Que Sera Sera- Geç Kalınmış Dizi

Çok sevdim ben bu dramayı çok. Uzak doğu dramaları konusunda uzman bir arkadaşım geçen yıl tavsiye etmişti de bu zamana kadar beklettim (belki de bekletmemin sebebi bu dizinin isminin Sevtap Parman’ın yer aldığı korkunç bir anıyı hatırlatmasıdır). En son dedim ki bir romantik komedinin vaktidir ve başladım izlemeye. Bu dizinin politikaya ilgili olduğunu sanan safoşum Astrea’yı dinlesem indirmekten vazgeçebilirdim. Hala bu garip bilgiye nerden ulaştığını da merak etmiyor değilim^^  Neyse şimdi yavaş yavaş ısınalım, konuya değinip neden bu kadar beğendiğimden de bahsedeyim bakalım.

Konu ve Karakterler:

Şimdi resimde 4 ana karakteri görünce, ilk bölümü de izleyince herkes eminim “Klasik kdramalardan işte.” demiştir, diyebilir. Bence klişe olmasında da mahsur yoktur ancaaak kazın ayağı öyle değil a dostlar. Yani dizinin genel gidişatı şu ana dek izlediğimiz kdrmalara benzese de beklemediğiniz pek çok sahne ile karşılaşıp, deyim yerindeyse dumurlardan dumurlara koşabiliyorsunuz. Yanlış hatırlamıyorsam 9 yada 10. bölümün sonları şahsi dizi geçmişimde en manyakça ve beklenmedik sahnelerden biriydi.Şimdi mevzuya dönelim.

Esas oğlumuz olan Tae Joo şaşıracaksınız ama zengin çocuğu değil. Orta halli, yalnız yaşayan biri. Ancak bu parada gözünün olmadığını göstermiyor tabi. Tae Joo zengin kadınlarla takılmayı seviyor, onlarla pahalı mekanlarda takılıyor, hediyelerini kabul ediyor, son model arabalarını kullanıyor. Ancak onların hayatına demir atma gibi bir amacı yok, daha çok gününü gün edip sonra oltasına takılan başka bir balığa yollanıyor.

Eun Soo ise esas kızımız. Oldukça fakir, annesi ve kızkardeşi var bir tek. Okuyamamış, o işten diğerine dolaşıyor. Oldukça çocuksu, olduğu yaştan bile ufak görünüyor. Ama zamanla ne kadar olgunlaşacak hepimiz şahit oliciiz efendim. Eun Soo’nun kızkardeşi Tae Joo ile aynı apartmanda oturduğundan karakterlerimiz kavga gürültü bir şekilde tanışıp, ardından komşu oluyorlar. İş bu kadarla kalmayacak tabi.

Hae Lin büyük bir alışveriş merkezinin sahibinin kızı. Ancak kendi ayakları üzerinde durmak istediğinden ayrı bir butik açmış. Ailesi onu biriyle başgöz etmek istiyor bir Kore klasiği olarak ama onun gönlü başkasında. Başına buyruk biri, muhafazakar diyebileceğimiz ailesine ters gelen şeyler yapmaya bayılıyor, gerçi sonunda ailesini kendi dediğine getirmeyi de biliyor.

Joon Hyuk ise Hae Lin’in yanık olduğu adam ama ailesi bu işe razı değil çünkü Joon Hyuk babasını kaybedince Hae Lin’in ailesi onu yanına almış ve kardeş gibi büyümüşler (güya). Joon Hyuk Amerika’dan dönüyor ve şirketin başına geçiyor. Çalışkan, örnek insan profili çiziyor.

Konuya dönersek Tae Joo ve Eun Soo kavga dövüş tanışırlar. Tae Joo etrafında dolanan bu kıza çocuk gözüyle bakar, dalga geçer. Onların bu ilişkisi süredursun, Hae Lin cephesinde işler iyi gitmemektedir. Amerika’dan dönen Joon Hyuk ayrılmalarının daha iyi olacağını söyleyerek umutlarını suya düşürür. Hae Lin bu sıralarda Tae Joo ile tanışır. Ancak bu da pek sıcak bir tanışma sayılmaz, Hae Lin onun zengin kadın avcısı olduğunu anlayınca kendisinden pek hazetmemiştir. Sevmediğin ot dibinde biter misali, Tae Joo’nun çalıştığı yer ve Hae Lin’in butiği ortak iş yapmaktadır, yani burda da karşılaşırlar.

Diğer yandan Eun Soo da Hae Lin’in ailesinin alışveriş merkezinde çalışmaya başlamıştır. Bir yandan da yavaştan Tae Joo’dan hoşlanmaya başlamıştır. Tabi bunda Tae Joo alçağının umut veren hareketleri ve yaşadıkları bazı olaylar da etkili oluyor. Bunların ne olduğunu spoiler olur diye söylemiyorum ama bu dizide işler sandığınızdan hızlı ilerliyor. Joon Hyuk tarafndan reddedilen Hae Lin ise hem ailesinin evlen ısrarlarından kurtulmak hem de Joon Hyuk’un pişman olup kendisine dönmesini sağlamak için bir plan yapıyor. Plana göre Tae Joo sevgilisi rolünü oynayacak. Tae Joo başta reddettiği bu teklifi kabul ediyor, tabi ardında gözü yaşlı birilerini bırakarak.

Bundan sonra tahmin ettiğiniz gibi Eun Soo ve Joon Hyuk arasında da yakınlaşma olacak, hatta yakınlaşmayla kalmayacak. Ama olaylar tahmin ettiğiniz gibi mi olur işte ondan süpheliyim. Gelelim benim düşüncelerime.

Benim Yorumum

      

*Diziyi sevmemdeki en büyük etken beni sıkça şaşırtmasıydı. Spoiler vermeden biraz açalım. Tabi ki bu bir aşk dizisi, yani şaşırtmadan kastım akıl oyunları vb. şeyler değil doğal olarak. Bizim alıştığımız Kore dizilerinde genelde öpüşcek gibi olup öpüşmezler, nispet için başkalarıyla çıkarlar ama aslında bir çiftin yaşaması gereken şeyleri yaşamazlar. Böyle pek çok şey olacak gibi olur ama sonunda öyle olmayacağını biliriz. Yani esas çift hep masum ve saftır, ayrılsalar bile birbirlerine sadıktır vs. İşte bu dizi bu kuralları yıkıyor, bu aşk dörtgeninde beklemediğiniz şeyler oluyor.

*Dizinin bir başka artısı bir an bile sıkmaması. Ben hiç sahne atlamadan ve sıkılmadan izlediğimi söyleyebilirim. Zaten boğucu konulara pek girmemiş, genelde aşk meşk hakim atmosfere.

   

*Bir başka sevdiren nokta kdramaların çoğuna göre daha cesur olması. Yani öpüşmesi gerekenler gerçekten öpüşüyor yada beraber olan çift bu anlamda yaşaması gerekenleri yaşıyor. Hep derim öper gibi yapan oyunculara sinir olduğumu, ya hiç öpüşmesinler yada hakkını versinler. Bu sapıkça bir istek değil ama kdramalardaki kızların zorla öpülüyor gibi triplere girmesi dizideki romantizmi baltalıyor bence.

*Karakterlerin değişimini sevdim. Eun Soo’nun giderek büyüyüp olgunlaşması (görünüş olarak pek değişmese de) Tae Joo’nun zamparalıktan duygusallığa geçişi ve yine olgunlaşması. Aynı şekilde Hae Lin ve Joon Hyuk karakterlerinin de giderek zaaflarından kurtulması. Karakterlerle ilgili sevdiğim bir diğer nokta da bir önceki dizi tanıtımında da demiştim, burdaki karakterler de siyah-beyaz olarak ayrılmamış. Esas kız gözünün ucuyla bile başkasına bakmaz, çünkü melektir gibi şeyler yok. karakterler gereken yerde bencilleşmeyi, çıkar uğruna hareket etmeyi de biliyor.

Bu ve bunun gibi pek çok sebepten bu diziyi en sevdiklerim arasına aldım. Güzel bir romantik komedi izlemek, klişe görünen bir konunun kısmen de olsa klişe olmayan yöntemlerle anlatılmasını izlemek (burda ne dediğimi ben de anlamadım) için kaçırmayın der şiddetle tavsiye ederim^^ Alta açılış videosunu da ekliyorum, biraz tanıtım havasında sayılabilir, fikir edinmek için bakabilirsiniz.

Reklamlar

33 comments on “Que Sera Sera- Geç Kalınmış Dizi

    • neden bilmem ama ben çok sevdim, belki bir kaç ay önce izlemeye kalksam ben de yarım bırakırdım ama şu ara çok dizi izleyesim var, bunu da bir solukta izledim.

      bir de iyi oldu hatırlattığın müziklerini ben de çok sevmiştim bak söylemeyi unutmuşum^^

  1. Ahaha bu dizi duyunca hep gülesim gelir, inan bende politik bir dizi olduğunu nerden duyduğumu hatırlamıyorum, bir yerlerden öyle okumuştum. İyiki beni dinlemeyip izlemişsin dostum. 🙂 (demek sözlerimin senin için bir önemi yok hıııh diye trip atarmışım:P )
    Vayy konuyu sevdim bu arada galiba cinderalla’dan önce buna başliceğim. Benimde her zaman siyah ve beyaz karakterler hoşuma gitmemiştir. Griyi severim ben. 🙂
    Hep iyilik yapan, asla kötü düşünmeyen kaç kişi var ki bu dünyada o yüzden o karakterler gerçek gelmez bana. Birde dediğin gibi şu öpüşme mevzu bahsini aşamadı bir türlü Kore, ama umut var bence yeni dizilerde biraz aşama kaydedildi, darısı yeni sezonun başına:P

    • dostum seni dinlemez olur muyum, ama daha o gün beraber konuyu okuyup politikadan bir hayli uzak olduğunu görmedik miydi:P
      bence de sen bu diziyi seviceksin (herkesi böyle gaza getiriyorum zaten çaktırma)
      direkt siyah beyaz ayrımı bana brezilya dizilerini hatırlatıyor ve samimi gelmiyor. gerçek hayatta bize en korkunç yansıtılan insanın bile iyi ve insani yanları olduğuna inandığımdan sanırsam.
      kore dizileri gelişiyor ama japonlar pek gelişecek gibi durmuyor^^ aslında sinemada rahatlar dramalarda niye böyle anlamıyorum. valla uzak doğuyu görünce bir müslüman ülke olarak bu konularda acayip aşmış olduğumuza kanaat getirdim, dizi sektörü hala yerlerde sürünmekte o ayrı konu 🙂

      • bencede bencede gerçi şimdiki dizilerde aşmış ama Türk insanı her zamanki gibi bir şeyi abartmaya bayılıyor, dozunu bir türlü ayarlayamıyor yaa, artık idare etcez:P

  2. Nerde karşılaştığımı hatırlamıyorum ama bir yerlerde seninde tanıtımın 2. görseli olarak eklediğin sahne görüntüsünü görmüştüm ağzım yarım saat açık kalmıştı. Diziyi bilmeden, izlememe rağmen şaşırmıştım izlesem yerlerde olurdum heralde (spoiler vermeme çabalarında son nokta 🙂 )

    İzlemeyi düşündüğüm bir dizi. İnşallah sıra gelecek. Galiba bende Cinderella’s Sister dan önce bunu izlerim. 2007 yılı dizisiymiş çok eskide değil. Birde fakir kızımız çok tatlı Yu Mi :)Heralde onun için izlerim 🙂

    • çingum 999. yorum senden geldi, bunu 1000. olarak sayıyorum artık^^ senden gelmesine de ayrı sevindiğimi belirtmem gerek 🙂

      2. görsel ne ki çingu sonlarda bir görsel var şu yağmurlu sahne, onun öncesi acayip şok ediciydi. belki senin gördüğün de odur. sanırım dizinin bir tanıtımında var o sahne belki onu izlemiş olabilirsin.
      valla ben çok beğendim çingu, bence de izlemelisin. sonu da ilginç sayılır pek çok kore dizisine göre. kızı ben de sevdim, ilk başta bir an jan di’yi andırıyor gibi geldi ama ondaki kabızlık yok allahtan^^

      • Vahhh çok sevindim 🙂 Nice 1000 yorumlara 🙂 2. görsel dediğim aslında 3 müş şimdi fark ettim ya şu asansör sahnesinden bahsediyorum. 3. bölümmüş sonra araştırdım vah çok erken 🙂

        Bu arada “Que Sera” “O Olacak” demekmiş ne kadar bağlantılı bilmiyorum ama İspanyolca olması hoşuma gitti 😀

  3. @ sermin
    que sera sera diye ünlü bir şarkı var, aslında devamı ingilizce biz ortaokulda öğenmiştik(orijinali tamamen ispanyolcadır tabi). devamı “whatever will be will be” diye gider. benim bildiğim kadarıyla anlamı ingilizce devam ettiği gibiydi yani “ne olursa olsun” tarzı bişeydi ama emin değilim. ardından sevtap parman müthiş telaffuzuyla bir yerlerde söyleyip katletmişti şarkıyı.

    dizinin isminin anlamı aslında hikayeyi yansıtıyor gibi.karakterlerde de bir ne olacaksa olsun haleti ruhiyesi hakim sanki^^

    @ la fea
    oy sultanım şaşırttın beni, gözüne girdi demek^^
    hadi bakalım birileri çabucak izlesin. spoiler vermeden yorum yazcam diye göbeğim çatlıyo burda:)

  4. valla bad guy’a benim de elim gitmiyor, spoilerlandıktan sonra ne yazasım ne izleyesim var ama artık bugün bitirmek istiyorum. yük oldu valla 😦

    verdiğin linkteki videoyu açamıyorum, youtube bir açılıyor bir açılmıyor bende. ayarları tekrar değiştirmem gerek.

    bir de şu que sera sera dediğini gibi galiba, sanırım orda iki kez sera denince ne olacaksa olsun tarzı bir anlam katıyor yada ben popomdan uyduruyorum^^

  5. “Ne olacaksa olsun” çok mantıklı o zaman. Karar verilmiştir. Dizi ilede bağlantı kurulmuştur. Saldım çayıra mevlam kayıra :)manasında bir dizi hoş, güzel 🙂 İzlenecek listesine alınıyor… Alındı 🙂

      • Çingu dizi okadar heycanlı ki şimdi 16. bölümü izleyeceğim geriye kaldı 4 bölüm. Hepsini izleyip bitirip öyle yazmayı daha adaletli buldum. Yoksa dayanamayıp ilk 3 bölümde yazacaktım. Haksızlık olmasın yani. Çünkü gerçekten acayip birşey olmuş. Az kaldı yani bu gece bir post gelebilir. internetin azizliğine uğramaz da bitirebilirsem 😉

        Öyle bir başlıklada kesinlikle en çok tıklanan post olurdu kanımca. Neyi salmış bu kız ne mevlası kayırıyor falan diye 🙂 İyi bir reklam, pazarlama taktiği. E çingumun yazısının içide dolu sadece dışı değil. Güzel olurdu yani 😉

  6. ay valla ben senden çok heyecanlandım, indirdiklerimi bitireyim sırada o var. yazıyı beklemeden ikna oldum^^
    güzel sözlerin için de sağol canımcım, senin yazılarının yanında lafı bilem olmaz. (körler sağırlar birbirini ağırlar gibi oldu)
    bundan sonra ben yazımı yazınca sana yollayayım da başlığı beraber bulalım, zaten en zorlandığım konu^^ pazarlama taktiklerimizi geliştirelim 😛

  7. Şarkının İngilizcesini hatırlarsak nihai kararım Que Sera ‘ne olacağım’ demek 😀 😀 😀 Ama Saldım çayıra mevlam kayıra da iy bir alternatif bence 😀 😀

  8. yok be ne kasveti, gayet şeker bir romantik komedi. ama tabi sonlara doğru her kore dizisi gibi kasvetleniyor biraz.
    tabi zevk meselesi benim de uzun zaman ilgimi çekmemişti ama beklediğimden çok daha güzeldi. sizin zevklerinize uyar mı bilmem ama bana hitap etti şahsen^^

    • valla bana pek oldu bitti gibi gelmedi, diğer dizilerin aksine beklemediğim şeylerle karşılaşmak da hoşuma gitti. zaten genel kore dizilerine pek benzemiyor, o yüzden de beğenmemiş olabilirsin. saçmadan öte gerçekçiydi bence, yani en azından sevgililerin ilişkileri gibi detaylar. yani şimdi uzun uzun yazardım ama spoiler olur:)
      neyse sağlık olsun, beğenmeyince zorlamamak en iyisi galiba^^

  9. Bu diziyi yarıda bırakmamın tek sebebi Eric won hiç bir dizide bir karektere bu kadar sinir olmamıştım o kadar itici gelmiştiki hiç bir dizisini izlemedim hatta yani diziyle geliyor gıcıkk !!!

    • Bence hata ediyorsun. Eric Mun oyunculuğun hakkını veren sayılı şarkıcılardan.
      Gerçekten iyi oyunculuğu var. Spy Myung Wol’u tavsiye ederim.Çok başarılı olduğu bir dizi 🙂

  10. Geri bildirim: Que Sera Sera: Bir Issız Ajusshi Masalı | hayalmiyim

  11. Dizi harikaydı. Diğer Kdramalardan farklı bir tadı var. Ben şahsen bayıla bayıla izledim. Hele 9. bölüm….. Zirve bölümdür o ya. Ben o bölümden sonra çok üst seviyede bölümler görmek istedim. Ama maalesef 9. bölümden sonra düşündüğüm gibi olmadı. Pek tatmin olmadım. Ama yine de mükemmeldi. Bence 9.bölümü için bile izlenir dizi. :)) Diziyi izleyenler bilmiyorum fark etti mi (Asla sapıkça düşüncem yoktur. 😀 ) 9. bölüm de dahil olmak üzere neredeyse her iki bölümde bir öpüşme sahnesi izledik. 9. bölümden sonra hiç öpüşme sahnesi yoktu. 😀 😀 Neden öyle bir şey yaptılar bilmiyorum. 😀 Neyse ki genel itibariyle mükemmel bir diziydi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s