Bir Mimdur, İki Mimdur…

* Hayalindeki meslek nedir?

Hayalimdeki meslekler sürekli değişti. Fakat hiç bir zaman şu anda yaptığım öğretmenlik hayalimdeki mesleklerden değildi. Gerçi şu da var, hayatta her alanda çabuk sıkılan, hırs denen duygudan alabildiğine yoksun biri olarak zaten bana tam anlamıyla uyacak bir meslek yoktu. Yine de en çok istediğim dergi yazarlığıydı sanırım. Bunu isteme nedenimse işin vereceği keyiften çok yaşam stilinin cazip gelmesiydi. Yeni kitapları okuyup, filmleri izleyip ya da albümleri dinleyip, eleştirmek tam da benim yaşam tarzıma uyan bir şey olduğu için ve çocukluğumdan itibaren dergi manyağı biri de olduğumdan hep istemişimdir. Herhangi bir sanat dalıyla uğraşmak da hayallerim arasında hep vardı.

*Yazın sürmeyi en sevdiğin parfüm?

Çabuk sıkılan, maymun iştahlı hallerim burda da kendini gösteriyor. Aynı anda zibilyon tane parfüm kullanırım, bir sürü aldığımdan genelde bir türlü bitmezler. O gün moduma göre kullanırım. Yaz kış en sevdiklerimden biri DKNY’nin Be Delicious parfümüdür ama belirtmem gerek.

*En önemli maktaj hileniz?

Liseden beri düzenli makyaj yapan biriyim. Hatta makyajsız çok ender dışarı çıkarım. Yalnız bunca yıldır yapmama karşın hala aynı yöntemleri kullanırım, kendimi pek geliştiremedim. Son 3-4 yıldır göz makyajım üste siyah eyeliner, alta siyah göz kalemidir. Bunun dışına nadiren çıkarım. Kısacası pek bir hilem yok.

* Çay mı kahve mi? Şekerli/şekersiz, sütlü/sütsüz?

Son bir yıla kadar çay tiryakisiydim, bir yıldır kahve. Aslında ikisi de diyebilirim. Çay demli ve şekersiz içerim, kahveyi sütlü ve şekerli.

*Tam şu anda kucağınıza bir cin düşseydi ve 3 dilek hakkınız olduğunu söyleseydi, ne olurdu?

Aslında öyle hayata dair çok büyük isteklerim yok. Düzenim var. İşimde huzurluyum, eğleniyorum, mutluyum. Maddi bir sorunum yok. Ailemin veya benim bir sağlık sorunumuz yok. Çok sevdiğim arkadaşlarım var vs. Sanırım tek eksik aşk. Mutlu sona bağlanacak bir aşk isterdim sanırım. Bunun dışında diğer 2 dileğim sanırım uzak doğuya gitmek olurdu. Bir de Türkiye’yi yaşanır bir hale getirmeyi dilerdim, saçma sapan çatışmaların, kutuplaşmaların olmadığı, gelişmiş bir ülke olmasını dilerdim.

*Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği ve tatlı. Bu öğünlerden ömrünüz boyunca yalnız bir tanesini seçmek zorunda kalsanız, hangisi olurdu?

Böyle sorulara kıl olsam da cevaplıyorum. Kahvaltı kesinlikle en sevdiğim öğündür, onu seçerim.

*Eğer Hello Kitty olsanız, kurdeleniz ne renk olurdu?

Bu soru saçma geldi ahaha neyse. Siyah. Hello Kitty’ler hep şirin, hep şirin. Cool Hello Kitty açılımı yapardım^^

*Eğer ömrünüz boyunca yalnıca bir takı seçme hakkınız olsaydı, hangisini seçerdiniz?

En sık taktığım küpe olduğundan onu seçerdim. Kolye en az taktığım olduğu için elenir. Yüzük için hep aynı tarzda yüzükler takarım o yüzden pek gerek yok.  Bileklik her zaman takmam. Ama küpe bence insanın havasını direkt değiştirme konusunda diğer takılardan daha etkili. Bu yüzden küper diyorum.

* Sahip olmak istediğiniz bir yetenek?

Piyano çalmak. Bir tek bu. Aşığım.

*Bitince almaya devam edeceğiniz bir kozmetik ürünü?

Bitince hepsini alırım ve alıyorum da, saçma geldi bu. İhtiyaç bu, bitince alınır^^

*Eğer geleceği görme şansınız olsaydı, görmek ister miydiniz? Evetse tam olarak neyi görmek isterdiniz?

Kesinlikle istemem, paranoyak bir hayat sürmek istemem. Ya o güne kadar ölmüş olduğumu ya da bir yakınıma bir şey olduğunu öğrenirsem? Hayatım cehenneme döner. Göreceksem de unutma şansı verilmeli, ancak öyle kabul ederim^^

* Gizli ünlü aşkınız kim?

Şimdi burda gizli aklımı karıştırdı. Yoksa ünlü aşklarım çok ve bağırarak her yerde duyuruyorum zaten. Gizli olanlar daha çok müzisyen tayfası. Suju’dan Eunhyuk, Donghae olabilir, Bigbang’ten GD olur vs. Zaten tam da bugünlerde kendilerini Facebook profilimde ifşa ediyorum. Merak eden ordan takip edebilir.

* Neden blog tutmaya başladınız?

Yazmayı her daim sevmişimdir. Küçükken de evde kendim dergi yapar, okuduğum kitapları, dinlediğim albümleri tanıtırdım. Baktım ki bunun için bedava bir yöntem var, hem de binlerce kişiye ulaşabiliriz, başladım blog tutmaya. Hem o dönem uzak doğu sevgim yüzünden yazacak çok şey birikmişti. Yoğunluktan her zaman vakit bulamasam da seviyorum. Üstelik 1 yıl kadar önce 2. blogu açtım (pek yazamıyorum evet ve şimdi baktım da 28 haziranda harbiden 1 yıl dolacakmış O.o), birkaç ay önce yine Lee’den gelen mim nedeniyle hikaye blogumu da açtım. 3 blogla yuvarlanıp gidiyorum.

Bu mim de Sermin‘ime gitsin, sanırım Astrea da mimledi ama çifte mim olsun da kaçışı olmasın.

Reklamlar
By kimbapsushi Posted in Mim

3 comments on “Bir Mimdur, İki Mimdur…

  1. sende bendensin canımm yaa ne yapsam nasıl düzeltsem bu huyumu bilemedimm..birşey benim hayalim dahi olsa bi süre snra hemen sıkılıyorum ve ayrıca hırsın kırıntıları bile yok..hırslı olabilmeyi çok isterdimm..
    sonra,piyano demişsin inanır mısın piyano çalmak hep benim hayalim olmuştur..çok seviyorum umarım birgğn çalabilirimm 🙂 ve tabi sende

    • evet, hayal dahi olsa anında vazgeçiyorum. bir şeyi bir süre çok istiyorum sonra biri çıkıp “istiyorsun ama onun şusu zor” deyince anında vazgeçiyorum. azim, hırs denen şeyin zerresi yok.
      demek benziyoruz çingu ha^^ bir gün piyanoda tek bir eseri bile iki elle çalmayı öğrenirsem, o bile yeter bana^^

      • yaa öyle iştee..o bişey değilde senin yine iyi,benim parlaşlar o tuşlarla bi buluşsada yeter..daha dokunamadım bile 😀 😀 fakirliğin gözü kör olsun 😀 😀 😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s