemen ortaya seriliyor, Hollywood’un sevdiği gibi “Hala anlamamışlardır, sonda davullu, zurnalı açıklarız” durumu yok, ki bu zamanla ilgili durumlar gayet de sündürülüp, sonda açıklanabilirdi.

Oyuncular zaten başımızın tacı. Filmin tüm yükü iki oyuncunun sırtına binmiş, onlar da gayet güzel kotarmışlar. Gerçi filmin çok oyunculuğa dayanan etkileyici bir sahnesi yoktu, olayı daha çok senaryosundaydı bence. Yine de bu konuda bir filmi sıkmadan izletebilmek de bir maharet, zira genelde yalnız başına mektup yazan yada okuyan karakterleri görüyoruz filmde, buna rağmen bir saniye bile sıkılmadım. Zaten diğer Kore yapımlarına göre sürece de kısaydı.

Şimdi artık izlemeyenler hepten uzaklaşsın diyorum çünkü finale dair babalar gibi spoiler olcak. Bir film muhteşem gidip de finalde sönük biterse, ne yaparsa yapsın toparlayamaz gözümde. Hemen unuturum, silerim tüm güzel sahneleri. Bu yüzden final benim için en önemli bölümüdür bir filmin. Bu filmin finalini de beğendiğimi anlamışsınızdır, çünkü film boyunca oyalıyor yönetmen seyirciyi ve asıl ters köşeyi burda yapıyor. Ben zaten oldum olası şu zamanda yolculuk işini kıvıramamışımdır. Burda da aynı “anlayamama” durumunu yaşadım, durdum. Tahmin ettiğim gibi jönümüzün öldüğü ortaya çıkınca, aklımdan geçti kızın haber verip önleyebileceği, ama sonra dedim ki “olmaz artık vakit geçti, 20oo olmuş sene adam çoktan öldü”. Tabi o sırada kimse de çıkıp “Zaten kız hep o zamandaydı, 98’e mektup yolluyordu, hatırlasana” demedi, kendi jetonumu kendim düşürdüm. Kızımız haber verdikten sonra da filmin en gergin ve heyecanlı kısmı başladı. Ben adamın arkadan bir yerden çıkmasını çok beklesem de, amcam nedense acayip bir zamanda ortaya çıkmayı tercih etti. Bir de kıza laf anlattı 40 saat. Eh be abim, az sabret, mektuplaşma başlasın, öyle çıksana diye düşünmedim değil. Pardon ya ben finali övecektim güya, yanlış anlaşılmasın beğendim. Niye iyice yokuşa sürmüşler onu anlamadım sadece.

ve o yaşanılası ev "il mare"

Kısacası Hollywood’un üzerine atladığı kadar var, çok orijinal bir konu ve güzel sunulmuş. Diğer versiyonunu izlemediğimden karşılaştırma yapamıyorum, ancak her daim orijinal versiyon daha iyidir diyenlerdenim, bu coverlanan şarkılar için de geçerli bir kuralım. İzleyin pişman olmazsınız 🙂

Reklamlar

7 comments on “Il Mare – Seni Uzaktan Sevmekkk…

  1. Ellerine sağlık dostum, artık kesin bu hafta sonu izleyeceğim. O zaman bir yorum daha geçerim. İzlemeyenler uzaklaşsın bölümüne kadar kadar okudum. Sonra siteyi kapattım, pc kapattım, odamı terkedip kapıyı kapatarak uzaklaşa bildiğim kadar uzaklaştım:P spoilleri pek bir severim bilirsin ama bunun süprisi olsun istedim. 😀

    • bak nasıl tuttum sözümü dostum, hemen yazdım. kayıtlara geçsin pıliiiz 🙂
      muhahahah bence izmir’i de terk etmeliymişsin dostum, olmamış böle. ehh gerçi sen izmir’de oturmuyodun uzaklaşman zor olmazdı 😛 bence de bunda artık spoilersız izle, azcuk dadu çıksın değğmi 🙂

      • Valla brova dostum, takdir ediyorum seni yapıcam dedimmi yapıyosun. Zaten sinerji yaratcağımız zamanda sen izlemiştin, biz izlememiştik. (utancında başı öne eğik bir biçimde söyler:) )
        Valla havaalanından ülkeyi terk etmediğime şükret:P Hahah neyse ben bu sayfada daha fazla dolanırsam dayanamayıp okuyacam orayı:)) En iyisi tüyeyim:))

  2. Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeliiii 🙂
    Ben seviyorum bunu. Ayrıca seni tebrik ederim tek spoiler vermeden, filmin başını bile anlatmadan uyarını vermişsin, bu dizinin konusunu bilerek izlemek verdiği şaşkınlığı bir kat azaltıyor çünkü

    • Demek bunu sevdin bunu sevdim 🙂 ben de pek sevdim. teşekkürler valla bu hakkında tanıtım yazısı yazılamıcak bi film bence çünkü dediğin gibi en küçük bir bilgi kırıntısı bile tüm etkisini yok edebilirdi^^ ben de bilmeden izledim, yıllar önce hollywood versiyonunun konusunu okumuştum ama unutmuşum iyi oldu izlerken^^

  3. Ellerine sağlık güzel bir tanıtım olmuş (: Daha önce okumuştum blogumda film için yazıyı hazırlarken fotoğraf araştırması yaparken bir kere daha gördüm. Yorumun nerde hani diye söylensen haklısın (: İşte burada yorumumuda yapıvereyim hemen 😀

    Film öyle yalnızlık dolu bir hikaye ki… Nasıl olduğunu çözemediğim şekilde benim içimi ısıtıyor her izlediğimde 😀 Mutlaka izlenilmesi gereken yapımlardan ^^

    • Hmm o halde ben de hemen senin yazına bakayım. Benim de çok sevdiğim çok derin bir film. O yüzden dediklerine sonuna kadar katılıyorum. Uzun zamandır izlemedim, senin yorumunla hatırladım ve izleyesim geldi tekrar 🙂

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s