Nodame Cantabile- Şef fetişim var, artık eminim^^

Bizim alemlerde (benim geldiğim yerde ahbap^^) herhalde bu adı duymayan kalmamıştır. Manga ararsınız karşınıza çıkar, anime yada dorama da olsa değişmez. Ben de zibilyon kez “İzlesem mi” diye debelensem de bir türlü başlayamamıştım. Bir çok yarım dramam, animem şuyum buyum olduğu halde de bir gece ansızın aklıma düştü, online olarak dramasını izlemeye başladım. Ertesi akşam ise bitti diye ağlıyordum. Önce izlemeniz için gazlayıcı sebepler sunayım.

Gazlayıcı Sebepler

Chiaki-Nodame-Mine-Masumi

 

Yukardaki girizgahtan beğendiğim ayan beyan ortada. Nasıl beğenmeyeyim? Bir kere klasik müzikle ilgili bir dizi. Ben de son bir kaç yıldır klasik müziğe alışmış, hatta 1 senedir az buçuk eserleri duyunca tanır hale gelmişim. Kulaklarıma bir ziyafet çekeceğinden zaten emindim. Soundtrack cepte.

Kadro benim pek bir sevdiğim oyunculardan oluşmakta. Daha önce beraber oynadıkları 2 diziyi de izlediğim Uena Juri ve Eita’yı burda yine yeni yeniden beraber izledik. Eita yine önemli bir rolde olsa da, esas oğlan değildi. Uena ise Nodame’miz, esas olayımız o zaten. Hatta yine ikisinin Last Friends’ten rol arkadaşları da vardı, bunlar auditionlara beraber mi gidiyor nedir? Neyse ama beni asıl şaşırtan başroldeki arkadaşı görünce mal mal “Aha Toma’ya benziyo bu” dememdi. Hayır oynayan Toma değil, ama Tada Kimi wa Aishiteru’da yine blogcular olarak topluca Toma’ya benzettiğimiz çocuk, nam-ı diğer Tamaki Hiroshi. Bir de her diziden karşıma çıkan Mukai Osamu burda da yalnız bırakmadı:) Kısaca kadro da sağlam.

Bir diğer sebep de dorama olması. Gülmek garanti yani. Üstelik kısa da, 1 gün ayırmak kafi. İzleyin yani, yormayın beni^^

Mevzu Nedir?


Gelelim doramanın konusuna. Nodame piyano bölümünde okuyan, feci pasaklı, otlakçı, böyle yıvranç bir kızdır. Klasik Japon manga karakteri, evet. Hatta Hotaru’yu da andırıyor kendileri. Ancak bir yandan o kadar sevimli, tüm o defolar görmezden gelinebilir. Chiaki ise tabi ki okulun en yetenekli, taş ve cool elemanı. Tabi ki etrafını saran hayranlarından çok rahatsız, kurtulmak istiyor. Uzak doğu dramalarının olmazsa olmazı burda da oluyor ve bu ikilinin komşu olduğunu öğreniyoruz, onlar da yeni öğreniyor zaten.(baş karakterler aynı evde yada apartmanda yaşamazsa senaristi dövüyolamış)

Chiaki evini ve Nodame’yi gördüğü anda şok oluyor tabi. Zira Nodame’nin yaşadığı yer ev değil ahır! Hatta onu zorla yandaki resimde gördüğünüz gibi banyoya bile sokuyor, zira Nodame pek de “titiz” sayılmaz. Bundan sonra olaylar şu şekilde ilerliyor. Nodame ve Chiaki’nin komşuculuk maceraları haricinde, okulda olanlara da ağırlıklı olarak yer verilmiş. Orkestralar, yarışma hazırlıkları, kısa zamanda ustaca çalınması gereken klasik eserler, gelecek kaygıları. Bir yandan arkadaşlık gibi mevzular da önemli dramamızda. Tabi Nodame ve Chiaki arasında da zamanla yakınlaşma olacak nerelere varacak izleyin görün, ama yine yasal uyarımı yapayım doramalar kdramalar kadar aşka yoğunlaşmaz. Gerçi ben o açıdan da çok beğendim ama, Kyaa! dedirten pek çok an oldu deyip, spoilerdan kaçınmaya devam edeyim.

Neden Beğendim?


Gelelim benim neden bu kadar beğendiğime. Yukarda değindiğim bana orgazmik anlar yaşatan müziklere ve kadroya tekrar değinmeye gerek yok, ama başka neler ilgimi çekti, severek izlememe neden oldu, güldürdü ağlattı, güldürürken düşündürdü hepsi aşağıda^^

* Çoğu dorama gibi anime benzeri sahneler içermekte Nodame ama yine çoğu dizide de olduğu gibi zamanla bu cıvıma azalıyor, karakterler büyüyüp gelişiyor. Kısaca donlara işetmeyi de gözleri doldurmayı da iyi beceriyor.

* Oyunculuklar çok tatmin ediciydi. Tamaki daha önce izlediğim rolde şirin gelmişti gözüme, ama burda “Dets may men, kımoon” şeklinde aşka geldim. Cool halleri cidden cool iken, yeri gelince şebekleşip yarmayı beceriyor. Özellikle mimiklerine bittim. Zor durumda kalınca yüzüne oturan yamuk gülümseme, ağzının seyirmesi, gözlerinin kayması(aşağıda resmi mevcut) şahsen beni pek eğlendirdi. Bunun dışında orkestra şefliği konusunda müthişti. Hareketleri, orkestra elemanlarıyla gözleriyle anlaşması, duruşu, müzikten aldığı keyfi dışa vuran yüz ifadesini gören gerçek bir performans izlediğini düşünebilirdi. Hele perfomanslardan sonra ağlayışı, ah durun burnumdaki kanı silip devam edeyim^^Nodame piyano başında ayrı inandırıcıydı. Hele kendine has piyano çalarken oluşan mimikleri, büzülen ağzı, kamburlaşması. Tüm bunlar oyuncunun bütünüyle bir karakter oluşturmanın altından kalktığını gösteriyor.

zor durumda kalmış chiaki buna benziyor işte:D

* Nodame- Chiaki ilişkisi Hotaru- Buchou ilişkisini hatırlattı biraz bana. Paspal kız ve onu çekip çevirmeye çalışan düzgün erkek. Tabi Nodame daha önce çekilmiş ama hangi manga daha önce yazılmıştır bilemem^^ Başrol çiftinin kimyası şahaneydi, giderek derinleşen ilişkileri, Nodame’nin zamanla karakter olarak gelişip büyümesi, Chiaki’nin de hem orkestra arkadaşları hem de Nodame sayesinde insanlaşması, bazen kendini bile şaşırtan şeyler yapması. Karakter gelişimi de tatmin ediciydi.

* Japon dizilerinde aşk meşk mevzularına pek ağırlık verilmediğini biliyoruz, ancak Nodame gayet iyiydi bu açıdan. Yani az yer verdikleri için belki de bu kadar değerli oldu benim için o sahneler. Chiaki’nin başlarda Nodame’nin arkasını toplayıp, karnını doyurmasının zamanla onu kıskanmaya, hep yanında istemeye dönüşü çok şekerdi. Hatta ona yurtdışına birlikte gitmeyi teklif etmesi (ardından buna cesaret ettiğine kendisi de şaşırıyordu). Her performansının ardından, seyirciler arasında Nodame’yi bulup, ona gülümsemesi. Dizi finalinde ve özel bölümün sonunda olanlar. (bunlar spoiler değil korkmayın, yani daha önce jdrama izlediyseniz olay örgüsünü az çok tahmin edersiniz).

kotatsu'nun laneti yüzünden evi istila edilen chiaki^^

 

*Bir başka sevdiğim detay o eserlerin yaratım sürecine yer verilmesi oldu. İcra edecekleri esere karar vermeleri ve ardından gelen çalışma süreci zaten klasik müzik manyağı olan bana çok keyifli geldi.

* Yan karakterlere de değinelim. Öyle kıl bir karaktere rastlamadım. Chiaki’ye aşık olan Afro saçlı Masumi çok şekerdi. Mine (burda erkek ismi ama) rolündeki Eita’yı burda da sevdim. Streseman (yada Milch) hentai orkestra şefi rolünde şahaneydi, bu arada Kore severlere bilgi kendisi Japon oyuncu kontenjanından Fugitive Plan B (Yani Rain’in dizisi) dramasında da yer alıyormuş.

*Dizi Nodame’ye has nidaları da ağzıma doladı. Gyabo! Mukya! gibi. Mesela Gyabo’nun ne gibi durumlarda kullanıldığını alttaki videodan öğrenebilirsiniz:) Özellikle Chiaki’nin notaları fırlattıktan sonraki ifadesine dikkat!

Kısacası çok ama çok şeker, sizi bilemem ama tam ağzıma layık bir diziydi. İzlemek için çok geç kalmışım ama bir şekilde tam da zamanında izledim aslında. 1 yıl önce klasik müziği bu kadar sevmiyordum, bu yüzden dramayı izlerken verdiğim “Aha Liszt bu” gibi tepkiler veremezdim. Gerçi belki klasik müziği sevme nedenim olurdu o zaman da, bilemem. Jdramadan hoşlananlar özellikle izlesin, ama “Ben sevmem jdramaları, anime gibi” diyenler sonra beğenmedim deyu bana posta koymasın. Bu arada drama 11 bölüm. Ardından 2 parçalık special gelmiş. Bununla da yetinmeyip biri 2009 Aralık diğeri de geçen Nisan’da yayınlanan yine 2 parça halinde sinema filmi çıkmış. Ben sadece filmleri izlemedim, belki izleyince yine kafanızı şişiririm. O zamana dek esen kalın, bol çekikli günler dilerim:P

Not: Günlerdir çırpınıyorum ancak bitirebildim yazıyı. Online izlememe rağmen bir ton caps aldım, ziyan olmasın diye bir kaç resim daha ekliyorum. Resme doyurucam siziiiiii^^

uçağa binince kuzuya dönersin tabi

ayık chiaki bunları yapmaz

otousan!? 😀

 

Reklamlar

45 comments on “Nodame Cantabile- Şef fetişim var, artık eminim^^

    • mavicim var sanki bunun türkçe altyazısı yani ben online izleme olarak bile rastladım indirme linki de vardır. animeyi izlemedim daha ama çok bilinen bir anime olduğundan eminim olduğuna:)

  1. Ah çingum ağzıma göre şerbet veriyorsun bak kaçtır gözümden kaçmadı bilesin bayram şekeri niyetine güzel yorumların üzerine birde bu dizi süper oldu :D:D:D

    Efendim ben derim ki bu kadroya, bu konuya, bu şirinliğe ve bu kısalığa rağmen jdrama izlerim diyipte bunu izlemeyen zibilustur!!!

    BEn izledim mi? Hayır ancak benim durumum farklı çünkü benim senin sayende haberim oldu ve izlemeyi kafama koydum bilirsin izleyeceğim dedim mi izlerim 😀 Yahu hemide 11 bölüm dişimin kovuğuna yetez 😀

    Jdramalarını sevdiğimi biliyorsun seninle aynı şekilde seviyoruz yani nedenlerimiz aynı. Anime tarzında, aşkına meşkine çok takılmayan, arkadaşlığı vs anlatması uzatmaması izlenir kılıyor. Benim için jdrama bu yani. Sevişme, öpüşme istersem kore ne güne duruyor biraz kafamız dağılsın yarılalım dimi ama 😀

    Tanıtım için çok teşekkür ederek yorumuma son veriyorum. Bu arada yine söylüyorum bu kadroya bayıldım.

    Alakaya Maydonoz; Bu zamana kadar en sevdiği maystro Beethoven Virus daki KAng Gun Woo dur. Adam tam bir maystrodur. Uludağsözlükte onu tam anlatan bir kaç satır vardır yazıvereyim

    ince ve zarif çubuğu,ismail gönüllü selahaddin ordusunun mızrakları gibi parlıyordu spotların altında.

    mihverine kan bulaşmış bir cengaverin zırhı kadar ağırdı smokini

    bir parşomene yazılıydı ahengi divit olan notanın
    ve
    müzisyenlerin enstrumanları,dergah dervişlerinin farklı renkteki tennureleri gibi selam durdu maystrolarına…

    Bakalım burdaki nasılmış 😛

    • sağol çingucum güzel sözlerin için. sizlere layık olmaya çalışıyorum, ikna edebilirsem ne mutlu bana^^

      ben bayıldım valla özellikle de dorama severlere tavsiye ettim, ki bu pek de kötü değil yani aşk meşk var yine öyle nobuta’da olduğu gibi “ölümüne kankayız”a bağlamıyolar işi (ki o da şahane dizidir, favorilerimdendir ayrı konu)
      tamaki’yi severdim ama burda aşık oldum. bence döktürmüş. hem klasik cool adam ama öyle komikliği yan karakterlere bırakmamışlar ciddi ciddi de yarabiliyor. kısaca bayıldım. beethoven’ın ilk bölümünü izlemiştim çok önce ama sarmamıştı. başlama nedenim yine klasik müzik olsa da yetmemişti. belki yine denerim, ama şef olarak gönlümün birincisi yine chiaki olur zannımca^^

      izlersen uzun uzun yorumlarını beklerim çingum:)

  2. süper yazı, valla ağzım şimdiden sulanmaya başladı 😀

    ben zamanında bunun animesini izlemiştim. fena olmamakla birlikte, top 10 animelerimin arasına girecek kadar bana hitap etmemişti. bazı kısımlar gereksiz uzatılmıştı. jdramada o gereksiz uzatmalar olmaz diye düşünüyorum. hadi bakalım, görelim 🙂

    ayrıca animedeki Chiaki de biraz gıcık bi elemandı, bilmem ki canlısı nasıl olucak? yani tabii itazura na kiss’in Irie-kun’u kadar da gıcık değildi, ama böyle bir havalar, efendime söyliyim bir somurtuk haller… pek öyle şebekliklerini hatırlamıyorum; sen yukarıdaki yazında şebek hallerinin sevimliliğinden bahsedince şaşırdım ve sevindim 🙂 evet evet, en kısa zamanda bu doramayı izleyip yorumlarımı yazıciiim.

    • sağol canım önce drama iştahını kabarttıysam ne mutlu bana^^ valla burdaki chiaki de cool, ara sıra nodame’yi bildiğin hırpalıyor ama aynı zamanda düşünceli davranışları da var. evini temizleyip, karnını doyurması vb. yani irie kun’un yanında melek^^ bunun yanında dediğim gibi beni çok güldürdü hatta genel drama erkeğinden beklemeyeceğim incelikte şeyler bile yaptı.

      kısacası güzeldi, zaten uzatıldığını sanmam 11 bölüm üstüne 2 de film var. ben izlerken hiç sıkılmadım açıkçası.
      hikarucum izle hemen yorumlarını beklerim anacım:D

  3. Her zaman gibi okurken koptum kuzum yaa, satır aralarındaki ayrıntılarda gözümden kaçmadı değil(örn: burnumdaki kanı silip devam edeyim) ahahha 😀
    Bende animesini izleyeyim diye düşünüyodum bak şimdi direk dizisinimi izlesem napsam, Josei olduğu için içindeki aşk dozajı(bu da yeni bi kavram ben buldum:P )
    diğer doramalardan çok olur diye düşünmekteyim, ama olmada olur yaw ben zaten japon dizilerinin o yönünü seviyorum. 😀

    • kuzum sağol varol, ama cidden hala kendisine bakınca burnumdan ince bir kan sızıyor ikemen görmüş liseli japon kızına dönüyorum^^
      animeyi belki ben de izlerim ama dramanın yeri hep ayrı olcak sanırım. josei türü dediğin gibi, yani hiçbir jdrama aşkı merkeze almasa da nodame beni gayet mutlu eden anlara sahipti, çook sevdim.
      ablam nadiren benim çekiklere bulaşır bilirsin, o bile resimleri görünce “eğlenceli bu, indir bana” diye talimatı verdi (zaten nedense jdramaları daha çok seviyor) yani beklersen belkim dvdsini yaparım sana kuzum.
      ama izle mutlaka, senle oturup muhabbetini yapmak güzel olur(beni dinleyecek bir kurban arıyorum^^)

      • Ahaha bak şimdi sen böle diyince daha merak ettim.
        valla dvd süper olur kuzum. Zaten vizeler sonra sunum derken bir süre dizi rejimine giriyorum. Sonra kendimi o dizinin kollarından öbürüne atıcak nihaha bekleyin beni diziler bekle beni Toma’ya çok benzettimğim ama içten içe o olmadığından emin olduğum şef:P

    • Ahah dünya ahret bacım olsun, yok nann olmadı bu dünya ahret eniştem olsunn (hahh bu süper oldi:D)
      Ben ona bu kimbapın helali gözüylen bakıcam dostum 😀
      tombik yanaklım yeni dizi çeksede izlesek gözümüz gönlümüz şenlense yahu, ama nirdeeee 😀

  4. bende de şef fetişi var 😀 burdaki şefi hem mutfaktaki şef hem de orkestra şefi olarak düşünebiliriz. pastayı izlerken sık sık chiaki’yi anıyorum iki karakter arasında epey benzerlik var 😀

    • bence de dıştan sert içi yumuşak halleri benziyor^^
      valla şeflerin havası da başka oluyor, fetiş yaratmıcak gibi değil:)benim içimdeki mazoşisti de tetikliyor, o adamlar başımda olsa gıkım çıkmaz valla 😀

  5. Ya bende de var o mazoşistlik heralde ondan baya sardı beni tekme tokat fırlatmacalar, süreklemeler, ani yumruklar falan 😀

    Ya çingum sevilmeyecek gibi değil ya! Daha ilk bölümden uzatılan Japonca konuşamlarına bayıldım. Hele 4 sene almanca okumuş biri olarak aslında tam tadmin etmesede ben daha bir gırtlak beklerdim 😀 Ancak süper gülüyorum.

    Dediğin gibi kadro olağanüstü, tepkiler falan. İtiraf ediyorum işte basit bir insanım ve cıvık espirilere bayılıyorum :D:D:D

    Bakalım sen Sungkyunkwan için neler hissedeceksin 😀

    • hahaha bendensin çingu.
      milch’i sevdin demek, alman aksanındaki (bence daha çok amerikana benziyor) japoncası nasıl ama. hem çok eğlenceli bir dizi hem de duygusal yerleri var. öyle kusana kadar cıvık yada geyik değil, bölümler ilerledikçe daha da dengeleniyor.

      ben japon esprilerini basit bulmuyorum açıkçası, evet basit olanlar da var ama geneli zekice bence. zaten tırt olanlara gülmek de sorun değil, amaç eğlenmek değil mi? bitirince de yorumunu eksik etme.

      scandala başlayalı 2 gün oldu(3. bölümdeyim) ama dün izleyemedim, bugün devam edicem ama şu ana kadar süper gidiyor^^

      • Ben sana 6. bölümde tutamadım kendimi ağladım desem ne dersin.
        “Artık herkes kendi sahnesinde”
        Ya biranda oldu herşey. Kayet gülüyordum sonra baktım biranda….

        Zaten bana hep böyle oluyor. Mutlaka ağlayacak bir yer bulurum. Pehhh :S

  6. sanırım benim de duygulandığım yerler olmuştu, hehe jdrama da olsa buluruz anacım.
    yalnız ne oluyodu merak ettim o bölümde, hemen bakicim. (chiaki’mi görmek için bahane buldum oley)

    • S Orkestrasının üyeleri farklı yollardan giderken Chiaki işte artık herkes kendi sahnesinde falan dedi ya. O dostların birbirinden ayrılışına ağladım.

      Hayatımda normalde hiç ağlayamam ben. Ancak bu dramalarda en saçma yere bile ağlayabiliyorum. Vallahi garip bir insanım ben.

      Haa bu arada o ne Chiaki’dir yarebbi :D!!! Burnum defalarca 836531370 kez falan kanadı heralde. Doktor bu dramayı bana yasakladı yoksa kan kaybından mefta olacakmışım 😀 Ama nafile 🙂 Zaten ben ölmüşüm gömmeyi unutmuşlar 😀

      • evet sanırım orda ben de duygulanmıştım^^
        chiaki’m bal dudaklım benim, yeni gözdem ve masaüstüm kendisi, haremime aldım^^ demiştim ama yazıda da adamın burnundan kan getirir ehehe

  7. Bitti ya. Göz yaşları ile son buldu. Onlar ağladı ben ağladım. Oy devam filmlerini ve özel bölümlerinide izlemek için bir el attım baktım http link yok. Torrent buldum filmler için türkçe altyazı yok. Bu ne turşu bu ne lahana.

    Olmaz ama böyle ucundan gösterip asıl olayı saklamak gibi bişi. Ya da lolipopu yalatıp gerisini cebe atmaktan farklı bir yanı yok (Benzetmelerde aştığım dakikalar 😀 )

    Çingu sonuna kadar çok beğenerek izledim. Lise hayatım boyunca son senem hariç müzik dersimiz dolayısı ile senfoniye gitmek, biletleri biriktirmek hatta hocamız “Bu hafta şefin imzasını alın, gelecek hafta solisttin” diye ödev verdiğinden mecburen giderdik. Daha ilk konserde aşık olmuştum.Her cumartesi aksatmadan gittim. Maestrolar ile tanışmalar çok zevkliydi 🙂 Zaten 3 sene melodika çaldım okulda (hani S Orkestrasında Nodame’nin çaldığından)Partisyondan nota okurduk, ölçüleri ile sözlülerimizdendi 😀 Hala istiklal marşını notaları ile ezbere bilirim. Si sisisi sisi sirefaresi… :D:D
    İşte bunların hepsi bir bir aklıma geldi. Baybars Hocamızında hayali hep bir şef olmaktı ancak müzik hocası olmuştu içinde bir ukteydi. Ah ah ne güzel günler dedim hep izlerken. Hayatımın içinde o kadar müzik varki biliyordum aslında beni böyle etkileyeceğini. Beethoven Virus’ı da o yüzden sevdim sanırım böylesine. 4. sınıftan beri hep bişiler çaldım, hep bir topluluğun içerisindeydim, hep konserlere hazırlandım.
    Ost albümünü hemen bulup indireceğim.

    Çingum çok teşekkür ederim tanıştırdığın için bu dizi ile 😉 Maziye bir pencere açtırdı. Duygusala bağladım birazdan ağlarım ben 😀 Neyse öpüyorum…

    • öncelikle rica ederim, beğenmene çok sevindim canım.
      ne yazık ki film için link yok, ben ingilizce izledim online olarak, bir 2.si yani sonuncu kaldı. daha geçen nisan yayınlandığı için sanırım hala düşmemiş adam gibi.

      drama klasik müzik sevene ayrı bir keyif veriyor. bizim de zamanında opera sanatçısı olmak istemiş bir hocamız vardı, bolca opera ve baleye gitsek de klasik müzik konserine hiç gidemedim. çok istiyorum ama.

      baya duygulanıp geçmişe gitmişsin çingum, sevindim böyle bir etki bırakmasına. tavsiyelerim beğenilince çok mutlu oluyorum^^

      bu arada best 100 ostsi var sarangni’de, içinde 8 albüm mevcut. ben çevirip çevirip dinliyorum^^

  8. Kotatsuuuuuu!!!1
    Bende kotatsu istiyorum ama bu soğuk kış günlerinde (izmirde de bi soğuk bi soğuk:P ) çok ihtiyacım var:D
    Kotatsu sahnelerine bayıldım yaa, laptobu kucağımdan düşürüyodum gülerken 😀 Bide ben sofraların elektrikli olduğunu bilmiyodum yaa , sadece kalın örtüya sıcak tutar diye düşünüyodum, süper fikirmiş valla:)
    bi kaç saat içinde chiaki’nin evinide kendi evine benzettiya bravo Nodame’ye 🙂

    • eh onunki de ayrı bir yetenek, chiaki gibi düzgün adamı bile yoldan çıkarmak her yiğidin harcı değil^^
      kotatsu bölümü süperdi ya, hele masumi-chan yirim.
      valla izmir bir ara soğuycak diyolar ama ne ara bilemiyorum, ne giyceğimi bilemiyorum. aralık diye mont giycem ama bugün senden sonra eve yürürken incecik hırkayla bile piştiğime göre giyilmez:)
      ama kotatsu soğuk kış günleri için süper ya, heralde altına girdiğim anda uykuya dalardım 😀

  9. ahh bittti yaa, bitmeyeydi dur diyeydim bitme diyeydim açeydim kollarımı böyle:P şaka bi yana çok sevdim yaa bende biter bitmez ost.arayanlardanım:) sarangide varmış hemen oraya koşuyorum;)
    Bu arada İzmir’e bi orkestra gelir gelmez önlerden bilet alıyoruz tamam mı 😀

    • oyy canım beraber izlerken zaten çok seveceğini tahmin etmiştim, bu arada daha special’lar ve ilmler var zor günler için^^
      tabi ya aynen takip edelim gelince hemen koşalım canım:)

      • beraber izlemekte ayrı bir keyifti kuzu valla, perşembede bi diziye beraber başlıyalım 😀
        3 filmi varmış yaşasın paris maceralarınıda görcem:)

  10. Kuzular yok mu sizin şehrin senfoni orkestrası ya da opera ve balesi. İllaki vardır ya. İzmir gibi bir şehrin mutlaka vardır.
    Mesela bizim burda her hafta cuma ve cumartesi konserleri var (Senfoni orkestrası) Mersinde de öyeydi haftasonları opera ve bale vardı orda da .
    Araştırın yani ;)Hatta ben sizin için araştırdım 10 Aralıkta Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezinde saat 20.30 konseriniz var 😉 (cumaları gösteriler ücretlidir ancak ctesileride ücretsiz tekrarı olur -Yani bizim burda öyleydi orda da öyledir mutlaka) 10 aralıktaki konserde “Dimitri Shostakovich Keman Konçertosu No.2 Do diyez min. Op.129

    Hector Berlioz Fantastik Senfoni Op.14” programı varmış. ancak 17’si güzel Brahms çalacaklar. Neyse http://www.izdso.gov.tr adresinden programa bakın gidin 😀

      • ahh çingum benim araştırmış hepsini, dediğin yere girip bakicim^^ hele ki brahms dedin mi benim dibim düşer, bir de liszt olsa dadundan yinmez:D çok sağol canım biz üşengeç odunlara yaptığın bu iyilik içün.
        rhapsody in blue ha, bolca nodame’yi yadedersin dostum. mutlaka dinle:))

  11. @Sermin
    ovv süpersin valla kuzu bende gidip broşür alayım diye aklımdan geçirmiştim ama netten bakmak aklıma gelmedi:)
    Brahms süper olur valla:)
    ben en çok Stravinsky’den Petrushka yı sevdim sabahtan beri çevirip dinliyorum. böyle bi neşe veriyo sanki insana:)

  12. kuzuuuu 😀
    siteden yıllık programda 24 aralık güney kore özel konseri var hemde flüt konçertosu çok severim flütü
    hemde cuma günü yaşasınn 😀 kesinlikle gidiyoruz demi demi:)
    17 sindede brahms var, aman tanrımm Ser-min sen çok yaşa emi 😀

  13. kuzum bence de perşembeye bi dizi izleyek beraber, kararlaştıralım, indirelim vb.
    oha o güney kore programına gi-di-yo-ruz!!!
    brahms’a katılamayabilirim, arkadaşımın doğumgünü kesin gelicem dedim ama bakalım iptal gibi bişey olursa son anda da olsa şansımızı deneriz^^ brahms yaa^^

    • bende secret garden var^^ demide komedili momedili hehe:) ama bitmiş bi dizi istersen onuda buluruk, indiririk kuzu:)
      17 sinde olan ege üni kültür merkezindeymiş, son anda falan olsada giderük yakın;) diğerleri ahmed adnan saygunda güzelyalıda ama her halukarda giderük yahu güney koreyle ilgili bişey yapmışlar şehrimizde gitmezmüyük 😀
      Bunları neden telden konuşmuyoruz onuda bilmiyomda bi heyecan yaptım ondan:D
      bide size bu parçayı armağan ediyorum:)

      http://fizy.com/#s/13lyvd

  14. bu diziden sonra bende de başladı bu fetiş artık eminim Pasta’daki şeften sonra şimdide Chiakisama geldi ne de iyi etti bayıldım bu diziye çok da hayıflandım şimdi mi izlenir diye ama geç olsun da güç lmasın değil mi?Nodame resmen bitirdi beni hele o konuşması o kawai halleri ş harfleri yerler onu ya Chiaki ile dialogları o anime vari hareketler herşey Mine ve Masumi of bitirdiler beni bitmese dedim resmen ama specialllarla biraz tatmin oldum sanırım 😀

  15. ha bir de Chiaki sen ne yakışıklı ne cool bir insansın ama niye gitgide bir deri bir kemik kaldın anlamadım dizideki halleri süperdi sonra aç bırakmışlar admı resmen yanakları göçmüş:( ah bir de mzükler Allahım hayatımda ilk kez piyano çalabilmeyi istedim delice ve çok yandım çalamadığıma öğrenemdiğime izleyin bu diziyiiiiiiiiiiiiiiiii 😀

    • ne güzel diziydi dimi, izleyip beğenmene sevindim. öncelikle tamakim hiroshim japon top 5imde yer alır, o kadar çok severim. taş diyorum daha da bişey demiyorum. karakterler inanılmaz şirin, yan karakterlerden mine ve masumi de aynı derecede. nodame zaten anlatılmaz yaşanır^^
      dizinin müzikleri ise adamı neden klasik müziğe el atmadım diye kıskançlıktan çatlanır:)) piyano benim yaramdır zaten, daha da pişman olmuştum izleyince^^

  16. Geri bildirim: Şirinim, Şirinsin, Şirin… « Kimbapsushi's Blog

  17. Geri bildirim: Kimbap’ın Haremi | Kimbapsushi's Blog

  18. Nodame Cantabile, adını ilk kez attığın tweet sonrası öğrendiğim bir diziydi.Senden sonra, konusuna ve fotolarına bakıp sağlam bir drama filan diye düşündüm.Ne kadar yanıldığımı söylememe gerek bile yok.

    Diziyi, müzikleri, karakterleri ve oyuncuları çok sevdim.Her bölüm birden fazla esere yer verilmesi, eserler hakkında verilen bilgiler, piyanonun, kemanın ve diğer müzik aletlerinin harikulade sesleri diziyi zevkle izlememi sağladı.
    Karakterler, en başta Nodame inanılmaz tatlıydı.Chiaki’ye ne desem az.Taş mübarek taşşş…Böyle lanet adamları seviyorum (z) Terry sendromundan muzdaribim maalesef ben de.

    Geleyim en sevdiğim yan karaktere, Masumiiiiiii…Masumi’yi en çok Chiaki’yi hatunların elinden kurtarırken seviyordum.Hâlâ gülüyorum aklıma geldikçe.

    Diziye dair ne varsa en güzelinden yazmışsın.Daha da birşey denmez bu anlatının üzerine.

    Ben de izlerken keşke bir müzik aleti çalabilsem diye hayıflandım, hepiniz gibi.Tek başıma değil de bir orkestranın parçası olmak isterdim.Hazır istemişken Chiaki gibi bir şefim de olsun bari :))

    Özel bölümleri nette bulamadım, filmleri indirmekle yetindim.Hemen arayı soğutmadan 1.filme başlamak üzere huzurlarından ayrılıyor ve bu kadar güzel bir diziyle karşılaşmama vesile olduğun için sana çok teşekkür ediyorum.

    Hoobaenin iş başında….

    • Hoobaenim, senin kadar söz dinleyenini de görmedim. Çok geçmeden bana yetişirsin valla 😀
      Beğenmene çok sevindim. Nodame sevilmez mi?
      Terry sendromu, evet, kötü çocukları seviyoruz ne yazık ki^^’
      Filmlerden önce özel bölümleri izlemen gerek. Link bulursam gönderirim ama önce onları izle mutlaka.
      Ben yorumun ve güzel sözlerin için teşekkür ederim 🙂

  19. Yetişmek ne haddime. Ben sevdim senin ardın sıra gelmeyi, Uzak Doğu aleminde.
    Linkleri bulursun, inşallah.Hainler yok etmişler, özel bölümsüz komuşlar bizi :((((

  20. Tadaiiiimaaa….(suyunu çıkarmasam olmaz)
    Özel bölümleri ve filmleri bitirdim.Sıcak bir yandan, merak bir yandan hepsini arka arkaya dayayınca, başımın üstünde Nodame’nin sinekleri görülmeye başladı.
    Nodame ve Chiaki’nin Paris ve Prag’ta geçen hikayelerini izlemek güzeldi ama Mine, Masumi, Kiyora’yı da daha çok izlemek isterdim.Onların olduğu film ve özel bölüm, kesinlikle daha güzeldi.Rus hatunla, Fransız çocuktan çok hoşlanmadım.Japonya da bir film daha çeksinler, ben doyamadım onlara yaa…

    Özel bölüm linkleri için de teşekkürler, karakterleri ve hikayeyi bildiğim için çok zorlanmadım İngilizce Altyazılı izlerken.

    Kopup geliyorum.Sıradaki Jdramam HanaKimi olacak ama öncesinde araya Sherlock girecek.(Bu arada, Sherlock deyince aklıma hep SHİNee is back demek geliyor.Yan etkilerin 🙂 )

    • Evet, Nodame’de yan karakterler de çok sevilince insan özlüyor. Ve ben de bunca izlenecek şeye rağmen Nodame’ye doyamadım 🙂
      Hana Kimi’yi bir an önce izle ve Nakatsu’yla tanış diyorum. Bak benim de 846502. kez izleyesim geliyor lafı açılınca. Bir de Hana Kimi’nin Kore versiyonu geliyor, başrollerde SHINee’den Minho. Ancak Minho bile beni ikna edemez çünkü Japon versiyon efsanedir.
      İzle Sherlock’ı da kop gel bakalım 😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s