2046’ya Yolculuk…

Yine Wong Kar Wai’dan bir film ile karşınızdayım canlar, hatta burada da kalmıycak sırada başka bir tanıtım var. Daha önce tanıttığım filmlerini izleyeli uzun zaman olmuştu ama 2046’ı ilk kez izleme şansı buldum. Önce yine kısaca konu ardından da şahsi görüşlerimi bulacaksınız, buyrunuz.

Mevzu Nedir?

Baş karakterimiz bir yazar ve WKW’ın favori oyuncularından, şahsen benim de hastası olduğum Tony Leung canlandırmakta. Bu karakterimizin yeni hikayesi 2046’da geçmektedir. İnsanlar bir trenle kaybettikleri şeyleri, özellikle bir aşkı bulmak için 2046’ya giderler, ancak gidenler dönmediğinden bu kişilerin amacına ulaşıp ulaşmadığı bilinmemektedir. Bizler de seyirciler olarak bir 2046’ya gideriz bir de yazarımızın yaşadığı 1960lı yıllara döneriz. Bu flashback-flashforward olayının amacı da hem yazarı tanımamızı sağlamak hem de hikayeyi oluştururken nelerden etkilendiğini görmektir. Zira oluşan öyküdeki karakterlerin hemen hemen hepsi yazarın karşılaştığı kişilerden etkilenerek yarattıklarıdır.

Tabi ki yönetmenin her filminde olduğu gibi bolca aşk var filmin içinde. Bir kumarbazla yazarın aşkından, Çinli bir kadınla Japon bir erkeğin aşkına kadar. Hatta bunların bir yansıması olarak 2046’da bir androidle insanın aşkına bile rastlarız. Şimdi gelelim benim nasıl bulduğuma.

Benim Yorumum

Öncelikle filmi beğendiğimi söylemeliyim, ancak hala bu yönetmenden favorim Chungking Express. Bu noktada şunu da hatırlatalım ki bu film benim de daha önce tanıttığım In the mood for love filminin devamı gibi düşünülür, bu yüzden önce onu izleyebilirsiniz. Ben de pek çok ortak nokta buldum, devam niteliğinde pek çok olay var, ancak şunu da hatırlatalım ki yönetmen kesinlikle devamı olmadığını belirtmiş (ama nasıl oluuur diye bağırıyorum burda). Yani My Sassy Girl-Windstruck gibi bir durum var elimizde. İstediğiniz yere çekin.

Bu filme dönersek her WKW filmi gibi görüntü+müzik kombinasyonu açısından kusursuzdu. Bir filmini bile izleyenler bu açıdan izleyiciyi nasıl büyülediğini bilir ki aman diyim online izleyip içine etmeyin! Karakterler yine seyirciyi kendilerine yakın hissettiren gerçek karakterlerdi. Oyuncuların ise hepsi tanıdıktı, hatta yıldız geçidi diyebiliriz, ki ben çok Çin filmi izlemediğim halde hepsini tanıyordum. Tony Leung dışında Faye Wong var ki Chungking Express performansı da şahanedir. Çin’den çıkan en güzel kadınlardan Gong Li (Altın Çiçeğin Laneti’nden tanıyor olabilirsiniz) ve Zhang Ziyi (hangi filmini sayayım bilemedim). Son olarak bir de kaymak niyetine Japonya’dan çıkan şahanelerden Takuya Kimura var.

Şimdi tüm bu güzelliklerin yanında film zamanında festivallere yetişsin diye biraz acele montajlanmış, bu da maalesef arada hissediliyor, ama garip bir şekilde ben çok keyif aldım ve rahatsızlık vermedi. Ama şunu da belirteyim sahnelerde hızlı geçişler, konuda akıl karıştıran detaylar ve bir müzik-görüntü karmaşası oluşuyor arada, uyarayım. Yine de sıkılmadan ve merak ederek bir 2 saat geçirdim. Zaten dediğim gibi WKW o kadar yetenekli ve insanın kalbine dokunmayı başaran bir yönetmen ki, arada kakafoniye dönen bu film bile bitince “ne güzeldi” dedirtmeyi başarıyor izleyene.

Son söz olarak Chungking Express ve özellikle ve In the Mood For Love’dan sonra izlenebilir, ama izlenmeli diyerek tavsiye edeyim. Yakında bir Wong Kar Wai filmiyle daha görüşmek üzere:D

Reklamlar

8 comments on “2046’ya Yolculuk…

  1. Konusunu çok beğendim dostum sende beğenmişsin hemen izlemeli ama önce dediğin gibi Chungking Express ve In the Mood For Love’dan başlamalıyım. 🙂 Çin sinemasını pek sevmem desemde kore ve japon sinemasıyla tanışmadan önce Jakie Chan sayesinde milyon tane çin filmi izledim çaktırmadan. 🙂
    Bu arada böyle devamı gibi olan filmlere bayılıyorum. (devamı gibi olan söz öbeğide ne demekse artık şimdi uydurdum 🙂 ) Yani dediğin gibi Windstruck yönetmeni her ne kadar My sasy girl’ün öncesini anlattığını kabul etmese izlerken aa demek bu yüzdendi aa oda bu yüzdenmiş gibi bağlar kuruyoruz. Ama bir yandanda uymayan şeylerde oluyo, dediğim gibi severim böle belirsiz durumları. 🙂

    • dostum izle bence de, hatta bekle bende hepsi var dvdlerini yapayım sana. valla çin sinemasına bayılıyorum ben, kore sineması kadar hakim olmasam da(bu da çok iddialı oldu) izlemeye çalışıyorum, her izlediğimi de beğeniyorum. hatta bazı açılardan kore sinemasından daha başarılı bulduğumu da söyleyeyim^^
      dediğin gibi ben de “devamı gibi olan” filmleri seviyorum, burda da çeşitli ortak noktalar var, özellikle baş karakter, olayların geçtiği zaman, hatta daha başka pek çok konuda ortak nokta var. neyse izleyince daha iyi anlarsın artık:)
      ben de az sonra sunflower’ı izlicim sonunda bu arada:)

      • Saol kuzum valla süper olur dvdler 🙂
        Böylece bende çin sinemasından aksiyon-komedi dışında birşeyler izlemiş olurum. 🙂
        Bakalım sunflower’ı beğenicekmisin, iyi seyirler dostum:)

  2. Geri bildirim: Hong Kardeşlerden The Greatest Love- Yeni Bağımlılığım « Kimbapsushi's Blog

  3. Geri bildirim: Hong Kong Sinemasından Tanımanız Gereken Aktörler | Kimbapsushi's Blog

  4. Geri bildirim: Kimbap’ın Haremi | Kimbapsushi's Blog

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s