Sushico’dan Battalbey’e İbret Alınası Bir Öykü

sushiyle ilk bakışma

Bu yazı ben ve has çingum Astrea‘nın sonunda sushi yeme öyküsünü anlatacak, hazır olun.

Astrea ile ne zamandır sushi diye dövünüyorduk, uzun zamandır yemek istesek de bir türlü imkan bulamamıştık. En son İzmir’e Sushico da açılınca, beklemenin manası yok diyerek yağmurlu bir gün yollara düştük.

Önce Alsancak Kıbrıs Şehitlerinde buluşma kararı aldık ancak bu pek de mantıklı bir karar değildi. Zira çok gerekliymiş gibi önce kahve içmeye karar vermemiz, dönüşü olmayan bir yolculuğun habercisiydi. Tabi bir de ben güya alışveriş yapacaktım, Astrea benden daha istekliydi zira. Kıytırık bir şalımsı fularımsı bir şey alıp anında sıkıldım (alışverişten nefret ederim) ve kahve içtik.

Ancak yağmur durmuyordu, en sonunda sushi tadacağımız mekana doğru yola çıktığımızda bunun zor olacağını ikimiz de biliyorduk, ancak pes etmedik. Tek bir şemsiye ve gereksiz torbalarımızla cebelleşerek yola koyulduk. Canhıraş bir mücadelenin ardından mekana vardığımızda değil sushi, hamsi yemeye takatimiz yoktu.

mekan

 

Bir önceki gün derin ve hararetli tartışmalarımızda 15 parçalık set menüden almaya karar vermiştik zaten, numaradan menülere bakıp triplere girdik. Benim boynumdaki Poşu ise o mekana ait olmadığımı haykırıyor gibiydi. Dünyanın değil Türkiye’nin doğusuna daha yakın gibiydim ve herhangi bir köhne dönerciye daha çok yakışırdım.

Yalnızca sushi değil benim yoğun gazlamalarım sonucu sakeyi de denemeye karar vermiştik. Siparişimiz hızlıca geldiğinde İtadakimasss diyerek yemeklere saldırdık. Aslında demedik ama keşke deseydik. Poşulu Japon imajım pekişebilirdi, belki Banzai diyerek halay bilem çekerdim.

sakeye artistik yaklaşım

 

İstediğimiz menüdeki sushileri hemen sayarak işin bilgilendirme kısmına geçeyim. Kappa Roll (6 parça), Kani Roll(6 parça) ve California Roll (3 parça). Tabi etrafında yosun içinde pilav olan ilk sushimizin içinde bizim “Japon acuru” diye kendimizce adlandırdığımız sebzeden vardı, diğerinin içinde ise balık. California Roll ise en çok beğendiğimiz oldu, bu ikisinin karmasıydı, hem acurlu hem balıklı 😛 Üzerinde de turuncu boncukumsu şeyler vardı, bunun balık yumurtası olduğu sanrısına kapıldık ve hiç doğmayacak balıkları yedik. Ne olduğunu hala bilmesek de yumurta olmadığı kesin. Sushilerin yanında bildiğin alkollü lahana turşusu ve yeşil renkte Astrea’nın deneyip çok acı bulduğu bir sos vardı. Bir de soya sosu koyduk kaplara, ama hepsini sossuz lüplettik diyebilirim.

Şimdi gelelim Sakelere. Japon geleneksel içkisinin tadına baktık, hatta ben küçük bir şişe de eve aldım. Tahmin ettiğimiz gibi voktaya benziyordu ben hoşlandım şahsen, gayet severek de içtim sushiye katık edip 😛

sushi katliamı

Bunun ardından eve dönüşte benim şahane önerimle çiğ köfte almaya karar verdik, poşumla ancak Battalbey’e girdiğimde kendimi evimde hissedebilir, özüme dönebilirdim. Tabi ki dürümleri hemen yemedik akşama sakladık, yanında 1 galon ayranla beraber yedik. Çiğ köfte eşliğinde Kore dizisi izlediğimiz, ardından Astrea’nın Psikolojik bir deneyine alet olup deneklik yaptığım garip bir gündü.

Sushi için son sözüm ne yenilmeyecek kadar kötü ne de parmakları yedirecek kadar şahaneydi.

günün sonu...yorum yok

Kdrama Aleminden Son Gelişmeler

Uzunca zamandır yazmamışım, şu ara o kadar zor geliyor ki. Zaten pek bir şey de izlediğim yok. Ben de son haberlerden bir derleme yaptım, pek çok kdramaseveri heyecanlandıracak gelişmeler var.

Lee Seung Ki

* İlk haberimi Çinguma kıyak geçerek Lee Seung Ki’ye ayırdım. Gerçi benim de en sevindiğim haberlerden olduğu için pek kıyak diyemeyiz. Bizim topitoş yanağın Hong Kardeşlerle yeni bir projede tekrar beraber çalışabileceği söylentileri var imiş. Kimdir Hong Kardeşler? Benim en sevdiğim Koreli senaristlerdendir, projeleri arasında Hong Gil Dong, You’re Beautiful ve My Girlfriend is a Gumiho var. Seung ki’yle Gumiho’da şahane işler çıkardıklarına göre, dört gözle beklemekten başka çare yok.

Projenin adının The Discovery of Affection olması planlanıyor. Hatun karakterimiz tanınan, artık “olmuş” bir oyuncu, erkek karakter ise yükselen bir aktör. Konu sıradan gözükse de ben Hong’ların mizahına bayıldığımdan tereddütsüz izleyeceğim. Dizi Haziran-Temmuz gibi yayınlanabilirmiş. Bu arada Lee Seung Ki’nin Japonya’ya açılmayı düşündüğünü de not düşelim, bu yüzden şu anda sunduğu 2 Tv programını bırakma olasılığı varmış. Programlardan birini Astrea tanıttı son yazısında, buyrun bakın.

Park Min Young

* Gelelim en az ilki kadar heyecan verici ikinci haberimize. Malum uzunca bir süredir Lee Min Ho’nun City Hunter adlı bir diziyle döneceği belliydi. Daha bu muhabbet ne kadar uzayacak derken sonunda malum cepheden bir haber geldi. Habere göre Lee Min Ho’ya dizide esas hatun olarak eşlik edecek kişi Park Min Young imiş. Bizim kız, yani Sungkyunkwan Scandal’da izleyip sevdiğimiz hatun. Gerçi daha önce de Mary hakkında heyecan yapıp avcumuzu yaladığımızı hatırlatırım, nedense pek güzel olmayacak hissi var içimde ama yine de biz şahane olmasını umalım.

Bir de dizinin ilk bölümü benim doğum günümde (25 Mayıs)yayınlanacakmış, uğurlu gelirim umarım^^

Lee Hong Ki

* Seung Ki Japonya’da albüm çıkarma planları yapadursun, bizim Hong Ki açıldı bile. Lee Hong Ki, yani You’re Beautiful’un Jeremy’si ve F.T Island’ın solisti bir Japon dizisinde oynayacakmış. Hatta ona  Ichikawa Yui eşlik edecekmiş. Hatunu sadece Kurosagi’de izlemişliğim var, ancak pek çok dramada yer almışlığı var. Dramanın adı Muscle Girl olacakmış ve Nisanda yayınlanması planlanıyormuş.

Böyle rollerde oyna So Ji Sub, bana bunlarla gel^^

* Bunu da bir süre önce görmüştüm bugüne kısmetmiş haberini vermek. İlk gözağrılarımdan bebişim So Ji Sub çingularımın paylaşamadığı Han Hyo Joo ile bir filmde rol alacakmış. Filmin türünün dram olması bu iki oyuncuyu da görünce bizi şaşırtmamalı, değil mi? Ne kadar seversem seveyim Küçük Emrah bakışlarını inkar edemeyeceğim Ji Sub’ım ve herkesin neden bayıldığını anlamadığım senin benim gibi insan olan Han Hyo Joo. Filmin konusunu ayrıntılı okuyunca pek de havalara uçup, “Nasıl beklerim valey aney” demediğimi söylemem gerek. Jisub eski bir boksörü canlandırırken, Hyojoo da onun giderek körleşen sevgilisi olacakmış! Cevabınızı Japonca vereyim, başka da yorumum yok! Jodan Ja Nai!?

Bugünlük bu kadar çingular, çok yakında 2 yazı daha gelecek, takipte kalın 😀