Kimbap Yollarda (Bu Bi Mimdur!)

Çingum Sermin tatilinden ufak bir kaçamak yapmış, o arada yazdığı postta blog ortamlarına bir mim salıvermiş. Aslında bayadır mim dolaşmıyor ortalıklarda ben de bir kere de ben bir mim başlatayım, hep mimlenen ben oluyorum diyerekten hazırlıklar içindeydim ama şu aralar yazmaya pek üşeniyorum. Neyse olmadı, sanırım yazmak için de böyle bir itici güce ihtiyacım varmış. Mimin başlangıcı Sermin’ciğimin şu yazısındadır. Konumuz bu kez yolculuklar, seyahat anıları imiş. Daha ne yazacağımı hiç düşünmedim, spontane gelişsin bakalım 🙂

bangkok traffic love story filminden...

* Şimdük öncelikle benim ömrüm yollarda geçti. Hayatım boyunca okula yada işe bir kez bile yürüyerek gitmedim. Hep uzaktı ve servisle gittim. Bunun haricinde büyük şehirde yaşamak da insanı vapurlarla arkadaş, otobüslerle yoldaş yapıyor malumunuz. Ancak zamanında Türkiye’nin çoğunu ailemle gezdim, 6 yıldır ailemden ayrı yaşasam da bana 1 saat uzaklıktalar. Bu yüzden çok fazla tek başıma yolculuk anım yok. Neyse bunlar benim toplu taşımayla genel ilişkimi yansıtmak için yazıldı, gelelim işin anı kısmına.

* Otobüs deyince aklıma ilk olarak üniversitedeki bir anım gelir. Alsancak’tan Bostanlı’ya tıklım tıkış bir otobüsle dönmekteyiz. Heralde en garip otobüs yolculuğumdu, bir an önce inmek istedim. Bir kere manyak bir kız vardı. Karşısında kalp krizi geçirmek üzere olduğu her halinden belli olan zavallı bir çocuk. Nefes almadan konuşuyor ve tahmin edersiniz ki bağıra çağıra. Bütün yol otobüsün her noktasına ayak bastım o kızı duymamak için. Sonra bir de yaşlı amca peydah oldu. Bir anda yüksek bir sesle şunu dedi. “Kendine güvenen adam otobüse biner, vapura binmez”. Tabi tüm otobüs “Ne diyor bu moruk” tavırlarında takılsa da, amcam bir de başladı tezini savunmaya. Etrafına da bir grup masum amca-teyze grubu kurmuş, nutuk çekiyor. En son böyle gitmez dedik, arka taraflara yollandık arkadaşlarımla. Orda da ön tarafların geyiği dönüyordu, biz yerimizi bulduk diye düşünürken bu kez de orda kavga çıktı. Deliler Otobüsüydü mübarek. O gün o otobüste sınandığımızı düşünüyorum.

* Üniversitede bir şoförümüz vardı evlere şenlik. Lakabı Tek Kaş Yaşar. Yanına oturttuğunun başını şişirir, sürekli memleket muhabbeti yapardı. Bir de kimsenin ineceği durağı anlamaz, yanlış yerde indirirdi. İnsanlar artık huyunu bildiklerinden “At beni bir yerde Yaşar abi, yeter ki kurtulayım” moduna girerlerdi.

* Asıl mekanımsa metrolardır. Daha sessiz diye mi nedir, özellikle bir arkadaşımla hep metroda daha çok geyik yapıp güleceğimiz tutar. Bir keresinde öyle bir geyiğe dalmışız ki suratımız şekilden şekile giriyor, artık kapamak zorundayız çünkü gülmekten yamulmuş yüzlerimiz pek iç açıcı bir görüntü oluşturmuyor. Artık dizlerimize kapandık, çaresiz. En sonunda karşımızdaki adamlar da dayanamayıp nedensizce gülmeye başlamıştı.

* Yazdıkça yazasım geliyor efendim durduramıyoruz 🙂 Artık bu da son olsun o zaman, her otobüs yolculuğu yanımda bana benzer biri olduğu sürece gülme krizleriyle geçer. Bir keresinde (aslında binlerce kez) bu yüzden tüm otobüs benden nefret etmişti, çünkü ayaktaydım ve gülmekten dengemi kaybettikçe ayağını ezip, tepesine çıkmadığım insan kalmadı. İnsanlar artık “İnsin şu gerizekalı” dercesine bakışlar atmaya başladı.  Bir de geçenlerde baykuş seferi yapan otobüslerden birinde (alkol de vardı evet) otobüs ahalisini canından bezdirdik. Geçtik en arkaya “Hadi şimdi emo gibi fotoğraf çekinelim, hadi şimdi facebook pozu mauahahah” şeklindeki çocukça eğlencemiz esnasında  da pek çok öldürücü bakışa maruz kaldık. (Fotoları görmek istemezsiniz emin olun)

Neyse ya ben yine başladım duramıyorum, daha da dolu anım var muhtemelen şu an hatırlayamadığım daha manyakça şeyler olabilir ama tüm günü bunu yazark geçirmek istemem. Geldiğinden beri hiç mimlendi zannımca, haydi bakalım bu kez de kurbanımız Lee olsun 🙂

Mimlendin Lee!

Reklamlar

4 comments on “Kimbap Yollarda (Bu Bi Mimdur!)

  1. Dostum bende kaçgündür yazayım diyorumda sıcaklardan bir oturamıyodum pc başına, valla bana ilham oldun hemencik yazıcam. Çokk teşkürr ederim hehe:)
    Bu arada maceraların her zamanki gibi süperr, birde bana anlattığın bişey vardı hani şu karşıyaka, göztepe maçı çılgın fanatiklerinin bindiği otobüs macerası oda süperdi ben onu bekliyordum:D (onu sen anlatmıştın demi yaa, anıları karıştırırmışım:P )

    • evet ben anlattım, hafızanda sorun yok dostum 🙂 bak hiç aklıma gelmemiş, iyi oldu hatırlattığın. bir ara yazıyı editleyip ekleyeyim onu da.
      ilham olduğuma sevindim, yazını merakla bekliyorum bebek 🙂

  2. Heheyt çingu şimdi dönüp bakınca otobüste eğlenmek ayrı bir zevk ya! Özelliklede arkadaş grubunlaysan 😀 Hani emo gibi poz vermek olayı bizdede çok oluyor biran bizim zibiller geldi aklıma. Biz gülmekten yarılırız kimse birşey anlamaz 😀 En güzelide odor hani.

    Bu arada farkettimde ben uzun aralar sonrasında geldiğimin ilk sinyallerini senin bloga yorum yazarak veriyorum çok ilginç 😀

    • hoşgeldin çingu 🙂
      evet dönüşlerinde ilk ziyaretin bana oluyor, gururum okşanmıyor diyemem^^
      valla tam dediğin gibi kimse anlamasa da insanın yanında anlaşabildiği birileriyle eğlenmesi güzel şey, en çok eğlendiğim arkadaşlarımdan biri de mersinlidir. sizin oranın insanıyla iyi anlaşıyorum sanırım 🙂
      bu arada bir ara bu yazıyı editlemeyi düşünüyorum, çok şey unutmuşum. güzel mim bulmuşsun dostum 🙂

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s