D&E – Ride Me Albümü

tumblr_n15swteqeg1qiq56ao1_500-1

Motorcycle’ı dinleyip, çok karışık bulup, albümü harcayacaklar olacağını bildiğimden (ve diğer çok bariz sebeplerden) bu albümü yazısız komamaya karar verdim. Japonca albümün geleceğini SS5 Osaka’dan beri biliyorduk. Geçen ay da ismi açıklandı malum. İsmine iki gün boyunca aralıksız gülüp dursam da o innuendonun çok zekice olduğunu da inkar edemem. Daha da çok güldüğüm şey tabi Hyuk’un albümün isminden bahsedip kikirdeyen bir fana “Ride me’nin (araç sürmek haricinde) başka ne anlamı var bilmiyorum, eve gidince googlelayacağım.” demesiydi tabi (yersen). Neyse birkaç hafta önce klibin kısa versiyonu geldi ve Motorcycle’ı ilk dinlediğimde kafamda soru işaretleri oluştuysa da, ardından gelen şarkıların kısa versiyonları ile kuşkularım yerini sabırsızlığa bıraktı. Albümün pek çok tarzda parçayı içeren bir albüm olması ve tek bir sounda sadık kalmamasının yanı sıra sevdiğim bir diğer yönü ikilinin vokallerini doya doya dinleyebilmemiz oldu. Gelelim şarkılara…

Teenage Queen

“Beni gördün ve el salladın, ışıl ışıldın
Yeşil yandı, gitmeliyim, sense hala bekliyorsun
Hayatında biri var mı?
Bunun gibi bir dolu şey var sana sormak istediğim”

Daha ilk dinleyişte bağrıma bastığım parçalardan. O gitarın ilk saniyeden girişi, orta tempoda devam eden ve yormayan şarkı, yumuşak vokaller… Altyapıdan eksik olmayan gitar ve özellikle ilk nakarat sonrası gelen kısımlar yine parçaya dair sevdiğim detaylar. Bana göre baştan sona falsosuz ve çok sevimli bir parça. Buna şöyle konulu(!) ne bileyim böyle liseli bir kızın çirkin ördek yavrusundan güzellik kraliçesine dönüşmesini anlatan bir PV çekselerdi çok sevimli olurdu ama çekmezler kuşçu, çekmezler.

Şarkının sözleri biraz buruk. Gençlik aşkını anlatıyor. Bu kişi zamanında sevdiğine kendini fark ettirememiş, ancak yıllar sonra ona rastlıyor. Üstteki sözlerde olduğu gibi selamlaşsalar da bu kişi yine aklından geçenleri söyleyemiyor.

Champagne Girl

Albümün 80ler tınılı ve doğal olarak ilk dinleyişten sevdiğim parçalarından. Keşke SM albümdeki en alışması zor ve kafa yoran parçalardansa, bu tür parçaları title song olarak kullansa. Disko havası ve yer yer incelip yer yer yükselen vokalleriyle çok keyifli bir parça. Şöyle disko toplu, zemin aydınlatmalı bir “kutuda” klip çekilse yakışırdı, tam bir disko parçası olmuş çünkü. (Kafamdan klip çekmeyi bırakmam gerek.) Tabi disko derken gerçek diskolardan bahsediyorum, hani 70 ve 80lerdeki disko kültüründen. Nys tmm kapat:S

BhVIwyrCYAEcQFa (1)

Kimi ga Naitara (When You Cry)

“O naif, tatlı Rock&Roll ezgisini mırıldandım
Milyonlar satmaktansa sana ulaşabilmesiydi derdim
Sonunda kimse beğenmeyecekse bile
Eğer seni ağlatabilirse, o zaman anlamlı olur gözümde”

Yine çoğunluğun daha kısa versiyonu düştüğü anda bayıldığı, albümün muhtemelen en sevilen şarkılarından. Aynı zamanda albümde ballad diyebileceğimiz iki parçadan biri. Vokallerini ve altyapısını çok seviyorum, çok da anlatılacak bir parça değil. Ben bu ikiliye -daha önce de defalarca söylediğim gibi- bu tür parçaları daha çok yakıştırıyorum. Zaten Donghae de bir röportajlarında Eunhyuk ile bu şarkıyı dinledikleri anda “Kesinlikle söylemeliyiz” dediklerini söyledi işte çocuklar seviyor^^ Tam doramalarda kullanılacak türde bir parça olmuş, Japon TVleri, sözüm size!

Şarkının sözleri, üstteki çeviriden de anlayacağınız gibi fedakar bir aşk hikayesi hakkında. Sözler sevdiğine şarkı yazan birinin ağzından dökülüyor, bu kişi aşkını kanıtlamak için bir şarkı yazmış ve bunun sevdiğine ulaşması onun için yeterliymiş.

Kiss Kiss Dynamite

Dediğim gibi, siz 80ler popu ezgileri taşıyan bir parça yaparsınız da, ben sevmez miyim? Bu tür geçmişten gelen ezgiler SM albümlerinin en sevdiğim özelliklerinden, sanırım bu yüzden SM gruplarını daha bir çok seviyorum zira 2000ler müziğindense, 80 ve 90lar popunu tercih ederim. Tabi SM 2000’ler müziğiyle de hayli haşır neşir ama çoğu albümde bu şarkı gibi tatlar bulmak da mümkün. Kiss Kiss Dynamite da nostaljik havası ile gönlümü kazandı.

tumblr_n1jnolJgMn1qgh5gxo2_250

Motorcycle

“Bir kere karar verdikten sonra geri dönüşü yok.”

Bu şarkıyı PV’nin (klibin) kısa versiyonu ilk geldiğinde dinlediğimde ne hissedeceğimi pek bilemedim. Biraz karışık geldi, gerçi SM’in son yıllarda bayıldığı 3-4 şarkı karışımı parçalar kadar değildi. Sonunda nadasa bıraktım ve tam hali düşünce tekrar şans verdim. İyi ki de vermişim, birden esiri oldum. Girişini pek sevmiyorum seslerle oynanması pek hoşuma gitmiyor (Hyukjae Ride Me diyor derinlerden ama, o kısma fangirl çığlığı) ama devamındaki seksi vokaller, hele ki mızıkanın girdiği yere bayılıyorum ve bana göre parçanın en başarılı kısmı orası. Birkaç dinleme sonrası giderek bağlanılan parçalardan. Klibini iki gün sonra Avex sileceği için eklemiyorum çünkü link ölecek ben de sürekli dönüp yenilemek zorunda kalacağım vb. sıkıntılar. Sözleri bu tür parçalardan beklenildiği gibi tabi pek derin değil, bulabildiğim en anlamlı sözü ekledim üste^^

Ten Years [feat. Luna from f(x)]

“Bundan on yıl sonraki yaz da seninle böyle içtenlikle gülüyor olacağız
Bu sadece bir hayal belki
Yine de o günü hevesle beklememe mani olamazsın.”

Yine çoğunluğun ilk dinleyişte sevdiği parçalardan. Soft, akıp giden bir parça. On yıldır süren ve on yıl sonra da sürmesi umut edilen bir ilişkiyi anlatsa da nedense sözlerinden bağımsız olarak, tamamen müziği ve vokalleri nedeniyle umut veren ve iyi hissettiren bir parça oldu benim için, yani bir feel good parçası. Luna zaten sevdiğim bir vokal. Bu yüzden parça için kesinlikle doğru bir seçim olduğunu düşünüyorum. Üçlünün sesleri de şaşırtıcı bir şekilde oldukça uyumlu.

96e30bc2gw1ed5xyhpe90g206y052nib

Android Syndrome

“Senin tarafından büyülenmiş bir zavallıyım
Nasıl iyileşir de kendi yoluma giderim ki?”

Aslında adını taşıyan bir parça Android Syndrome. Böyle robotik, futuristic, yer yer dub step. Şarkının özellikle nedense gerilimli bulduğum giriş kısmını çok seviyorum, aslında nakarat dışındaki kısımları nakarata nazaran daha çok seviyorum diyebilirim. Bir de ilk nakarat sonrası ve yine şarkının ilerleyen bölümlerindeki rap kısımları hoş. Nakaratı daha az pata küte gidebilirdi tabi ama albümde bu tarz parça pek olmadığından affettim hadi.

Şarkının sözleri ise isminden tahmin edebileceğiz gibi, sevdiğinin karşısında kendini robot gibi hisseden biri hakkında. Üstteki çevirim dışında “Beni istediğin gibi kontrol edebilirsin, her şey senin elinde, sadece senin robotunum ve sana itaat ederim” gibi özetlenebilecek sözleri var.

Hello

“Gözlerimi senden alamıyorken kelimelere ihtiyacım mı var?”

Daha önceki EunHae yazılarımda bu şarkı albümlere alınmadı, akıbeti belirsiz, sadece konserlerde yarım yamalak dinledik diye ağladım durdum. Neyse ki sonunda dinleyeceğimiz bir versiyonu var elimizde. Fan çığlıkları olmadan, adam akıllı kulaklıklarımı takıp dinleyince de bunun haklı bir bekleyiş olduğunu anlamış oldum çünkü parçayı daha da çok sevdim. Daha girişinden yakalıyor. Güzel bir dans parçası, oldukça da catchy, insanın ağzına dolandı mı gitmek bilmiyorÜstelik altyapısı ve vokallerine dair çok fazla sevdiğim detay var ama hepsine değinirsem uzar iş. Yine title song olarak kullanılabilecek bir parçaymış bence.

Sözleri ise dans etmekle alakalı. Söz konusu kişi dans pistinde gördüğü güzellikle büyüleniyor ve tüm gece onunla dans etmek için yanıp tutuşuyor. Kısacası, bir tür dansa davet parçası.

tumblr_n1jmvgbR3i1qgh5gxo2_250

Bari 5 !

Albümün hareketli parçalarından Bari 5. Türü için electro pop diyebiliriz ancak aralarda giren gitarın etkisiyle ufaktan rock ezgileri de var. Dile dolanma potansiyeli yüksek bir parça ama yine de ilk dinleyişte göze çarpacak parçalardan değil. Zaten herhangi bir albümü ya da şarkıyı tek dinleyişle değerlendirmenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Bazen ilk dinleyişte “Mehh” dediğim parçaların bağımlısı olabiliyorum zamanla. Neyse konuyu dağıtmazsak sonuç olarak bütünüyle bakıldığında altyapısı ve vokalleri nedeniyle clublarda çalınmaya müsait, dinledikçe daha çok sevilen bir parça.

Love That I Need [feat. Henry]

“Sen yanımdayken yapamayacağım şey yokmuş gibi hissediyorum”

Bir önceki EunHae yazımda bahsetmiştim bu parçadan ama albümün iki balladından biri olduğu ve çok sevdiğim için yine bırakıyorum şuracığa.

tumblr_n1628v2TxL1rm4w0oo1_500

Let It Go

“Işıldayan, seksi vücudun keşfedilmemiş bölge”

Last but not least demek isterim bu noktada. Bu parçanın yine gitarlı girişi, sonradan hareketlenip dans parçası kıvamına gelmesi falan hoş. Tam yazlık; biiğç kılaba halkalı küpeler ve full makyajla giden kızların memelerini hoplatacak bir şarkı olmuş ama her şeyden öte bu kadar sevdiysem tek bir sebebi var çocuklar, o da latino gitarların girdiği yerler. Sadece o kısımlar için bile öper başıma koyarım. Gözlemlerime bakarak da yine albümün en beğenilen parçalarından olduğunu söyleyebilirim.

Sözler de “Güzelliğinle büyülendim, dağıtalım bu gece” şeklinde özetlenebilir. Üstteki çeviride gördüğünüz üzere seksi detaylar da var sözler içinde.

Üsttekiler dışında albümde yine Oppa, Oppa ve I Wanna Dance var ama önceden çokça haklarında konuştuğum için yazıya almadım. İkilinin daha önce çıkardıkları parçaları merak ediyorsanız da sizi şu yazıya alayım.

Neyse bu kadardı. Albümü dinleyin. Hadi bye. (Yazı sonuna doğru sıçmak vol. 92837482)

Not: Bazı şarkı isimlerinin altında kısa çeviriler var gördüğünüz gibi. Elimde twitterda ayak üstü yapılan Japonca->Çince->İngilizce çeviriler vardı ve çoğu yeri “Sanırım şöyle demek istemişler” diyerek çevirdim. Çevirilerin tamamı gelince yazıyı editleyeceğim ama şimdilik yayınlıyorum bu haliyle. Bir de çevirileri izinsiz kullanmamanız konusunda uyarmama gerek yok sanırım hepimiz usul erkan bilen insanlarızaşlskdsj

Bye.

tumblr_n1jmvgbR3i1qgh5gxo3_250 (1)

Reklamlar