Kimbap’ın Haremi

Aslında yazdan beri aynen bu başlıkta bir yazı taslağımda duruyor. Kaderin bir cilvesiyle bir türlü yazamadığım yazı mim olarak kucağıma düşüverdi. Önce gacım Oyuncuşi, ardından Bu‘cum sonra da La Fea mimleyince en sonunda yazayım dedim. Mimin konusu açık, imkanınız olsa bir harem çatısı altında toplayıp, dışarı salmayacağınız 10 güzelliği açıklamak. Ancak malum benim harem kontenjanım sınırsız olduğundan toparlamak hayli zor olacak. 10 kişiyle sınırlamak nedir yahu? Yetkililerden açıklama bekliyorum. Neyse zaten kontenjanı pek sallamadığımı az sonra göreceksiniz.

İki yıl önce bu yazının önce Japon sonra Kore versiyonunu yazmıştım aslında. Şu yazı ile yakın zaman önce Hong Kong versiyonunu da yazdığımı varsayıyorum. Ancak malum iki yıl geçti, listeye yeni isimler eklendi, yelpaze genişledi. 10 kişi kuralını yıkmamaya çalışacağım ama kategorilere ayırarak yapabilirim ancak. Yazıya geçmeden yasal uyarımı yapayım çarpıntı ve burun kanaması gibi yan etkiler olabilir. Buyrunuz eğlence başlasın.

Koreli Oyuncular Koğuşu

Evet gözdelerimi koğuşlarda tutuyorum. Önce oyuncularla başlayalım bakalım.

1. Won Bin

Uzaktan beğenirdim ama o Madeo’yu izlemedim mi, orada film koptu. Çok iyi bir oyuncu olmasının, seçici karakterinin yanında, güzel cemali rüyalarıma girer oldu. İnsan değil bu, sanki bir melek diye türküler yakar oldum. İki yıl önceki listemde de vardı kendileri yalnız büyük bir çıkış yaşamış o günden sonra.

2. Kim Nam Gil

İsmi her türlü espriye müsait bu güzel adamın nesinden bahsetsem, Bidam hallerinden mi, No Regret’teki aşık hallerinden mi yoksa Portrait of a Beauty’deki şirinliğinden mi? Bu blogdan askere gözyaşlarıyla uğurladım, sırf onun hatrına Bad Guy izledim, bölüm bölüm bloga yazmaya bile kalktım. İki yıl yolunu gözledim ve yakında dönüyor kendileri. Geçen asker yeşili bir zarfta tüfekli fotosunu göndermiş. Bir de kasede şarkı doldurmuş, ağladım.

3. Yoo Ah In

Ahhhhh In demek istiyorum. Bu kepçe kulaklıyı ilk Antique Bakery’de izlesem de asıl ilgimi çekmesi Sungkyunkwan Scandal ile oldu. O asi hallerine kurban oldum, saçlarını savuruşuna, dudağını büzüşüne bayıldım. Kalbimden koca bir köşe verdim. Sarangne oppa dedim, alınyazımsın dedim.

4. So Ji Sub

İki yıl önce bir numaramdı, şimdi düşüş yaşamış. Bunun nedeni Jisub’ın şu iki yılda pek gözüme ilişen bir projede yer almaması sanırım ama bu onun taş gibi olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

5. Hyun Bin

İki yıl önce de listeme almışım, şimdi de vazgeçemiyorum kendisinden. Askere göndereli şaka maka bir yıl olmuş. Daha önce listeme almamın sebebi My Name is Kim Sam Soon idi, şimdi ise Secret Garden ile yüreklerimizde yer ettiğinden listedeki yerini de koruyor kısmetlim, kıymetlimisss.

Şimdi Koreli oyuncularımız bu kadar aslında bir Jung Woo Sung, Park Shi Hoo, Joo Won ya da Gong Yoo da eklemek isterdim ama malum 5 kişi. Son 5 hakkımı da Japonlarım için kullanıyorum.

Japon Oyuncular Koğuşu

1. Kimura Takuya

Ahh o yok mudur o? Serseri hallerine, çapkın bakışlarına, tatlı gülümsemesine kurban olduğum. Pride dizisinde hayallerimin erkeğini oynayan bu güzellik aynı zamanda Hero dizisinin tuhaf zeka küpü olarak da kalbimi çalmıştır. 2046‘daki hallerinden bahsetmiyorum bile. Seni seviyorum KimuTaku.

2. Odagiri Joe

Önceki listemde de vardı, yeri sağlamlaştı bu güzelliğin. Japonya’nın Johnny Depp’i coolluğun kitabını yazan şahane adam. Garip saçların için berberin, salkım saçak kıyafetlerin için son ütücün olurum.

3. Tamaki Hiroshi

İlk olarak Heavenly Forest adlı tatlı filmin tatlı çocuğu olarak tanıdık. Nodame‘de bir de baktık sert, karizmatik, yerine göre tuhaf ve komik bir orkestra şefi de olabiliyormuş, Love Shuffle’da ise yolunu kaybetmiş, kafası karışık bir adam. Ancak o benim için hala en çok Chiaki Senpai. Seviyoruz.

4. Okada Masaki

Hana Kimi‘de adının Sekime olduğunu söylemekten yorulmuştun, onlar öğrenemedi belki ama ben öğrendim. Yan rollerden baş rollere geçişini yaptığı için mutlu olduğum bir güzelliktir kendisi ve acı bir şekilde, gerçekten de güzeldir.

5. Mukai Osamu

Mei Chan’da beyaz saçlı uşağım, Atashinchi’de asi adamım, Hotaru’da sadece Hotaru’nun değil benim de aklımı karıştıran adam oldun. Daha izleyemesem de Paradise Kiss’de en sevdiğim anime karakterlerinden Joji’ye can vermiştir, saçları mavi olmasa da ben nasıl canlandırdığını merak ediyorum.

Bu listede olmasını istediğim ama kişi sınırlaması yüzünden yer bulamayanlar da var. Mesela Oguri Shun, Matsuyama Kenichi, Sen Mitsuji(zaten model olduğundan oyunculara ekleyemezdim ama içim gitti yani) ve tabi ki Takeshi Kaneshiro. Takeshi’yi daha önce iki listeye eklediğimden artık burada olmasın dedim.

Popçular Koğuşu

Burda bitti sandınız değil mi? Eğlence yeni başlıyor. Ayrı kategori olduğundan bir 10 kişi de burada eklemekte sakınca görmüyorum. İki yıl önce Kpop’a çok bulaşmamıştım belki ama artık uzuuun bir liste de onlar için var.

1. Eunhyuk

Hyukkie’m, Monkey D. Eunhyuk’um, Anchovy’mdir kendisi. Beni çok güldürmesi ilk kalbimi çalan şey oldu. İlk bakışta güzel bir adam olduğu düşünülmez belki ama herkesin fark edemediği karizmatik ve yakışıklı bir yönü vardır. Üstelik benim gibi başarılı erkeklerden etkilenen biri için dansını izlemek (hele MJ dansını ondan güzel yapan yok) ya da spor yapışını izlemek yeterli oluyor.

2. Donghae

Aslında isteğim Eunhyuk ile aynı sıraya koymaktı ama sanırım maymunum balığımdan çok ufak bir farkla önde. Donghae ise dünyanın en güzel, en tatlı yüzlerinden birine sahip, böyle karamela sepeti gibi bir insan kendisi. O şarkı söylesin ben dinleyeyim, ya da o meleksi gülümseyişinden yollasın yeter.

3. SHINee

Hepsi. Şimdi ben Jonghyun’un şahane ses+vücut kombinasyonundan mı bahsedeyim, selvi boylum, cool çocuğum Minho’yu mu anlatayım, kıvrak dansçım, billur seslim, çatlak Key’den mi bahsedeyim, sözlükte şirin kelimesinin karşısına resminin konması gereken Taemin’den mi bahsedeyim ya da kadife sesli, sakar ve şapşal Onew’den mi? Alın size koca grup işte. Şaka bir yana hepsini çok seviyorum ama aşık olunacak erkekten çok, evde beslenecek erkek kategorisindeler benim için.

4. Junhyung

B2ST’in karizmatik, duruşunu bozmayan rapperı. Yamuk gülümsemesini, cool hallerini seviyorum. Goo Hara ile beraber olmasını ise hiç ama hiç sevmiyorum. Bu şirinler listesindeki cool adam ihtiyacını karşılayan, 10 barnağında 10 marifet biridir kendileri.

5. Jonghun

FT Island lideri, gitarıyla döktüren, hem karizmatik hem sevimli olabilen az sayıda insandan biri. Hongki’nin zamanında paylaştığı ucubik fotoğrafına rağmen ben onu sevmekten vazcaymadım.

6. Yoochun

JYJ’in güzel sesi, Sungkyunkwan’dan önce müzik hayatı dolayısıyla uzaktan tanırdım, o da DBSK’yi sevdiğimden. SKKS’de diğer karakterler kadar da sevmemiştim başta ama bir gün kendime Youtube’da bir ayar çekip, Yoochun videolarına boğulunca anladım. Bu çocuk şebeğin teki ve ben şabalak adamları seviyorum.

7. Lee Joon

MBLAQ’in olmazsa olmazı. Yeri gelir çocuksu hareketleri ve saçmalıklarıyla altınıza işetir, yeri gelir sahnede üstünü parçalar, ağzınız açık kalır. Aynı gruptan Mir ve Seungho’ya da bayılsam da Joon her zaman bir tık üstte sanırım.

8. Dujun

B2ST’in lideri. Şarkıların pes bölümlerinde karizmatik sesiyle bir döktürür aman sabahlar olmasın. Kpop aleminin en sevimli liderlerinden. Grup arkadaşı Hyunseung’un Trouble Maker parçasına kendince kattığı yorum, bu da var da görmeye değerdir. Şebekleri sevdiğimi söylemiş miydim?

9. GD

Bigbang’den favorim. Muhtemelen bu listeyi geçen yıl yapsam kendine daha üstlerde yer bulacaktı ama GD sevenler, yani rakibeler birden çoğalınca ben güvenli sulara çekildim. Yetenekli, hem sempatik, hem yakışıklı doğrusu çok mert bir delikanlıdır.

10. Chansung

2PM’den Wooyoung da aklımı karıştırmadı diyemem ama yok yahu yakışıklı erkek dedin mi ben Chansung derim. Kaslı vücuduna, sesine, şaşkın suratına, goril hallerine yandığım.

Topçular Koğuşu

Şimdi geliyoruz Koreli futbolculara… ahaha şaka şaka, henüz o kadar(!) çıldırmadım.

Bu listeye girmesi gereken daha çok insan var ama şu sınır yok mu belimizi büktü azizim. Gerçi ben kota mota dinlemeden kıvrak bir kategori bahanesiyle sayıyı yirmiye çıkardım çaktırmayın. Bir de gelecek listemde olması beklenenler için bakınız alttaki resim.

Bu mim şimdiden şahane yazılar yazacaklarından ve ağzımızın suyunu akıtacaklarından emin olduğum Suspus‘um ve Helin‘ime gitsin.

Bad Guy Travması’nın Ardından İlaç Niyetine Resimler

Başlık çok salak evet, alıştınız artık.

Yediğim ağır spoilerdan sonra Bad Guy’ın son 2 bölümünü bir türlü izleyememiştim. Neyse yine izleyeli oldu baya ama yazasım gelmedi bir türlü, yaram derin^^ Şimdi son bölümle ilgili ağır spoiler içeren düşüncelerimi yazının sonuna beyaz olarak ekliciim isteyen mouse mucizesiyle okuyabilir. İzlemeyenlere ise ne tavsiye edebileceğimi bilmiyorum hala. 17. yani son bölümü izlemeyin de naparsanız yapın argadaş^^ Neyse yazının amacı bu değil aslında.

Şimdi geçenlerde bilgisayarımı karıştırırken Bad Guy’la ilgili gülümseten resimlere rastladım. Bunlar Kim Nam Gil’in genel olarak şebekliklerini içeriyor. Aslında sadece Bad Guy değil bir kaç tane de Muhteşem Kraliçe’den ekledim. Genel olarak Nam Gil şebeklikleri diyebiliriz. Bu adamı askerden sonra bir komedi yapımında görmeyi çoook istiyorum. Tamam yakışıklı, jön vb. ama öyle bir rolde de şahane olacağına eminim. İşte yazıya o resimleri ekliyorum. Bir de Kim Nam Gil ve Kim Jae Wook’un şebekleştikleri bir videoyu^^ Videoyu da mutlaka izleyin.

Bad Guy

Bad Guy

Muhteşem Kraliçe:)

Bad Guy (şu hatunun yerinde olmak vardı öhömm)

Bad Guy

Bad Guy

Muhteşem Kraliçe

Ahan da bu da video. Videoda baştan sona siyah dalgıç giysisiyle şebeklik yapan Kim Nam Gil. Ardından ona beyaz gömleğiyle dizide en sevdiğim karakteri oynayan Kim Jae Wook katılıp, şahane bir dansla kapanışı yapıyor^^ Çok şekerler insan o havuzda -öhömmm- olmak istiyor. Kötü niyet değil canııım, çok eğlenceliler ondan:P

Sırada son bölüm yorumu, buyrunuz 🙂

Ne diyim ben ya! Hiç memnun kalmadım son bölümden, çok kötüydü. Yani böyle bir hikaye anlatıyorsan izleyici sonunda iyilerin kazanmasını bekliyor, en azından çektiklerine değmesini. Ama burda resmen bildiğin ajitasyon vardı, hem de dibine kadar. Hatta Misa’da bile abartı bir dram vardı. Orda en azından başından biliyorduk olacakları. Bir de Moo Hyuk elinde olmayan sebeplerden ölüyordu. Burda ise resmen bir hiç (Mo Ne) için ölüyor Gun Wook. Ölümünün saçmalığını bırakırsak, dizinin sonlarının şu askerlik mevzusundan aceleye geldiği çok belli. Bir ton mantık hatası vardı. Hangisini saysam bilemedim, bir süre sonra görmezden geldim zaten. Gun Wook’un naaşının kimlik tespitinin yapılamaması çok saçmaydı. Gun Wook’un ölmeye gidişi aynen. Mo Ne’nin Gun Wook’u vurduğuna aymayıp, orayı terk etmesi daha da saçmaydı. Tae Ra’nın son bölümlerde birden başka bir adamdan olduğunun anlaşılması ve ensestin bu şekilde engellenmesi bana herşeyin yani olay örgüsünün baştan planlanmadığını yada sonradan değiştirildiğini düşündürdü. Bu son bölümlerle ilgili tek güzel şey izleyiciyi şaşırtan bir ton detaydı. Burda sayamıcam şimdi, ama bu şaşırtıcı gelişmelerin temeli daha iyi hazırlanıp, iyi bir şekilde bağlansaydı tadından yenmezdi. Oysa başta kötüler cezasını bulmuş gibi görünse de, son 10 dakikada herşeyin tersine dönmesi çok saçmaydı. Bir anda Gun Wook öldü, o kadın nasılsa hapisten çıktı vs. Bunları yazan senaristin amacı psikopatlıktan başka ne olabilir, hem izleyiciyi ters köşeye yatıralım düşüncesi, hem iyiler kazanamaz mesajı, üstüne bir de ajitasyonun kralının yapılması. Çok kötüydü, berbattı. Gözümde sonu en kötü bağlan(ama)mış kdramalardan oldu.

Hepimize geçmiş olsun. Güzelim diziyi bir kaç bölümde harcayıp, tüm o prodüksiyon, oyunculuk vb. nin değerini düşüren senarist+yönetmene de yazıklar olsun argadaş:D