hide.

tumblr_mm662qVjUq1r05gnno1_500

Bugün hide’nin 15. ölüm yıldönümü. Benim de hide’yi anma yazılarını yazmaya başlamamın 4. senesi oluyor.

Yılda bir kez iki satır karalamak çok matah görünmeyebilir bazılarınıza ama emin olun bu sayede insanlar X Japan’den haberdar oluyor bir şekilde ve hide unutulmamış oluyor.

Sonuçta bir ölüye yapacağımız en büyük iyilik, onu unutturmamak olabilir bence.

Bu yüzden ben yazmaya devam edeceğim.

hide’yi tanımak (en basitinden ismini neden küçük harfle yazdığımı öğrenmek için) üç sene önceki ilk yazıma şuradan ulaşabilirsiniz. Bu iki sene önceki yazım, bu da geçen seneki.

O zaman efsane The Last Live’dan biraz hide dinleyerek bitirelim.

hide için…

Son zamanlarda bu blog Kpop ile doldu belki ama eskiden beri takip edenler, ondan da önce bu blogda Jrock olduğunu bilir ve benim Jrock efsanesi X Japan’i ne kadar sevdiğimi de bilirler.

X Japan hakkında daha önce çeşitli yazılar yazdım, şuradan ulaşabilirsiniz. Artık ne kadar sevdiğimi belirtmeyi gereksiz buluyorum. Bugün bu yazıyı yazmamın amacı ise blogu açtığımdan beri her yıl kendimce edindiğim bir görevi 3. kez yerine getirmek, hide’yi ölüm yıldönümünde anmak.

Jrock benim için hala klasikler demek, son dönemde çıkan grupları pek takip edemiyorum ama eskileri yani bir X Japan’i, Luna Sea’yı, Malice Mizer’ı, Buck Tick’i ve pek çoklarını hala keyifle dinliyorum. Tüm bu gruplar içinde de en yeri dolmaz kişilerden biri kuşkusuz hide. Onu benim için unutulmaz kılan ise ölüp badem gözlü olmasından çok, kuşkusuz söylemeye gerek bile duymadığım yeteneği ve renkli kişiliği.

Aynı sözleri tekrarlamak istemediğimden sizi iki yıl önceki ilk yazım ve geçen yılki yazıma yönlendiriyorum. Bu da bıraktığım üçüncü iz olsun hide için.

Gittiği yerde mutlu olduğunu umarak yeniden açıp Pink Spider dinleme zamanı:)