Happy Together-Ne Seninle Ne de Sensiz…

Son zamanlardaki Wong Kar Wai hastalığımın eminim farkındasınızdır, sanırım tüm filmlerini izlemeden ve tanıtmadan rahat edemeyeceğim. Ancak bu kez işler biraz daha farklı zira bu film eşcinsel bir çiftin aşk hikayesini ele alıyor. Böylece yasal uyarımı yapıyorum, bu noktadan sonra türle ilgilenmeyen yada itici bulan arkadaşlar yavaştan uzaklaşarak kaybedenler olabilir, kalan sağlar bizimdir.

Başrollerde Wong Kar Wai’nin en fetiş oyuncusu Tony Leung (bundan önce tanıttığım 3 WKW filminde de mevcuttu kendisi, yönetmenle beraber çok sayıda filmi var. Halihazırda yenisi yolda) ve Leslie Cheung yer almakta. Leslie Cheung’un zamanında oyunculuğun yanında ünlü bir de şarkıcı olduğunu ancak maalesef 2003te yaşamına son verdiği bilgisini araya sıkıştıralım. Bunun dışında çok da önem arz eden oyuncu daha doğrusu karakter yok, tabi güzel yüzü ve çıtır halleriyle Chang Chen’i saymazsak. Gelelim asıl mevzuya, filmin konusuna.

Film bize çiftin tanışmasını ya da nasıl başladıklarını göstermiyor, daha ilk sahneden onların bir süredir tanıştıklarını(!) anlıyoruz zaten. Leslie’nin canladırdığı Ho uçarı ve bağlanamayan tipken, Tony’nin canladırdığı Lai fedakar ve sadık aşığı temsil ediyor. Çiftimiz ülkelerinden çok uzakta, Arjantin’deler. Bundan sonrası ise Wong Kar Wai’nin şahane çekimlerine, Christopher Doyle’un görüntülerine, müthiş soundtrack’e ve hepsinden öte Tony ve Leslie’nin oyunculuklarına kalıyor. Bir siyah beyaz olup bir renkleniyor ekran ve siz yine bir WKW masalına kapılıp gidiyorsunuz. Ho ve Lai’nin görmek istediği şelale, sizin de hedefiniz oluyor bir anda.

Anlatılan bir aşk hikayesi anlatan da Kar Wai ise zaten ortaya kötü bir şey çıkmıyor ama Happy Together en sevdiklerimden biri oldu, belki öncekilerden de fazla, bu adamın filmleri arasında sıralama bile yapamıyorum. Eşcinselliğin can sıkıcı kısımlarına değinmeyen, daha çok karakterlere yoğunlaşan bir film bu. 1997’de çekilmesine rağmen olaya bu kadar temiz ve tereyağından kıl çeker gibi yaklaşılması beni ayrı mutlu etti, hatta belki de sonradan -eşcinseller açısından nispeten daha özgür(!) şu anki ortamda- çekilen filmlerden daha güzel işlemiş böyle sıradışı bir ilişkiyi. Ortada can sıkan homofobikler ya da oğullarını evlendirmeye çalışan ebeveynler yok. Sadece bir ayrılıp bir barışan, bir araya gelince anlaşamasa da ayrılınca daha da harap olan bir çift var ve onların birbirleri ve hayatla mücadeleleri diye özetleyebiliriz. Ho klasik birilerine bağlanamayan, bağlansa da kabul etmeyen karakter. Durduk yere ortadan kaybolan, evde sevgilisi onu beklerken ne haltlar yediği belli olmayanlardan. Lai ise sadık, ne olursa olsun her dönüşünde sevgilisine kapıyı açan ve yaralarını saran, ona çocukmuş gibi bakan bir karakter. Bir aradayken her çift gibiler aslında, gereksiz mevzulardan kavga etseler, birbirlerine trip atsalar da, hatta birbirlerine olan bağlılıklarını pek kabul etmeseler de geceleri gizlice birbirlerini izleyen bir çiftten bahsediyoruz.

İşte film şiirsel bir havada bu gel gitli ilişkiyi anlatırken, bize de oturup izlemek kalıyor. Daha da anlatılacak bir şey yok aslında, kesinlikle izlenesi şahane bir film. Trailerı için şuraya bakınız.

Reklamlar

14 comments on “Happy Together-Ne Seninle Ne de Sensiz…

  1. Son zamanlarda fark ettim ben senin bu yönetmen ile ilişkini samimileştirdiğini. Hatta benimde kanımı kaynattın bu film son nokta oldu. Artık başlamak farz yani.

    Sen Tony Leung ve Wong Kar Wai ikilisinden bahsedince aklıma J. Depp İle Tim Burton geldi. Onlarda ayrılmaz ikililer.

    Neyse Çingu sen bana güzel bir liste yap bende başlayı verim bir yönetmen ve filmleri serisine. Ancak sanırım ilk bu filmi izleyeceğim

    • evet hatta son zamanlarda başka filmler ve diziler izlediğim halde, bloga bir tek wkw filmlerini yazıyorum^^
      dediğin gibi bir tim burton&johnny depp durumu var. türkiyede de oluyor, misal çağan ırmak’ın hep aynı oyuncularla çalışması. ben wkw&tony birlikteliğinden çıkanlara bayılıyorum. ama tony leung wkw dışında da çok sağlam yapımlarda yer alıyor, es geçmemek lazım(misal infernal affairs). yine de ikisinin kimyası başka^^

      sen bu türü sevdiğin için, bu filmle başlayabilirsin wkw macerana, hem tarzına alışıp biraz ısınmış olursun^^

      • Çingum sen “taş” Chang Chen dediğinden ben biran anlamadım kim olduğunu. Benim jeton geç düştü. Ay ben hastayım o adama. “3 Times” ile gönlüme yerleşmiş “Nefes” ile taçlandırmıştır kendini. Ah ah artık kesin ve kesin izlemem lazım!!!

  2. hasta olunmayacak gibi değil. süper o zaman chang’ımı da seviyorsan, izlemelisin^^ 2046da da küçük ama etkileyici bir rolü vardır(hatta yazıma da resmini koymuştum) eros’ta da oynar yine wkw yapımlarından. hatta wkw’nin son filminde de yer alıyor, heyecanla bekliyorum:))

    • Eros ismi ile meraklandırdı beni Kar Wai yönetmen koltuğunda olunca e senden referansta alınca onuda sonraki kurbanım olarak seçiyorum 😀

      Şuan indiriyorum bu filmi bakalım nasıl olacak çok heycanlıyım 😉 Bu heycanı eminim sen anlarsın 😀 Yoksa ede bizimkiler bana deli muamelesi yapıyorlar “Bir film için heycandan kalp krizi geçirebilme ihtimali olan tek insansın” diyorlar bana 😀

      • anlamaz mıyım dostum, ben hele bu filmi uzun zaman erteledim çünkü bir türlü az parçalı versiyonunu bulamadım, torrent da kullanmıyorum. ne çektiğimi anla yani^^
        bakalım izler izlemez yorumlarını bekliyorum umarım beğenirsin:)
        bir de tavsiyem happy together’dan sonra chungking express, in the mood for love, 2046, eros sıralamasında gitmen. eros diğerleri kadar beğenilmez (ama ben beğeniceğime eminim), ben de izlicem yakında bakalım^^

  3. Geri bildirim: Uzak Doğuda Eşcinsellik Mevzusu ve Bir Kaç Film Tavsiyesi « Kimbapsushi's Blog

  4. Ah şimdi Wong Kar Wai filmi ne demekmiş daha iyi anlıyorum dostum^^
    Ayrıca tam benim sevdiğim film tarzıymış, bunca zaman izlemediğim için kızıyorum kendime ve sana da izle diye ısrar ettiğine canı gönülden hak veriyorum…
    Öncelikle tavsiyen için çok çok teşekkürler kuzum, sen söylemesen bu güzelliklerden mahrum kalıcaktım. O ne güzel şelaledir öyle ve o ne güzel görüntülerdir. Özellikle Hong Kong’un tersten görünüşüne ve şelaleye bayıldım^^ Bir de anladığım kadarıyla WKW’i kırmızı rengi ayrı bir seviyor…
    Oyunculuklar zaten tartışılmaz derecede iyi..
    Şimdiki hedefim WKW filmlerini izlemek olsun;)

    • Ah dostum, bu filmi tavsiye etmekten dilimde tüy bitti, sonunda izlemene ve beğenmene çok sevindim. WKW filmlerini başkaları beğendiğinde kendim çekmiş gibi övünüyorum saçma bir şekilde, çocuğum gibi (çüş!)

      Ayrıca rica ederim, her zaman dostum. Görüntü yönetmeni dünya çapında ünlü Christopher Doyle olduğundan can yakıyor valla. Zaten o olmasa da kameranın arkasında bir dahi var. Kırmızı rengini sever WKW, In the Mood For Love’da o renk özellikle baskındır, çok sevdiğim bir de sahnesi vardır öyle. Ama kırmızı takıntılı olduğunu söylemek yine de yanlış olur, WKW renklerin her türlüsünü kullanmaya bayılır(mesela Ashes of Time’da sarı ve kahve tonları) ve yine In The Mood For Love diyeceğim, o yazımda bir kaç ekran görüntüsü paylaşmıştım 🙂

      https://kimbapsushi.wordpress.com/2010/08/19/iki-super-film-birden/

      Bu hedefte her daim destekçinim, oturup şu adamdan bahsedebilelim artık ulenn^^

  5. Geri bildirim: Hong Kong Sinemasından Tanımanız Gereken Aktörler | Kimbapsushi's Blog

  6. yaklaşık 4 gündür wkw’nin filmlerini izliyorum aralıksız..sırayla in the mood for love-chungking express -fallen angels-happy together yarın da 2046 ..beni benden alan bu kadar bağlayan “umutsuzca aşık olmak istiyorum” dedirten bir yönetmen.çok sevdim..daha yeni tanımama rağmen filmlerine o kadar ısındım ki..birkaç gündür süregelen halet-i ruhaniyemi aniden değiştiriveren bi yaklaşımı var..
    tutamıyorum kendimi destan yazmak istiyorum 😀
    kore-japon dizi-anime-film vs. ilgim vardı ara ara bakarım bloglara..takip edip tarzını beğendiğim 3 tane blog var..biri zaten burda yorum yapmış ser_min biri başka bi arkadaş biri de burası ..daha önce in the mood for love tanıtımını görmüştüm ama sallamıştım – ah ben =( – ama müziğine bakıp beğenmiştim – film müziklerine ayrı bir ilgim var-
    wkw tony’yi devleştirmiş, tony her rolün hakkını vererek wkw’yi daha anlaşılır kılmış..tek bir mimikle tüm filmi özetleyen bi adam..chungking express’in sonundaki faye’ye olan bakışları beni benden almıştır..o nasıl bi bakış – gözlerinin içi ışıl ışıl-
    hero filmini izlediğimde – tarantino’yu severim- tony’nin oynadığı karaktere vurulmuştum bu sabah öğreniyorum ki tony imiş..
    bi de bi de müzikler şahane..Shigeru Umebayashi..a single man’i izlerken müziklerine vurulmuştum meğersem shigeru’nun da parmağı varmış..
    wkw hakkında filmleri hakkında deli gibi konuşmak istiyorum =) seven birileri görünce hemen yapıştım ^^

    • Uzun süredir en sevdiğim yönetmendir Wong Kar Wai. Hatta en sevdiğim yönetmenler yazısında da onu seçmiştim. Blogum vasıtasıyla da sürekli insanlara WKW sevgisi aşılamaya çalışıyorum. Benim için kelimelerle anlatılmayacak, çok özel bir yeri var. Bu yüzden onunla ilgili yazı yazarken hep zorlanıyorum. Şimdi iki filmi daha taslaklarımda duruyor mesela, bir türlü tamamlayamadım. Benim için onu özetleyen bir cümle yok, sadece o filmleri resmen benim için çekiyor diyebiliyorum.
      Filmlerinde seçtiği müziklerde çok geniş bir yelpazesi vardır, dünya müzikleri kullanır. Ancak arka plan melodilerini besteleyen Umebayashi’nin bende çok ayrı bir yeri var, dediğin gibi A Single Man’de de filmin ilk anından itibaren müzikleriyle büyülemişti.
      WKW maceran hep sürsün, biri daha katılırsa ancak mutlu olurum 🙂

  7. “Kırmızı rengini sever WKW, In the Mood For Love’da o renk özellikle baskındır, çok sevdiğim bir de sahnesi vardır öyle”
    Burda bahsettiğin sahne Tony’nin yazı yazmak için kiraladığı odaya giderken o holdeki kırmızı perdeler mi ? bu aslına bnm vurulduğum sahne=) Bir de Happy Together’da Tony’nin mezbahada yerdeki kanı yıkama sahnesi..

    WKW 2 aydır içimde süregelen fırtınayı dindirmiş durumda..yaşadığım olayla ilişkilendirip onun gözüyle baktım..Geneli ne kadar umutsuz olursa olsun filmlerin sonunda yeni başlangıçlar , alternatif yollar vardı..sevdiği onu bıraktı diye depresif bi atmosfer oluşturan karaktere inat araya güzel fırsatlar serpti – happ together vs.-
    Bu kadar çok yazıyorum ama inan şu içimdekini birine anlatsam saatlerce günlerce konuşsak hiçbiri bu kadar etkileyemez ,kendime getiremezdi..

    Şimdi gidip “sinemadan anlayanlara” tavsiye etmeliyim ^^

    • Evet aynen o sahne hatta In The Mood For Love yazımda resmini eklemiştim. İstediğin kadar yazabilirsin bu arada, WKW’den sonsuza dek bahsedebilirim zira beni anlatan tek yönetmen olarak görüyorum kendisini ve son 2 yıldır izlediğim her filmiyle biraz daha seviyorum, öyle ki izlemediğim az bir filmi kaldı, kıyamıyorum bitecek diye.
      Bence de tavsiye etmelisin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s