Garden of Words / Kotonoha no Niwa

tumblr_n5ifv0H29X1sfdfqmo1_500

Makoto Shinkai’nin animelerinin tek sorunu çabucak bitmeleri demek isterdim aslında ama düşününce belki de anlatmak istediği kadarını anlatıp, konuyu sündürmeden bitirmesi filmlerini daha değerli kılıyor. Bu film de sadece 45 dakika süren, huzurla izlenen bir yapım olmuş.

Çoğu kişi yönetmeni Byosoku 5 senchimetoru (5 Centimeters Per Second) filmi ile tanıyordur eminim zira anime filmlere ucundan kıyısından el atıp, birkaç film izlemiş kişilerin bile izlediklerinden biri mutlaka budur. Lafı açılmışken hala izlemediyseniz tavsiye edilir.

tumblr_n5htuwIcJJ1rk1qp5o1_400

Filmi izlemeye yönetmeni az çok tanımanın getirdiği beklentiyle başladım ve daha ilk sahneden beklentim karşılandı diyebilirim. Kısa yazıma sıkıştırdığım giflerden anlayacağınız gibi Makoto’nun öne çıkan yönü her daim çizimleri olmuştur. Bir animede çizimlerin öne çıkmasından bahsetmem garip gelebilir çünkü çizimle yaratılan bir şeyden bahsettiğimizden bu elzem gibi görünüyor ama hayır, bazen konuyu derinleştirip, basit çizgilerle derdini anlatan animelere de rastlıyoruz sonuç olarak. Her anime sizi farklı bir yerden yakalıyor, ancak Makoto’nun animeleri beni her zaman çizimlerin gerçekçiliği ile yakalamıştır.

tumblr_n5ncmgdmn81r0p4pro1_500

Çizim derken kast ettiğim ise karakter çizimlerinden ziyade, doğanın resmedilişi. Byosoku 5 senchimetoru’da da bunu görmüştük. Konusu da kesinlikle izleyeni içine alıyordu ama bu animenin adını duyduğumda gözümün önünde hep uzaya fırlatılan roketler, sakura ağaçlarından dökülen çiçekler ya da o malum tren yolu canlanıyor. Koto no ha no niwa için de aynısı geçerli. Doğanın, çevrenin resmedilişi o kadar gerçeğe yakın ki bazen kendinizi gerçekten o ortamda hissediyorsunuz.

Filmin konusuna değinirsek, lise öğrencisi olan Takao eğitimini sürdürmenin yanı sıra, geçimini sağlamak için çalışmak da zorundadır. Tüm bu karmaşa içinde hayallerine vakit ayırmayı ihmal etmez ama. Asıl istediği, ayakkabı tasarımcısı olmaktır ve yoğun hayatından fırsat bulduğu her an kendisini yeni modeller tasarlarken bulur.

tumblr_n5ji0lhqbL1rk1qp5o2_400

Takao zamanla yağmurlu günlerde kendini pek de ait hissetmediği okuldan tüyme ve parka gidip, ayakkabı tasarımları yapma gibi bir huy edinir. Bu gezilerinden birinde ise bir kadınla tanışır. Tuhaf bulduğu huyları olan bu kadın ona bir yerlerden tanıdık gelir ama çıkaramaz. Bunun da ötesinde bu kadın zaman içinde belki de ona en yakın insan olmayı başarır. Yağmurlu havalarda parkta buluşma üzerine pek sözlere dökülmeyen bir anlaşma sağlanır aralarında ve zaman içinde daha da yakınlaşırlar.

Filmin bundan sonrasını artık size bırakıyorum. Sadece 45 dakikalık bir film, konu gereğinden fazla dallanıp budaklanmıyor. Makoto, az ama öz sözle derdini anlatıyor. Buna rağmen kısa süresi içinde karakterleri boyutlandırmayı ve derinleştirmeyi bir ölçüde başarmış. Konu açısından çok özgün bir film değil belki, ancak kendince bir derinliği var. Yani zaten başına oturmanızla kalkmanız bir olacağından izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Kafa yormayan, göze ve kulağa hoş gelen bir film.

Ufak bir de uyarı; bitiş jeneriğinden sonra bir sahne daha var, bekleyip onu da izlemeyi unutmayın.

tumblr_n5mwtfupB11smti2go1_400

SM Ayrılıkları – Kris ve Hangeng Karşılaştırması

tumblr_m5vvhlCW6A1qhwh31o1_500

Kpopla ilgilenen hemen hemen herkesin bildiği gibi birkaç gün önce EXO üyesi ve EXO M lideri Kris’in bağlı olduğu şirket SMEnt’e dava açtığı haberi düştü ortamlara. Tabi bunun anlamını hepimiz biliyoruz, kontrat iptali için dava açmak demek, grubu ve şirketi bırakmak demektir.

Açıkçası artık EXO pek ilgilendiğim bir grup olmadığından bu konu hakkında pek görüş belirtmedim, sessizliğimin bir diğer sebebi ise ülkemizde yaşananlardı. Konuyu ilk etapta pek takip edemedim ancak sonrasında mevzuyu yakaladım ve yazı yazma gereği hissettim. Buna beni en çok iten sebeplerden biri özellikle geçmişteki SM ayrılıklarına dair kurulan -mişli -muşlu ama bir şekilde bilmiş cümleler ve bilgi kirliliğiydi.

Konuya daha tam olarak girmeden söylemem gereken bir şey var. Ben bu mevzuda taraf tutmuyorum. İki tarafın da kendince hatalı/haklı olduğunu düşünüyorum. SM gruplarını ezelden beri severim, en sevdiğim iki grup SJ ve SHINee bu şirketten çıkmış gruplar bir kere. Ancak asla şirket sevdalısı olmadım ve herkesten çok eleştirdim SM’i bugüne dek. Bu bilgiyi cebinizde tutun lütfen.

Bir diğer mevzu ise Kris hiçbir zaman sevdiğim üyelerden değildi EXO’da. Ancak hiçbir zaman da antisi olmadım. Yani ne SM’e ne de ona bağlı falan değilim. Bu yüzden üstte dediğim gibi, iki tarafa mesafem eşit.

Biliyorsunuz SM’de böyle ayrılıklar yaşandı daha önce. Bunlardan en önemlileri JYJ ve Hangeng idi. DBSK üyeleri Junsu, Yoochun ve Jaejoong birleşip şirkete dava açtı. Kısa zaman sonra, aynı sene bu kez Super Junior üyesi Hangeng şirkete dava açtı. Davaların görünürdeki açılma sebeplerini hepimiz biliyoruz. Kölelik sözleşmeleri muhabbeti, idollerin çok çalıştırılıp karşılığını alamadıklarını düşünmeleri, şirketin kendileri adına karar vermesi vs. Ancak bu özellikle Hangeng açısından pek böyle değildi (görünürde böyle olsa da), o kısma değineceğim az sonra.

Öncelikle SM’in idollerini çok çalıştırdığını düşünmekle beraber diğer şirketlerle karşılaştırıldığı zaman çok da uçuk bir fark olmadığını düşünüyorum. SM’in bu anlamda bu kadar göze batma sebebi hem popüler olması hem de bir kez adının kötüye çıkmış olması. Korelilerle kısa da olsa bir süre çalışmış biri olarak fazla çalışkan olduklarını, iş konusunda katı olduklarını ve herkesin gerekirse kanını akıtarak çalışmasını beklediklerini gözlerimle gördüm. En yüksek konumdaki adamın yerden çöp topladığını, broşür dağıttığını gördüm, öyle söyleyeyim -ki Asya toplumlarının çalışkanlığı şaşırtıcı bir bilgi değil kimse için zaten.

Kpop sektörü de aynı. Bir kere popüler ve göz önünde olmalısınız, bu sayede fan sayınızı arttırabilir ya da mevcut fanları elinizde tutabilirsiniz. Kpop yurt dışına da açılmış bir sektör aynı zamanda, bu yüzden uçaklar ikinci eviniz olmalı. Albüm promosyon dönemi de çoğu ülkedekine nazaran zahmetli. Arka arkaya bir dolu canlı müzik programına katılmalısınız. Fanlar bunları yorucu görmüyor genel olarak çünkü onlara göre 3-4 dklık performanslar. Ancak öyle değil. O gruplar çoğunlukla ön çekim yapıyor, ardından defalarca prova ediliyor performans ve sizin o 3-4 dakikada izlediğiniz şey için aslında gece yarılarına kadar çekimler yapılabiliyor. Üstelik üst üste gerçekleşiyor bunlar ve gruplar ertesi günkü performansı iki saatlik uyku sonrası falan sergiliyor. Bunun haricinde TV ve radyo programları falan derken çalışma temposunu siz düşünün.

Bu promosyon dönemi SM’e has değil, tüm şirketler için hemen hemen aynı. YG program seçebiliyor ama, kendi mekanı SBS’in çok dışına çıkmıyor ancak onların tüm idolleri de bu işten memnun değil mesela. Bir 2NE1 üyesi Heechul’a “Ne güzel siz tüm programlarda performans sergileyebiliyorsunuz.” demiş mesela Heechul yorgunluktan yakınırken. Yani bazı idoller de daha fazla çalışmak istiyor olabilir. Ancak bu şirketin tercihi gördüğünüz gibi.

Kpop sektörü böyle bir sektör. Yükselecekseniz bir şirkete ihtiyacınız var, şirkete bağlıysanız da kendinizi onlara bırakmaktan başka çareniz yok. İdoller salak değil, çoğu eski örnekleri görüp, bunları bilerek düşüyor bu yollara. Onlar da, aileleri de bu işin kolay olmadığını biliyorlar. Maalesef acımasız bir sektör ama bu dünyanın çoğu yerinde böyle. Yine de mesela bizler Türkiye’de kimin hangi plak şirketine bağlı olduğu ile pek ilgilenmezken Kpop söz konusu olunca haberdar olmak durumunda kalıyoruz çünkü şirketler sanatçılar adına karar verenler her zaman.

Ha ben bunu onaylıyor muyum? Tabi ki hayır. Bana kalırsa şirketlerle, başta SM ile alakalı değiştirmek ve düzeltmek istediğim o kadar çok şey var ki yazmaya kalksam bitmez ki o başka yazının konusu.

Biraz geçmişe dönersek Kpopla ilgilenmeye başladığım dönemler, 2009 sonlarıydı yani JYJ ve Hangeng ayrılıklarının taze olduğu zamanlar. O zamanlar direkt idollerin yanında yer aldım ve SM’i suçladım. Sonra görüşlerim bir nebze değişti ancak hala SM’i haklı buluyor değilim, sadece artık idolleri de %100 haklı bulmuyorum.

3vs2

Öncelikle sözleşme olayından bir bahsedelim. Bugüne dek hiçbir idol SM’in onlara zorla sözleşme imzalattırdığını iddia etti mi? Hayır. Bu durumda idol hayatlarının tüm kontrolünü şirkete gönüllü bir şekilde bırakanlar yine idoller oluyor. Bu sözleşmeleri çocuk yaşta imzalayanların da aileleri denetiminde bunu yapmaları gerektiğine göre ya bu idoller bu maddeleri gönüllü bir şekilde kabul etmiş ya da aileleri buna ön ayak olmuş. İlk ve en büyük hata budur idoller açısından.

SM idolleri sömürme hakkına sahip değil tabi ki ancak ortada imzalanmış bir sözleşme varken olay biraz alan razı veren razı noktasına da gelmiyor değil.

Tabi ki idollerin hatadan geri dönme, yaptıklarına pişman olma hakları var. Belki bu kadarını ön göremediler, muhtemelen artık dayanamayacaklarını hissettiler. Sonuçta bu alınması kolay bir karar değil. Ben hiçbir idolün şirketten ayrılmasına da, şirkete dava açmasına da karşı değilim. Gruplarını geride ve eksik bırakmaları canımı sıkan şey oluyor ama herkesin bir noktada bencil olması da gerek bence. Bu yüzden bugüne dek SM’den ya da başka herhangi bir şirketten ayrılan, ayrıldığı şirkete dava açan hiç kimseyi bu davranışı için suçlu bulamam, sadece bazı sonuçları düşünerek eleştirebilirim.

Kris’in ayrılığından önce, sürekli onunkiyle karşılaştırılan Hangeng ayrılığından bir bahsetmek istiyorum çünkü bazı açılardan fazlası ile benzer gözükse de, bazı açılardan çok farklı ayrılma şekilleri. Timeline’ıma o konuda gözlerimi kanırtan saçmalıkta sözler düşüp durdu ve dayanamadım kısacası.

Öncelikle Hangeng’in pozisyonu neden farklıydı? Hangeng Super Junior ile yola çıktı ancak Super Junior aslında Super Junior ’05 ismi ile çıkmış bir proje grubuydu. Bu tür grupların kökeni aslında Jpop’tan ve Johnny’s şirketinden geliyor, SM ve çoğu şirket ilk başlarda bu işlerde hep Jpop’a öykündükleri için SM de böyle bir proje grubu yapmak istemiş. Proje grupları dağılma amaçlı çıkan gruplardır. Pişen üyeler mezun olur ve ya başka gruba geçerler, bazen oyuncu olurlar ya da eğlence sektörüne yönelirler. Hepsi müzikal anlamda ve dans anlamda yetenekli kişilerden seçilir ancak üyenin oyunculuğa ya da eğlence sektörüne eğilimi daha güçlüyse o alanlara yönelir.

Han-geng-second-album

Super Junior ’05 de aslında 2005 yılında çıkıp, bir iki single sonrası dağılması planlanan bir gruptu. Üyeler kendi alanlarına, yeni müzik gruplarına falan dağılınca Super Junior ’06 projesi başlayacaktı. Adı üzerinde juniorlar büyüyünce yeni juniorlar gelecekti. (Sanırım SM şu anda SM Rookies ile benzer bir şeyi amaçlıyor).Ancak Super Junior ’05 şirketin beklemediği bir başarı yakaladı, kendi fandom rengine kadar seçen, sadık bir fandom edindi ve şirket grubu devam ettirmeye ve sonlarındaki ’05 ibaresini atmaya karar verdi. Kyuhyun gruba eklendi ve Super Junior resmi bir müzik grubu olarak çıkmış oldu. Tabi grubun tanındığı ismi değiştiremediler. Bizim 30luk bebelerimizin “Junior” olarak kalması da bu yüzdendir. Ha gerçi hala bazı sivri zekalılar bunu aşağılama ya da espri amaçlı kullanıyor, o ayrı. (sahi hala bu espriyi yaparak komik olduğunu sanan kaldı mı?)

Şimdi bu tarihçeye neden girdim? Çünkü Hangeng’in asıl derdi, çok sonraları verdiği röportajların da ışığında gördüğümüz gibi, oyuncu olmaktı. Hangeng ilk baştan beri oyunculuk yapmak istiyordu ancak şirket ona bu fırsatı vermedi (ki bence haklı sebepleri vardı). İlk yıllarda çok kazanamadığını söyledi Hangeng, gerçi sonra iyi kazanmaya başladığını, ev falan aldığını da eklemişti. Eh bu da normal bence, eski Kpop grupları şimdikiler gibi değildi, daha büyük zorluklardan geçtiler. ELF, Cassiopeia ya da VIP gibi fandomlar bu dediğimi iyi anlayacaktır.

Hangeng aynı zamanda SJM lideri olduğu için grubun Çin’deki faaliyetlerinde Koreli üyelerin sorumluluklarını da taşımak zorunda olmaktan yakınmıştı ayrıldıktan sonra. Dil probleminden yakınmıştı ki bana göre orada biraz saçmaladı. Çin’deki programlarda diken üstünde olduğunu söylemişti. Üyeler kalkıp Çince küfür edecek değil ve hep tercüman da vardı, bu yüzden bu ifadelerini saçma buldum. Üstelik SJ üyeleri en başından beri uyumludur, Çin programlarının aptal gereklilikleri karşısında bile gık demez, program eğlenceli olsun diye ellerinden geleni yaparlar.

Yine de bana göre Hangeng’in ilk başta dağılma amacıyla kurulmuş bir grupla çıkış yapmış biri olarak ayrılma hakkı vardı bir yerde, özellikle de oyuncu olmak istediğini düşünürsek. Ancak SM de onu hemen dizi ve filmlere itelememe konusunda haklıydı, doğru zaman gelince yapıyor çünkü SM. Şu an tüm SJ üyelerinin bireysel bir dolu faaliyeti var ve hep yetenekli oldukları alanlarda. Yani Hangeng biraz daha dayansaydı, istediği noktaya ulaşacaktı muhtemelen. SM grubun daha bir yerini pekiştirmesini ve üyelerin tanınmasını bekliyordu muhtemelen. Hangeng o zaman tanınmıyordu bile, kim onu dizide oynatmak isterdi ki? SM nüfuzunu kullanarak rol kapsa bile gerisi gelmeyecekti, gerçekçi olalım. Yine oyunculuk peşinde koşan Kibum’ın hali ortada.

Bu konuda ırkçı tanımlamalarına da ayrıca gülüyorum. Irkçı bir şirket en başından Çinli üye almaz. Üstelik Hangeng’in şikayetçi olduğu konular arasında asla Koreli üyelerden farklı muamele gördüğü gibi bir madde yoktu. İzinsiz çalışma muhabbeti de döndüğünü gördüm mesela ki o hükümet ile alakalı idi ve SM ile bir alakası yoktu. Çalışma izni çıkmadığı için Hangeng performansa yüzünde maske ile çıkmıştı ki Hangeng bile bundan bahsederken ülkedeki sistemi eleştirmişti, SM’i değil. Zaten Heechul da sonra maske ile çıkarak kendince tepkisini gösterdi sisteme karşı.

Irkçılık demişken, SM onca grubundan ilk solo çıkış yapma fırsatını kime verdi dersiniz? Henry. Henry de Çinli, ırkçı davranan bir şirket böyle altın bir fırsatı ona verir miydi? Üstelik Henry şu an Koreliler tarafından Real Man’in etkisi ile çok sevilse de geçen yıl solo çıkış yaptığında şimdiki gibi popüler değildi. Bu noktada tüm Korelileri de birkaç netizen yorumuna dayanarak ırkçılıkla yaftalamanızın saçmalığına değinmek isterim. Şu an Henry neredeyse Heechul’dan çok seviliyor mesela Kore’de.

Bir başka bilinmeyen detay ise Henry’nin başlarda Super Junior için düşünülmüş olması ancak “orijinal kadro” takıntılı fanların tepkisinden korkularak Super Junior M kadrosuna alınmış olması. Yani SM’e kalsa Henry daha bile hızlı popüler olacaktı ancak bunu engelleyen bazı şeyler oldu. Yine de Henry SJM öncesi SJ’in Don’t Don performansları ile ortamlara girdi aslında. Özet olarak SM’in eleştirilecek çok yönü var ama doğru yerden saldıralım lütfen.

Toparlarsak Hangeng istediği amaca istediği hızda ulaşamadığından ayrıldı, bu yüzden ona kızmıyorum ama SM’e de tam olarak kızamıyorum. Hangeng’e kızdığım nokta üyelerden saklanarak avukatlarla görüşmesi, gizli gizli evden eşyalarını yavaş yavaş Çin’e göndermesi ve yine gizlice davayı açıp, ortalıktan tüymesi ve tüm bunları yıllar sonra kıkırdayarak anlatması. Hangeng’i hala SJ’in bir parçası olarak görüşüm, o röportaj sonrası son buldu.

SJ her zaman, ayrıldıktan sonra bile onu grubun parçası olarak gördü. Konserde uzatılan Hangeng posterlerini alıp salladılar, hep 13 kişi olduklarından bahsettiler (Hyukjae daha 2013’te EXO üyeleriyle konuşurken “Biz de 13 kişiyiz” dedi), arkasından sayısız kez göz yaşı döktüler, hep sevgiyle bahsettiler… Kısacası ben Hangeng’i tüm bu duygusal mevzulardan dolayı eleştiriyorum, yoksa bana göre hayallerinin peşine düşmesi eleştirilecek bir şey değil. Aynısı Kris için de, JYJ üyeleri için de geçerli.

Bu arada Hangeng ve Siwon daha bir ay kadar önce karşılaştılar ve olay alttaki linkte olduğu gibi gerçekleşti. Geng’e kırgın olsam da (onun da çok umurunda) hoşuma giden bir andı.

140407-hangeng-siwon

SM ile alakalı bir diğer mevzu ise idolleri üzerindeki etkisinin büyütülmesi. Son günlerde bunu özellikle sosyal medyada EXO üyelerinin paylaşımlarından bahsedilirken gördüm. Bunun aksini kanıtlayacak pek çok örnek verebilirim. Mesela Eunhyuk ve Junsu’nun, Junsu şirketten ayrıldıktan sonra gerçekleşen twitter konuşmaları, Eunhyuk’un popüler TV programlarında sayısız kez ondan bahsetmesi, Leeteuk ve Eunhyuk’un radyoda JYJ parçaları çalmaları, üyelerden bahsederken önüne özellikle “JYJ üyesi” sözlerini eklemeleri, Heechul’un pek çok kez Jaejoong’tan bahsetmesi… Hangeng’ten zaten her dakika bahsedebilirler, onun örnekleri sayısız. Kısacası ne onlar SM’den ayrıldı ve SM’e dava açtı diye arkadaşlarını sildiler, ne de SM ağzını açabildi.

Buna değinmişken, bir diğer çok yanlış bilinen mevzuya da değinmek isterim. Benim ve birçok insanın dilinde tüy bitti ancak yeniden söyleyeyim, SM’in CEO’su 2010 yılından beri Kim Young Min’dir. Lee Soo Man kurucudur ancak uzun zamandır eskisi kadar etkili değildir şirket kararlarında. Şu andaki şikayetlerinizi Young Min’e yönlendirmeniz mantıklı olur. Soo Man genel olarak idoller tarafından sevilir, ondan hep “hoca” diyerek bahsederler ve çekinmedikleri, yanında rahat hissettikleri biridir. Teşekkür konuşmalarında Young Min’e teşekkür ettiklerine pek rastlamazsınız ama Soo Man’a teşekkürü asla es geçmezler. Yanında rahat olduklarını vücut dillerinden bile anlayabilirsiniz. Yani şu cahilce “Soo Man onları dövüyü:'(” muhabbetlerini bir keselim artık, yıllardır bekliyorum hala sonu gelmedi.

Soo Man cicişko mu, pamuk şekeri mi peki? A big NO. Tabi ki paragözün teki ancak müzik gruplarının yönetimi ile alakalı şikayetlerimizin adresi daha çok Young Min ve ekibi. Muhtemelen idollere sorarsak da Soo Man’dan önce onlar için sayıp dökerlerdi.

Şimdi tekrar Kris mevzusuna dönersek, bu mevzu üzerine yazı yazmış gibi oldum ancak asıl amacım onun ayrılığı ile Hangeng ayrılığını kıyaslayanlara farkları göstermekti. SJ’in ve EXO’nun çıkışı, gruplar için hedeflenen yol ve gelinen nokta çok farklı. Kalabalık olmaları ile benzetiliyorlar ama SJ’in nasıl çıktığını anlattım üstte. Yani Hangeng’in oyunculuğa istediği hızda geçiş yapamayınca hayal kırıklığına uğraması normaldi. Ancak Kris için bu geçerli değil, o uzun soluklu olması planlanan bir grup ile çıkış yaptı.

Bu noktada “O zomon Kris haksoz mo?” diyecekler bir zahmet birkaç paragraf üste zıplasın, hani suçlamadığımı falan söylediğim…

Ayrılık sonrası tepkilere gelirsek; Hangeng ayrıldıktan sonra SJ çok ortalıklarda konuşmadı. Ancak üzüldüler, ağlandılar, tekrar her şeyin eskiye dönmesini umduklarını, Hangeng’in hala grubun bir parçası olduğunu falan söylediler, hatta özlediklerini söylediler -ki Hangeng’in ayrılmaya sonuna dek hakkı olsa da, habersizce ona yıllarca kardeşlik etmiş insanları terk etmesi biraz sırttan vurmaydı bana göre. Ona rağmen SJ bugün, hala onun hakkında tek bir kötü söz etmiş değildir.

Kris de haklı sebeplerle ayrıldı muhtemelen, üstte sadece Hangeng ile farklarını göstermek için onca konuştum, yoksa Kris’in de farklı ama haklı sebepleri olduğuna eminim. O da görünüşe göre uzun süre bunu planlamış. Şimdi kimse çıkıp da “Bu noktada canına tak etmiş, artık bardak taşmış” mavalları okumasın. Öyle bir günde bavul toplayıp, avukatı arayıp “Hadi benim şirkete dava açak” demekle olmuyor o işler, ön hazırlık yapıldığı bariz. Kris’in uzun zamandır gitmeyi istediği çok net. Geçen yıl ayrılma dedikoduları dolanınca ve Kris Kanada’ya gidince sonra ailesini görmeye gittiğini söylenerek üstü örtülmüştü. Muhtemelen o noktada ikna oldu ya da olmuş gibi davrandı ve bu işi daha planlı yapmaya karar verdi. Eylemin planlı olduğunu düşünmeme tek sebep geçen yıl da buna girişmesi ya da bu işlerin “kocaya kaçma” gibi şipşak halledilecek mevzular olmaması değil. Şu yazıyı okursanız, bu işlerin nasıl birilerini de işin içine katarak ve uzun sürede kotarılması gereken işler olduğunu görürsünüz. Kaldı ki özellikle weiboda yürütülen kampanya, planlanmış bir şey maalesef. Tamamen SM’i hazırlıksız yakalamaya yönelik tasarlanmış bir iş.

Peki Kris bunu planlı yaptığı için suçluyor muyum? EXO üyelerini düşününce evet, SM’i düşününce hayır. Hele ki üstlerde değindiğim bencillik mevzuna dönersek kesinlikle suçlamam. Hangeng’teki gibi olaya duygusal yaklaşırsak keşke böyle olmasaymış denebilir sadece. Bunu twitterda da söyledim ama birileri hemen tek tweetten çıkarımlara girişip ortalardan laf yığdılar, o yüzden umarım anlatabilmişimdir derdimi.

EXO üyelerinin Kris sonrası tavrına gelirsek, üstte SJ örneklerini verdiğim gibi, SM düşündüğünüz gibi milletin twitterına, weibosuna karışmaz, her yazdığına burnunu sokmaz. Soksa TV programlarında Junsu deyip duran Eunhyuk’u sallandırırdı ilk, üstelik o programlar menajerler eşliğinde çekilen ve canlı yayınlanmayan programlar. Konuşulacak mevzular önceden netleştiriliyor. Yani SM istese her türlü Hyuk’un Junsu’dan bahsetmesine mani olurdu ama olmamış, demek ki sandığınız kadar da her boka maydanoz değil. Ki Hyuk’un onlardan bahsetmesi dolaylı yoldan reklamdır, düşünün. (Teuk ve Hyuk’un tam JYJ yeni albüm çıkardığı gün radyoda dakikalarca onlardan bahsetmeleri de var mesela, bariz reklamdı o hareket.)

Yani EXO üyelerinin sosyal paylaşım alanlarında kendi fikirlerini ve hislerini yazdıklarını düşünüyorum. Üzgünüm ama onlar da grubun yeterince birlik olmadığının göstergesi, Kris gider gitmez takibi bırakmaları, arkasından konuşmaları… Ben de yapardım, haklı da buluyorum -profesyonel olarak değerlendirmezsek- ama bunu mümkünse SJ ile karşılaştırmayalım. Ayrılık sonrası tavırları taban tabana zıt üstteki örneklerde göreceğiniz gibi. Ayrılık nedenlerinin muhtemelen farklı olduğu gibi. Ancak tekrar söylüyorum, muhtemelen ben de olsam Tao gibi üzüntümü içimde tutamazdım. Vurgulamak istediğim şey sadece Kris ve Hangeng aynı koşullarda ayrılmadı, ayrılmaları üzerine grup arkadaşlarının tepkisi de aynı olmadı.

Kris’i suçlamasam da keşke bu işin geride kalanları daha az yıpratacak bir yolu olabilseydi demekten de geri duramıyorum. Eğer Kris’in genel olarak oraya ait değilmiş gibi durmasını ve isteksizliğini hissetmeseydim de böyle düşünmezdim ama her şey Kris’in gidici olduğunu ve bunu uzun zamandır istediğini gösteriyor bence. Bu benim fikrim, yazıyı dikkatli okur ve doğru anlarsınız umarım çünkü iki tarafı da haklı ya da haksız bulmuyorum.

Bundan sonrası için EXO’nun gayet güzel devam edeceğini düşünüyorum. SJ üye sayısı daimi olarak değişiyor, SM özellikle kalabalık gruplarda alışık o mevzulara yani konserde koreografi ne olacak gibi saçma mevzular konusunda endişelenmeniz gereksiz bence. Genel anlamda değerlendirirsek Kris ne rapper, ne dansçı ne de vokal olarak yeri doldurulamayacak biri değildi, dürüst olalım. Lider olarak da keza zira liderlik grup adına sözcülük yapmak ya da gerektiğinde Çinde ya da İngilizce konuşmakla sınırlı değildir. Bu yüzden EXO da EXO M de yoluna güzelce devam edecektir. Tabi ki bir süre üyeler üzülecekler, yıpranacaklar ama uzun vadede etkisi azalarak kaybolacaktır.

Çin’de Koreli üyelere ırkçılık yapılma ihtimali de düşük bence, tabi eğer EXO Stanlerde ciddi bir insaniyetten yoksunluk yoksa (ki aslına bakarsanız bu düşük bir ihtimal de değil). Yine SJM örneğini verelim. Mesela en son Nanjing konserinde etrafın nasıl safir mavisi olduğundan bahsedebilirim. Çin’in ilk müzik programında SJM’in Çinli sanatçıları geçip, üst üste kazanmasından bahsedebiliriz. Ya da ödül töreninde Çinli bir sanatçının “İlk kez bu kadar alkış aldım, arkamdaki adamlar sayesinde” diyerek SJM’den bahsetmesinden Kadın kendi ülkesinde Koreliler kadar alkış alamıyor düşünün. Bunlar hep geçen ay falan oldu. Yani Hangeng ayrılığına karşın altı üyesi Koreli olan SJM gayet seviliyor, bu yüzden EXO fanlarının da dediğim gibi ciddi sorunları yoksa grubu ve tüm üyeleri desteklemeye devam etmesi gayet olası.

Kris de bence istediğine ulaşacak. Ayrılmasına rağmen pek çok EXO Stan onu desteklemeyi sürdürecek, EXO sayesinde kazandığı fan desteği ile de SM’in el atamayacağı Çin’de istediklerini gerçekleştirebilir bence. Ancak Kore’de şansı bana sorarsanız sıfıra yakın ki zaten Kore’de şansını deneyeceğine ihtimal vermiyorum.

Son olarak yazıyı yazmaya beni iten şey daha çok Hangeng ve SJ’in olaya çekilmesiydi. Yazı bitti ama iki gündür sırf fanlarla ağız dalaşına giresim olmadığından bekliyordu. Sonunda yazmışken yayınlamaya karar verdim. Umarım yorum yazmadan tamamını okursunuz.