Diziler, Diziler, Diziler…Diziler

Kim Ki Duk esinlenmeli über gereksiz başlığımın verdiği şoku atlatan ve yazıda neden bahsedeceğimi başlıktan anlayacak kadar zeki olanlar, hoşgeldiniz. Kore dizileri bir nüksedip bir kaybolan bağımlılığım. Tabi yine nüksetme döneminde, aslında bahardan beri böyle diyebilirim hatta o zamandan beri çıkan neredeyse tüm önemli dizilere el attım. Çoğunu hala tamamlamaya kastığım bu dizilerden en azından kısa kısa da olsa bahsetme arzum bir süredir vardı. İzlemeyi düşünenlere bir kılavuz mahiyetinde de görülebilecek bu yazımı lütfen ciddiye alın, hiç ciddiye alınmayacak bir girizgahı olsa da…

Scent of a Woman- Tek Kelimeyle; Seviyorum

Genelde başlığım ne kadar kötüyse ve yaratıcılıktan uzaksa, o şeyi o kadar çok seviyorumdur. Aynı kural bu dizide de işledi. Bu yıl malum ilk 5ime giren  Secret Garden ve The Greatest Love gibi iki dizi bahşetti bana ki bunun dışında izlediklerimi de beğendim. İşte Scent of a Woman da sadece 4 bölümüyle listemin ilk sıralarını zorlamaya başladı. İlk başta güzelim teaser fotoğraflarıyla kalbimizi çalıp, heyecanlı bekleyişimize start vermişti zaten. Kadro açıklandıkça yüzler de güldü. Özlenen bir Lee Dong Wook ve romantik komedilerin sultanı Kim Sun Ah. Üstüne Uhm Ki Joon kaymak niyetine, az sonra değineceğim o kısma da.

Dizi ilk bölümde sizi biraz kızdırarak başlasa da emin olun bir kaç bölüm içinde yüreğiniz soğuyacak, taşlar yerine oturacak. Dramla komediyi öyle güzel harmanlayan bir dizi ki, hangi yönünü beğeneceğinizi şaşırıyorsunuz. Şahane cast, süper müzikler, akıcı senaryo ve ayrıca alkışlanası görüntüler birleşince tadından yenmez bir dizi çıkıyor ortaya. Şahsen ben konuyu okumadan başladım, malum spoiler korkum var. En kısa haliyle az vakti kaldığını,kanser olduğunu öğrenen bir kadının hikayesi ama bu depresif cümleye kanmayın dizi o atmosferde geçmiyor (en azından şimdilik). Kesinlikle ve şiddetle tavsiye edeceğim bir dizi, aslında detaylarla boğmaya hiç gerek yok. Zaten muhtemelen bölümler ilerledikçe hakkında gerekli gereksiz karaladığım bir dizi olacak, burada bitmez gibi.

Yine de nokta koymadan biraz fangirllük yapalım. Aslında başta bu diziyi biriktirip, öyle izlemeyi planlamıştım. Ancak bir süredir izlediğim Dream High dizisinde vurulduğum Uhm Ki Joon oynadığından daha fazla dayanamadım. Ki Joon’u aslında ilk Worlds Within’de izlemiş ve cool bulmuştum. Dream High’da çocuksu ve sevimli halleriyle listeme hızlı bir giriş yaptı ve artık Scent of a Woman’ı biriktirmeye yetecek sabrım yoktu, bir baktım indirmişim, açmışım ve izliyorum.

İzleyin mutlaka, hiç sebep bulamıyorsanız şu sebepten:

Bir de dizinin nostaljik müziklerine kurban olduğum fragmanı için gitmeden tıklayınız.

Heartstrings- Aşk gençken güzeldir…

Sanırım en kaptırmış halde izlediklerimden biri bu dizi. Başladığından beri derin bir sadakatle kah söverek kah severek izliyorum. Tam da beklediğiniz, umduğunuz gibi bir gençlik dizisi, romantik komedi. Ne The Greatest Love kadar komik ne de Secret Garden gibi içinizi eriten sahneleri var, üstelik onlar gibi çizgi dışı değil gayet tahmin edilebilir. “Ee yazıya nasıl başladın, şimdi ne saçmalıyorsun?” demeyin çünkü ben de nedenini bilmediğim bir şekilde bu dizide olacakları merak ediyor, her yeni bölümü iple çekiyorum. Garip bir şekilde sıcak, samimi geliyor. Oysa çok da alışılmadık bir konusu yok. Bir Sanat Okulu, kavgayla başlayan bir ilişki, 3. şahıslar. Dizinin bir shoujo manga havası var ki sanırım içten içe ona vuruldum. Bir de şirin detaylar var; ilki canımız ciğerimiz, obur bateristimiz. Hepimiz onun Natasha’sı ya da Noonası olmaya gönüllüyüz sanırım.

Bir de müzikleri güzel- zira çok sevdiğim grup CN Blue’nun parmağı var. Son olarak Park Shin Hye’nin kıyafetleri diyorum. Hastasıyız^^ Bu dediklerimden bir şey anladıysanız izleyin:)

Daha dizi başlamadan Baresso baresso diye dilime dolanmıştı şarkısı, izlemeyi düşünenlere buyrun fragmanı.

Myung Wol The Spy- The Greatest Love meets City Hunter

Evet aynen de başlıkta dediğim gibi. City Hunter gibi bir içeri sızma hikayesinin, The Greatest Love cıvıklığında ilerlediğini hayal edin, işte bu gayet olası hatta oldu bile. Eric sevgim ve afişin albenisi birleşince ben zaten başladığı anda atlamaya gönüllüydüm bu diziye. Nitekim izlediğim bölümler beni hiç de hayal kırıklığına uğratmadı. Çok tatlı, eğlenceli, absürd ve sürükleyici… Ajan hadisesinin komedi sosuna bulanmasına her daim bayılmışımdır. Çocukluğumda bu yüzden Çıplak Silah serisinin ve Leslie Nielsen’in hastasıydım. Dizi ilk oradan avladı beni. Eh Eric de kendini beğenmiş, Rain çakması bir starı canlandırınca bana izlemekten başka çare bırakmadı. Acaba kadın bir ajanla bir pop starın yolları nerede kesişir ve sonu ne olur? İzleyin ve görün diyorum.

Dizinin IRIS göndermeli yarıcı fragmanı için şuraya, daha açıklayıcı (Çakma Rain Eric’i görebileceğiniz:))  ikinci fragmanı için şuraya tıklayınız.

City Hunter- Parlatıcısı Fazla Kaçmış Ajan

Lee Min Ho severler kızmasın ama bu diziyi düşününce ilk aklıma gelen bu oluyor. Diziye yine ilk bölümlerden başladım ancak geçen hafta final yapmasına karşın hala 11. bölümdeyim. Bunda hevesimi kıran spoiler canavarlarının etkisi büyük. Herkes dizinin sonunu söyleme konusunda anlamadığım bir şekilde birbiriyle yarışınca, ben de diziye küstüm ama diğer yarım diziler gibi bu da sırtıma kambur olmasın diye bitireceğim.

Dizi bir intikam hikayesi. Kısa ve net. İlk bölümleri özellikle tadından yenmiyor, hele ki pilot bölümü inanılmaz başarılıydı. O güçlü başlangıç ile diziye bağlandım ve 11e kadar aynı sadakatle izlemeyi sürdürdüm. Oyunculuklar iyiydi, senaryo fena değildi, kurgu heyecan vericiydi. Arada pürüzler çıkmadı diyemem, mantıken ters gelen şeyler oldu. Hatta bir bölümde rastlantılardan bunalıp twitterda Seul’ün herkesin birbirini bir şekilde tanıdığı 1000 kişilik bir köy gibi yansıtılmasından dem vurmuşluğum vardır. Yine de müzikleri, görüntüleri ve oyunculukları açısından izlemeye değer bir dizi ancak daha sağlıklı bilgiye bitiren arkadaşların bloglarından ulaşabilirsiniz.

Dizinin fragmanı için tıklayınız.

Miss Ripley- Suya düşen hayaller

Bu dizi kesinlikle hayallerimi suya düşürdü. Lee Da Hae My Girl’de izleyip bayılmasam da fena bulmadığım bir oyuncuydu. Baktım ki ona Yoochun eşlik ediyor- ki o eşlik etmese muhtemelen izlemeyeceğim bir diziydi- izlemeye karar verdim. Başlayınca fark ettim ki tanıdık bir yüz daha var, hep beni kalbimden vuran filmlerde oynayan Kang Hye Jung. Ancak Astrea ile oturup 2 bölümü izlediğimizde nedense elimiz diğer bölüm için play tuşuna gidemedi ve birbirimize dizinin sarmadığını itiraf ettik. Aslında uzun zamandır böyle baştan sıkan bir dizi olmamıştı. Yoochun beklediğim kadar görünmedi, en sevimli oyuncu beni hayal kırıklığına uğratmayan Kang Hye Jung oldu. Lee Da Hae’nin iticiliği içinse tanım bulamıyorum, histeri krizine tutulmuş gibiydi ya da acemi bir oyuncu gibi. Üstelik tek böyle düşünen de ben değilim. Dizi yalan ve dolandırıcılık üzerine gerçek hayattan alınma bir hikaye üzerine kurulu olsa da bir konu bu kadar sıkıcı ve heyecandan uzak işlenir. Keşke beğenebilseydim ama büyük ihtimalle devam edemeyeceğim.

Dizinin fragmanı için tıklayınız.

**Bunlar haricinde eskilerden 3 diziyi izliyorum, biri bitmek üzere. Onlardan ayrıca bahsedeceğimden bu yazının konusu değiller. Umarım izlemeyi düşünenlere faydalı olabilmişizdir. Esen kalınız o vakit:))

Reklamlar

30 comments on “Diziler, Diziler, Diziler…Diziler

  1. “Eric de kendini beğenmiş, Rain çakması bir star”. Dün ilk bölümünü izledim dizinin ve aklımdan geçen aynısıydı. Oynadığı filmin adı bile “assassin” kelimesini içeriyordu 😀 Yazı çok güzel, diziler hakkında fikir verici 🙂 Kısa keseceğim, KBS Music Bank kaçıyor 😀 Gerçi SJ en son çıkacak ama olsun ^^

    • Haha ben de Music Bank’e kaptırdığımdan yeni okudum ve onayladım yorumu 😀 Bence Eric’in karakteri inanılmaz tatlı ve eğlenceli, aslında başroldeki ablamız da öyle. Kısacası çok tatlı bir dizi ♥

  2. Haha cidden biz üşütmüşüz. Üşütüklüğünde ötesindeyiz. Neyiz lan biz? Tanımlanamayan bir varlık. Evet evet kesinlikle tanımlayamazlar bizi. Çünkü dizi manyağı, bağımlı demek falan bence yeterli değil. Fark ettim ki sadece popüler oldukları, ya da ayılıp bayıldığımız oyuncuları olduğu için izlemiyoruz bunları. Bunun en büyük kanıtı Miss Ripley. Kesinlikle izlemeye katlanamayacağım galiba. Gerçi bir yanım biraz daha zaman tanı diyor ama en azından şuan yapamam. Ki Micky var Hye Jung var ama olmuyor azizim 😀

    City Hunter ise pek ilgilenmediğimden spoiler falanda yemedim. Hatta şimdi okuyana kadar konusunu da öyle pek bilmiyordum. Yalnız nedense içimde onu izleme isteği yok. Bu listede zaten Heartstrings için düşüncelerimi biliyorsun. Anlam verilemeyen davranışlarımı dibindeyken şahit oldun. Gerçekten anlaşılmaz bir şekilde her şeyini bilebildiğimiz, feci normal bir dizinin müptelasıyız 😀 Eğlenmiyor muyuz? Eğleniyoruz gerisi teferruattır abi 😀

    Ve listede canı gönülden izlemeyi beklediğim MWS var. İçinde Eric var eğlence var. Ancak biriktiriyorum. Sanırım Eric’e özel muamele yapacağım 😀

    Ha birde Scent of a woman’a bir başlama nedenim olmamasına rağmen Kim Sun Ah ve Ki Joon’un etkisi yadsınamaz. Sadece orda olmasında çok rahatsız olduğum Ki Joon ile yine Worlds within de rol arkadaşı olan kız çıldırtıyor beni. Sesine, suratına dayanamıyorum!!1 Aigooo hele bu dizideki karakteri yüzünden onu parça pinçik yapabilirim. 😀 Bu arada yeni bölüm fragmanında seni mutlu edende Ki Joon faktörüydü değil mi? Ay neyse bizim en yakın zamanda birde bunları canlı canlı konuşmamız lazım olmuyor böyle :D:D

    • Aynen öyle pandam, üşütttüğümüz açık^^ Miss Ripley sayfası sanırım benim için kapandı, hiç keyif almadığım ve başrolüne sonsuza dek gıcık olacağımı bildiğim bir diziyi izlemek her şeyden öte zaman kaybı olur. Seven (Seven derken popçu olan değil:P) izlesin ama ben almıyım^^

      City Hunter iyi dizi aslında, her şeyden öte savcı faktörü var hehe yazıda bahsetmedim zira insanların ne kadar açgözlü olduğumu bilmelerini istemem. Heartstrings ah beraber izlerken de ne tepkiler verdiydik, şimdi birlikte izleyemesek de sinerji minerji idare ediyoruz 🙂

      Evet fragmanda beni mutlu eden tabi ki oydu. Bir de yazıda da 2. hatundan bahsetmediğimi gözlemlemişsindir, aslında iyi kız falan da nedense kılım, açıklayamıyorum. Hiç bir dizide sevemedim, bu dizide oynadığı karakterin de kıl olması tuz biber ekti nefretime^^

      En kısa zamanda konuşalım pandişim 😀

  3. Myung Gu Spy bence bu yazın dizisi çok komik. Eric çok yakışıklı değil bence hele o koltuk altı tüylerinden sonra soğudum resmen 😀 😀 Ama dizi çok eğlenceli. Scent Of Woman için endişeliyimi, izliyorum ama sonu kötü bitmesin istiyorum. City Hunterın sonunu Spoeilercılar yüzünden izlemedim. Facei bir açtık direk karşıma çıktı hem de ilk mesaj çok kızdım. Heartstrings benim ortanca oynuyor orada kızla iyi bir ikili gibi görünüyorlar ama daha başlamadım.

    • Bence de çok eğlenceli bir dizi, Eric hayranı değilim zaten sadece çok sevdiğim bir oyuncu, sempatik buluyorum^^
      Scent of a Woman için aynı endişeyi taşıyorum, yine de kaçmaz, her şekilde izlenir. Heartstrings’de evet iyi bir ikililer, sevimli bir dizi ben keyifle izliyorum 🙂

  4. Hoohoo ne güzel bir yazı olmuş bu böyle tüm sezon dizileri bir arada^^
    Heartstrings te aynı duyguları paylaşıyoruz dostum, nedenini anlamadığım bir sevgi besliyorum ona karşı^^
    Scent of a Woman’a söylediğin gibi hiç konusunu okumadan başladım ve 2 bölüm izledim ve çok beğendim:)
    Miss Ripley’ı izledikten sonraki o sıkıcı olduğunu itiraf etme anımızı hatırlıyorum, sanki kötü bir şey söyleyecekmiş gibi “Ya aslında pek de güzel değilmiş…” falan ahaha
    Myung Wol The Spy’ı birktiriyorum bende Sermoş gibin hatta 6 bölüm indirdim duruyor^^
    Birde şey dicem bu duş sahnesi.. ahaha tamam sustum:P

  5. Benim için bu yazın en güzel dizisi City Hunter’dı çok güzeldi MinHo’ya rolü çok yakışmıştı ben bayılarak izledim ilk defa MinHo’ya yakışır bir partner vardı ben çok sevdim bu diziyi Scent of a Woman izleyeceğim bölümlerin birikmesini bekliyorum çevirileri çok geç geliyor 😦

    Myung Wol The Spy sırf eric won var diye izlemek istemiyorum sevmiyorum onu 😀

    • City Hunter’ı henüz tamamlamadım ama izlediğim kısımlardaki mantık hataları biraz seyir zevkimi baltaladı açıkçası, bu tür bir dizide de görmezden gelemedim. Yine de dönüp tamamlayacağım, belki fikrim değişir.
      Benim için 2011’in en iyi 2 dizisi The Greatest Love ve Scent of a Woman olacak gibi.
      Hatırlıyorum senin Eric nefretini ama bence çok tatlı bir dizi, şans verebilirsin 🙂

      • Lee Min Ho’yu çok seviyorum surat olarak ama yürüyüşü çok kötü, sürekli altına doldurmuş gibi dolaşıyor:)
        Eric’imin koltuk altı kıllarının iğrençliğinden bahsedilmiş ama hemen hepsinde öyle korelilerin, göğüsteki kıl açıklarını koltukaltı kıllarıyla kapatmaya çalıştıklarını düşünüyorum:)
        Ve bence de 2011’in en güzel dizileri The Greatest Love ve Scent of a Woman.
        Güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık.

  6. Geri bildirim: 2011 Kore Yaz Dizileri – Part 1 | Hikaruivy'nin renkli dünyası :)

  7. @Ehlikeyf
    Lee Min Ho tanımlamana koptum, ben nedense hiç öyle ayılıp bayılamadım kendisine. Hoş çocuk ama benim açımdan bir şeyler eksik-yalnız uzun uzun açıkladığım şeye bak^^
    Bana da kılları abartı gelmedi, herkeste olduğu kadar. Bizim Türk erkeklerinin yanında mis 😛
    2011in en iyi dizileri konusunda fikirlerimiz aynıymış.

  8. Geri bildirim: City Hunter – “Şiti Hanta” :D « ~~..UzakDoğu'nun Yakın Hali..~~

  9. Geri bildirim: Şirinim, Şirinsin, Şirin… « Kimbapsushi's Blog

  10. Başladığından beri Heartstrings’i izlemek istiyordum ama açıklayamadığım bir sebepten dolayı itici geliyordu dizi. Hani beni ikna edecek tek bir kelime bulsam anında başlayacağım ama yok… Sonunda “obur baterist” ve “Park Shin Hye’nın kıyafetleri” diyerek farkında olmasan da beni ikna ettin 🙂
    Teşekkürler 🙂

    • Klişe bir dizi aslında, iz bırakmıyor. Sadece bazı sevilesi karakterler, şirin detayla ve müzikleriyle gönlünüzü çeliyor. Bu çelme ne yazık ki benim açımdan bir yere kadar gitti ve sonunu getiremedim :S Yine de müzikli, okullu diziseverlere her daim tavsiye edilir 🙂 (ikna etmiştim ama şimdi de aksi yönde ikna etmeye çalışır gibi oldum:))

      • Evet dediğin gibi klişe, tahmin edilebilir olaylar falan ama başladım bir kere bitirmeden olmaz 🙂 İzlediğim bazı diziler gibi bitirene kadar yaşamsal faaliyetlerimi erteletmese de Yeo Joon Hee karakterinin şirinlikleri için… 🙂

  11. Merhaba,
    Ben de Heartstrings’i izledim ve bayıldımmm, bayıldım. Hatta Heartstrings benim izlediğim ilk Kore dizisi. Ya hiç bitmesin istedim, öyle eğlenceli ve neşeliydi ki, sonunda az kalsın kavuşmadan dizi bitecek diye sinir oluyordum ki; son iki dakikada barıştılar. Oysaki ben tatlı aşklarının daha nice sahnelerini görmek istiyordum 🙂
    Dizideki yönetmene abayı yakmıştım, o ne yakışıklı, ne tatlı yüzlü bir adamdı öyle. Sevgilislin kıyafetleri ,güzelliği beni de bitirdi tabi. İşte iki güzel buldular birbirlerini..
    Ben de blogumda üç beş anlattım, bakmak istersen, yorumlarını bekliyorum 🙂
    Sevgiler,
    http://bendengecenkikayeler.blogspot.com/2012/06/kore-dizisi-heartstrings.html

    • Sevimliydi ama benim izlediğim 3984920. Kdrama olduğundan klişe gelmişti ve bitirememiştim ama muhtemelen ilk izlediğim olsa ben de çok beğenebilirdim.
      Yönetmen efsaneydi ama başka dizilerden de bilirim, iyidir iyi 🙂
      Yazına müsait bir zamanda bakıcam mutlaka 😀

    • Googleda araştırırsanız bir dolu site bulabilirsiniz, burası forum değil kişisel yorumlarımı paylaştığım bir alan olduğundan link paylaşamıyorum. Zaten yorum kutusunun amacı yazım hakkındaki fikirlerinizi paylaşmanızdır.

      • Uzun süredir Kore dizisi izlemiyorum, izlediğim zamanlarda da indiriyordum. Google aratması ile rahatça bulabilirsiniz, olmadı yeppudaa gibi forumlar var. Burası forum değil, link paylaşmıyorum.

  12. Benim bir sorunum var; yadimci olur musunuz? yeppudaa.com’da bir sinkinti oldugunu yazan bir yazi cikti ve simdi sayfa acilmiyor. Bu benim Laptapta mi yoksa sayfada mi bir sorun var. Siz sayfaya girebiliyor musunuz?

      • Tamam! Simdi bende de oluyor. ”Goong.Düşlerimin.Prensi” kiz hangi ara hamile kaldi?.. 😀 Ben bir ara prensesin ”Aska sürgün”deki gibi gitmeden birlikte olduklarini düsünmüstüm.. Ama yok.. 😀 Bizim anadolu gibi bir usul mu oldu acaba?.. Var ya hani ”Ceketi asildi mi hamiledir” denir ya..:D 😀 😀

      • Eğer TRT versiyonunu izlediysen kesilen sahneler var, mesela öpüşme sahnesi. O yüzden tabi öyle görünmüş olabilir. Biz namuslu(!) bir toplum olarak sevişmeden hamile kalıyoruz malum.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s