Flower Boy Ramyun Shop

Her cafeli restoranlı dizide olduğu gibi burda da sırma saçlı er kişi var, evet.

Son iki aydır Kore dizilerinden uzakta, huzur dolu bir paralel evrende ikamet etmekteydim. Amerikan dizilerine daldım. Manga okudum. Bayıldığım bir Japon dizisi izledim. Ancak Kore dizilerinden soğuma dönemim tahmin ettiğim gibi geçiciymiş. Yine yaptım, evet. Bitmesini beklemek dururken devam eden diziye başladım. Yine sıkıldığım bir gece play tuşuna basarak buhranlar silsilesini de başlatmış oldum. Önümüzdeki haftaları “Nerde kaldı altyazılar?” şeklinde delirerek geçireceğim. Oysa ne güzel 6 bölüm dayanmış idim.

Jung Il Woo’yu severim. İlk olarak yıllar önce Yoon Eun Hye’nin Take Care of The Young Lady’sinde izlemiştim. Diziyi sevmedim, yarım kaldı ama bizim çocuğu sevdim. Sonra yine yarım bıraktığım The Return of Iljimae’de izledim. En sonunda 49 Days ile tam olarak bir dizisini bitirme şerefine nail oldum. Bu dizide onun adını görünce, sevimlilik kumkuması trailer‘ı da izleyince listeme aldım.
Aslında konu hakkında pek ipucu vermek istemiyorum. Biraz üstünkörü geçeceğim. Dizi bir Ramen lokantasında geçiyor (ya da geçecek?). Fotoğraflardan bir Ouran havası, bir harem durumu seziliyor, bu da zaten beni diziye iten diğer nedendi. Yakışıklı erkeklerin bir arada çalıştığı bu Biskolata reklamlarından fırlamış gibi duran ramen lokantasında bir çiçeğimiz yani kızımız var tabi ki. Ancak dizinin ilk 6 bölümü daha çok bizi bu sürece hazırlıyor zira 6. bölüm itibariyle ramen (ramyun) lokantası ekibi daha yeni yeni toplanıyor.

Şahsen ben diziyi izlerken bir ramen lokantasında çalışacaklarını bile unutmuşum. Onları lokantada beraber çalışmaya götüren süreç beklediğimden uzun, farklı ve eğlenceli oldu. Beklemediğim gelişmeler oldu, karakterler beklediğimden farklı çıktı ve ben diziyi beklediğimden çok sevdim.

İlk bölümler oldukça bilindik başladı, bir de bana eski kdramaları anımsattı biraz. Hello My Teacher‘ı özellikle. Yalnız o klişe görünüme kanmamak gerekmiş zira karakterlerin sevimliliği diziyi sürüklemekteymiş. Jung Il Woo’nun canlandırdığı zengin züppemiz her bölüm biraz daha komik ve eğlenceli oluyor. Özellikle son bölümde çok güldüm. İzleyin ve Il Woo sevimliliğiyle bugüne dek tanışmadıysanız, tanışın.

Beni şaşırtansa Lee Chung Ah oldu. Dizinin ilk bölümünü izledikten sonra oyunculara adam akıllı bakayım dedim de, meğerse esas kızı canlandıran Chung Ah aslında Temptation of Wolves filminde ölesiye nefret ettiğim esas kız ile aynıymış. Çok güzelleşmiş, donukluğunu üzerinden atmış ve sevilir kıvama gelmiş. Secret Garden ile Ha Ji Won nefretimi atmıştım, bu dizi de buna vesile oldu.

Chung Ah’ın canlandırdığı Yang Eun Bi ise öğretmen olması, dik duruşu ve kavgacı halleriyle Hello My Teacher’da Gong Hyo Jin’in canlandırdığı karaktere benziyor. İki diziyi benzetme sebeplerimden biri bu zaten. İzlemesi keyifli, sevimli bir karakter. Eun Bi aynı zamanda Kore usülü KPSS mağduru.

Dizide şaşırtanlardan biri de 2. erkek rolündeki Lee Ki Woo oldu. Kendisini A Love To Kill’de izlemişliğim vardı ama orada çok iz bırakan bir karakter değildi. Burada ise tek kelimeyle bayıldım. Muhtemelen aklımı en çok karıştıran 2. erkeklerden olacak ki zaten hep karıştırırlar. Eun Bi’nin yerinde olsam hayatta karar veremezdim. Bunun nedeni Ki Woo’nun canlandırdığı Choi Kang Hyuk karakterinin inanılmaz derecede sevimli ve biraz da(!) tuhaf olması. Olmadık yerlerde uyumasına, isim hafızasının bazı kişiler söz konusu olunca resetlenmesine, durduk yere birilerini karısı ilan etmelerine ba-yı-lı-yo-rum (evet böyle heceleyince daha etkili o-lu-yor).

Dizide bayıldığım bir diğer karakter Kim Ba Wool. Park Min Woo tarafından canlandırılan bu eleman tatlı saç modeli, sevimli yüzü, asi hallerinin altındaki sadık karakteri, ramen sevdası ile ekran başında agucuk çektiriyor. Yalnız sevmediğim bir yönü var ki aynı kusur Heartstrings’deki tatlı ve obur bateristimizde de vardı. O da bu karakterlerin olmayacak salaklıkta, tiki kızlara olan düşkünlükleri. Olmuyor, yakışmıyor.

Konudan emin olun neredeyse hiç bahsetmedim, ona rağmen uzun uzun konuşmuşum. Şimdi sizin yapmanız gereken uslu uslu bu şeker diziyi izleyip, sonra benimle geyiğini çevirmek.

Hala ikna olmadıysanız bel altı vurmaya başlıyorum artık gelenek haline getirdiğim üzere.